DOLAR 48,99220,06%
EURO 55,5684-0,28%
ALTIN 6.549,561,07
BIST %
BITCOIN %
Edirne
15°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

285 okunma

KAYIT DIŞI EKONOMİ

ABONE OL
9 Nisan 2025 15:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir insan, şans eseri sahip olduğu şeylerle değil, kendi emeğiyle başardığı şeylerle övünmelidir.

                                                                                                               Aristoteles/Retorik

Halkımız batıya hep özenir. Finlandiya’ da eğitim şöyle güzel, Almanya’da otobanlar, yollar böyle güzel, Fransa’da çiftçiler şöyle kazanıyor, Hollanda’da kooperatifler böyle örgütlü, sertifikasız, eğitimsiz insan yok diye ama onlar bu işi nasıl yapıyorlar diye kafa yormaz, araştırma hiç yapmaz. Biraz kurcalayanları da dışlar. Bugün gündeme bir bakın, bütün yayın organlarında CHP şöyle dedi AKP şunu yaptı, FB maçında Morinho Okan’ın burnunu sıktı gibi günlük hayatımıza zerre katkısı olmayan, hep karşı tarafa gol atmaya çalışan hareketlerle doludur kafalar. O yüzdendir ki dünyanın en güzel topraklarında en fakir millet tablolarıyla dolu yaşarız.

Bizim asıl gündemimiz gelirimizi nasıl arttırırız olmalı.

Eskiden köyümüzde mutluyduk. Lakin ne elektrik, ne su, ne telefon, ne arabamız vardı. Bunlar olmayınca da masrafımız yoktu, ödeme stresimizde bu yüzden yoktu. Doktora gittiğimizde hastalığın teşhisi konur ve genellikle doktorun ilk tavsiyesi stresten uzak durun olur. Oysa adam neden durup dururken strese giriyor, bu yöne bakılmaz. Vatandaşımızı strese sokan ödemeler. Borcu olan insanın huzuru olmaz. Özel okullara senelik bir milyon TL eğitim parası veren aileler var. Okullara bunu vermek için kazanmak gerek, kazanmak için üretmek ve çalışmak gerek. Kahvede oturup parti ya da takım tutma işiyle uğraşıp, ‘vay emekliye az para verildi’ deyip hazır beklemenin kimseye bir yararı yok. Öncelikle dünya gerçeklerinden uzaklaşmadan, dünyadan bi haber yaşamadan kendimizi yönetmeliyiz. Merak edip Almanya, Fransa gibi ülkelerde emeklinin çalışıp çalışmadığını internetten araştırdım. Almanya’da emekli olduktan sonra çalışanların oranı Türkiye’nin iki katı, Fransa’da Türkiye’nin üç katı. Almanya’da emekli yaklaşık 1.100.euro alıyor ama ev kirası 700 euro, geri kalan 400 euroyla geçin bakalım.

Ve Almanya bizden ileriyse en başında kayıtlı bir ekonomiye sahip olması geliyor. Bütün bizden iyi durumdaki ülkelerin en baş özelliği kayıtlı ekonomiye sahip olmaları. Bizde bu hiç göz önünde bulundurulmuyor. Almanya’da kayıt dışı hiçbir şey satabiliyor musun ona bir bak.

İçimi acıtan bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Edirne Arıcılar Birliği’nin ortak bir sayfası var, birbirimizle iletişim kurup, dayanışma maksadıyla meydana getirilmiş. Takdir edilecek bir davranış. Enez’den bir arkadaşımız ilan vermiş satılık 40 adet arı diye. Bizde Lalapaşa’yı balcılık konusunda oyun kurucu hale getirmek için savaşıyoruz ya, uygun bir fiyat olursa almak istiyorum diye adamı aradım. Çıtası 400 TL diyor, her kovanda 10 çıta arı olduğunu düşünürsek adamın arıları 160 bin TL yapıyor. Bütün gözler üzerimizde, bir hata yapsın da canına okuyalım diyen bir sürü adamla uğraşıyoruz, ayağının nasırına bastığımız sürüyle adam hata yapmamızı bekliyor. Kayıt dışı hiçbir şeye razı değiliz ve onaylamıyoruz. Çiftliğimiz ve kooperatifimiz Trakya’da vergi dairesine kayıtlı arıcılıkla uğraş veren firmalar. Satın almayı resmi yapmamız gerekiyor ama adam kurnaz ben sandıksız veririm, nakliyeye karışmam diyor. Ülkemizde artık bazı şeyleri aştı, arıların her kovanında bir numara var. Türkiye’de, hatta dünyada geçerli. Tıpkı hayvanların kulak küpesi gibi, yani devlet gerekeni yapmış, vatandaş işin kurnazlığında. Adam 160 bin liralık satış yapıyor ama devlete tek kuruş vermiyor. Arabası var, evi var, hatta yazlığı var ama devlete tek lira vermeden ömür geçiriyor. Oradan da bağırıyor kahrolsun faşizm diye ne güzel Türkiye.

Devletin yollarını kullan, hastanelerinden yararlan, en küçük aksilikte kıyameti kopar ama tek kuruş vergi ödeme. Batıda buna izin veren bir ülke varsa bana yazın, ben de bileyim. Devlet veya belediye para olmadan nasıl hizmet götürecek, kimse işin bu yönüyle ilgilenmiyor.

Şimdi bunları yazdım diye yancı, yalaka, hükümet yanlısı, devletten kim bilir neler kopardın diyenlerin sesini duyar gibiyim. Ama tanıyanlar biliyor, nelerle uğraştığımızı, nelere göğüs gerdiğimizi, kimlerin bakanlıktaki projelerimizi engelleyip iptal ettirdiğini. Oysa Lalapaşa’yı aromatik bitkiler ve lavanta konusunda oyun kurucu hale getirdik. Ülkemizin en güzel ballarından birini ürettik, çabalarımız devam ediyor ama ben güzelliğe erişmiş bir ülkede ölmek istiyorum ve güzelliğe erişmek için birinci şart kayıtlı, denetlenebilir, hesap verebilir bir ülkedir. Bunu asla unutmayalım. Adam üzerimize aslı olmayan her türlü iftirayı atıyor. Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi derler, araştırınca bakıyoruz ki köyün hesabındaki paraları zimmetine geçirmiş, vah ki ne vah.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya