
Hamam nedir, müşterek yıkanılacak yerdir. Biz Türkler bir yeri alıp oraya yerleşmeye karar verdiğimizde yapı olarak ilk tuvaletleri, sonrada yıkanmak için hamam yaparmışız. Topluca yıkanılacak yere hamam dendiği gibi ısınak, ilıça, kaplıca da denir. Atalarımızdan kalma hamamların mimarisinin Roma devrinden kalma olduğu rivayet edilir.
Türkiyemiz hamam bakımından çok zengindir. Hemen hemen hamamı olmayan vilayet yoktur. Edirne’mizde hamam bakımından oldukça zengindir. Büyük hamam olarak Tahtakale hamamı 2. Murat zamanında yapıldığı söylenir. Sokulu hamamı Veziri Azam Mehmet Paşa zamanında yapılmıştır. Saray hamamı, Abdullah hamamı Bostan pazarı yolunda, Mezit Bey hamamı, Gazi Mihal hamamı tarihçesi bilinmiyor, Kadı Bedreddin mahallesinde Şifa hamamı, daha bir çok hamamlar.
Bu hamamların suları külhan denilen yerde ısıtılır, bazılarının suları da yerden sıcak su olarak kaynar. Bu tip hamamlara kaplıca da denir. Hamamlar yalnız yıkanmak, paklanmak için değil sosyal aktiviteleri de vardı. Oğluna kız arayan analar, konu komşu hamama gider, orada kız beğenirdi. Bundan başka gelinler için düğünden önce gelin hamamı tertip edilir, kadın efradı çalgı sesleri ile oyunlar oynar, bir geleneği uygulardı.
Bu hamamların çoğu asırlık zamanlardan kalmıştır. Taş yapıda olsa tabiat şartları onları yıpratmıştır, bazıları yok olmuştur. Artık bu Edirne’deki bazıları vakıflarındır, bazıları da şahsa aittir. Güzel hamamlardan biri olan Sokullu hamamı onarımı üç yıl sürmüş, gelinlik bir kız gibi meydana çıkmıştır. Artık işletmeye açılmıştır. Araştırdım, sordum hamamı işletenlere yıkanmak kaç para diye, bir kişi için = 1000 TL yani bin Liran varsa hamama girip yıkanabileceksin. Bu fiyat asgari ücreti fersah fersah aşar, orta halli memurun ücretini de aşar. Hele gariban birini, öğrenciyi çok aşar. Hani halka hizmet, hakka hizmetti. Pahalılık konurunda her zaman söylemişimdir; pahalılığı devlet yaratıyor. Bunun önlenmesi için zamların kontrol alınması gerekir, yani zamların dizginlenmesi gerekir.
Hani hamam sefaları, gelin hamamları, bunların masrafları en zengini bile sarsar. Bir kişiye 1000 TL hamam ücreti çok çok aşırı bir ücrettir, astronomik bir rakamdır. Bu hamam ücreti ile kimse hamama gitmiş birine — SIHHATLER OLSUN – diyemez. Diğer hamamların fiyatları nedir acaba; onlarınkilerde pek bundan aşağı değildir.
Madem Edirne hamamları ele alınıp, gün yüzüne çıkarılıyor Abdullah hamamı da onarılmalı. Nasıl Gazimihal hamamı yeniden yaratıldıysa Şİfa hamamı da yaratılmalı. Hamam demek temizlik demektir. Temizlikte medeniyettir, yani Türklüğün medeniyeti.
Çok güzel rüzgar yakaladık, yelkenleri şişirdik, çok güzel yol alıyoruz. Baştan taş köprüler, kervansaraylar, ahşap yapılar. En büyük sorunumuzda otopark sorunu ve şehir içi raylı sistem. Bu konular kulak ardı, sümen altı edilmemeli, önemle ele alınmalı. Ce Edirne eski ihtişamına kavuşmalı.
Hamam deyip geçme, onunda tarihi hatırası var. Bugüne kadar bizlere çok hizmetler yapmış, kalıntıda olsa yine onarıp yaşatmalıyız. Onlar bizim varlığımızdır, yani HAMAMLAR..