DOLAR 32,5397 0.28%
EURO 34,9050 0.49%
ALTIN 2.486,591,00
BIST 9.573,390,45%
BITCOIN 1991768-3,80%
Edirne
11°

KAPALI

13:09

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Mehmet ŞELECİ

Mehmet ŞELECİ

18 Nisan 2024 Perşembe

    18 Nisan 2024 Perşembe Hudut Gazetesi

    18 Nisan 2024 Perşembe Hudut Gazetesi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL
    Devamını Oku

    Anne’den iç acıtan isyan

    Anne’den iç acıtan isyan
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Olgay GÜLER
    Edirne’de boşanma aşamasındaki eşi Berşan Aksak (22) tarafından 3 kurşunla vurularak öldürülen 1 çocuk annesi Petek Aksak’ın(22), annesi Pınar Otçu, “Katilin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. İçim yanıyor anneyim, torunum için dayanacağım. Sadece şunu söylemek istiyorum; benim ciğerimi yaktın sen yavruna nasıl hesap vereceksin? ‘Ben senin annenin katiliyim’ nasıl diyeceksin?” dedi.


    Edirne’de geçen Cumartesi günü Berşan Aksak, Ramazan Bayramı nedeniyle çocuğunu görmek is-tediğini belirtip, boşanma aşamasındaki 5 yıllık eşi Petek Aksak’ı buluşmaya çağırdı. 4 yaşındaki kızını yanına alan Petek Aksak, Berşan Aksak ile bir araya geldi. Berşan Aksak, iddiaya göre; konuşmayı kızı olmadan yapmak istedi. Bunun üzerine kızını evine bırakan Petek Aksak, bu kez Berşan Aksak ile Şükrüpaşa Mahallesi’ndeki hatıra ormanında buluştu. Burada ikili arasında tartışma çıktı. Berşan Aksak, çıkardığı tabanca ile 3 el ateş açarak Petek Aksak’ı öldürdü. Kaçan şüpheli yakalanıp gözaltına alındı. 5 ayrı suçtan kaydı bulunan ve ilk ifadesinde; tartışma sırasında olayın aniden geliştiğini iddia eden Aksak, tutuklanıp, cezaevine konuldu. Petek Aksak ise, gözyaşları arasında toprağa verildi.


    BEN SENİN ANNENİN KATİLİYİM, NASIL DİYECEKSİN’
    Edirne Belediyesi Mor Ev Kadın Atölyesi’nde Petek’in annesi Pınar Otçu ile bir araya gelen kadın kuruluşları tepkilerini dile getirdi. Petek’in annesi Pınar Otçu, Berşan Aksak’ı önce Allah’a sonra devlete havale ettiğini belirterek, “En ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyorum. İçim yanıyor anneyim, torunum için dayanacağım. Sadece şunu söylemek istiyorum; benim ciğerimi yaktın sen yavruna nasıl hesap vereceksin? ‘Ben senin annenin katiliyim’ nasıl diyeceksin? Nasıl yüzün olacak? Yüzüne nasıl bakacaksın? O çocuk büyüdüğünde ‘Senin annen bir melekti ben onu katlettim. O kadar caniydim ki gözüm kimseyi görmedi. Ben ona defalarca ateş ettim’ Hiç için sızlamadan nasıl diyeceksin bunu ? O yavrunun psikolojisi ne olacak ? Yavrumun yavrusunun bana emanet edilmesini istiyorum. Onu zaten bir benim doğurmadığım kaldı. Ben büyüttüm, annesinin karnında geldi. Bu yaşa kadar ben büyüttüm onu. Babasının bir yudum lokması yoktur boğazından geçen. Babası bu zamana kadar çalışmadı. Her şey var, saygısızlık, uyuşturucu, kumar zaten boşanma aşamasındaydı 1 ay sonra mahkemesi vardı. Benim kızım torunumla sürekli bendeydi. Ben kol kanat gerdim. Ben çocuklarıma hayatımı feda ettim. ‘Seni seviyorum ama öldürmem gerek’ Bu ne demek sen nasıl bir ruh halindesin. Önce Allah’a sonra da devletimize havale ediyorum. Yüre-ğimde alev topu var ama tek tesellim torunum” dedi.


    Petek Aksak’ın babası Hakkı Kaçarlar da, “Bir cana nasıl kıyılır? Bir anne do-ğurandır, cennettir, güldür. Nasıl kıydın sen o anneye? Sen çocuğuna ne diyeceksin? Boşayabilirsin, yakışır mı bir anneye kıymak” dedi.


    KADINLARIN YAŞAM HAKKI İÇİN HEPİMİZİN BİR ARAYA GELMESİ GEREKİR’
    Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Nurcan Pektaş da kadına yönelik şiddetin insanlık onuruna aykırı bir suç olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söyledi. Toplum olarak kadının güvenliği ve haklarının korunması için birlikte çalışmaları gerektiğini belirten Pektaş, Petek için adaletin sağlanması için sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti. Pektaş, “Kadınların yaşam haklarının korunması ve şiddete maruz kalan herkesin sesinin duyulması için hepimizin bir araya gelmesi gerekmek-tedir. Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması için top-lumsal farkındalığın artırılması ve eğitimin yaygınlaştırılması önem-lidir. Unutmayalım ki, kadınlar güçlü, değerli ve yaşamın her alanında eşit haklara sahiptir. Toplumumuzda herkesin barış içinde ve güven içinde yaşaması için kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılığımızı sür-düreceğiz. Kaybımız çok büyük ve acı gerçekten söylenecek söz çok az. Hiçbir şey diyemiyoruz. Sadece psikolojik ve yasal süreçte yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum” dedi.


    Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu da Petek’in eşi tarafından öldürülmesinin tüm Edirne’yi yasa boğduğunu söyledi.

    Devamını Oku

    Doktorlardan ‘şiddet’ çığlığı!

    Doktorlardan ‘şiddet’ çığlığı!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Olgay GÜLER
    Edirne Tabip Odası’nda, kentteki sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla sağlıkta şiddet konulu basın açıklaması gerçek-leştirildi.
    Odanın Şükrü Paşa Mahallesi’ndeki lokal binasında gerçekleştirilen açıklamaya Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, yönetim kurulu üyeleri, kentteki sağlık alanında hizmet veren sivil toplum kuruluşları destek verdi. Basın açıklamasını Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Seher Çimen okudu.


    ‘BAKANLIK BEYAZ KOD RAKAMLARINI ARTIK PAYLAŞMIYOR’
    Dr. Çimen, uzun yıllardır sağlıkta şiddet vakasına rastlanmayan Edirne’de, son dört ayda iki ayrı sağlıkta şiddet davası görüldüğüne dikkat çekip, “Sonuncusu, yirmili yaşlarında genç bir kadına, bir asistan hekime görevi başında canice saldırılması olayıdır. Geçen ay ikinci duruşması görülen davada saldırgan, tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmiştir, hayatına kaldığı yerden devam etmektedir, hatta ihtiyaç olması halinde hastaneye gidip sağlık hizmeti alma hakkını kullanacaktır. Fakat genç meslektaşımız, yaşadığı bu olay nedeniyle mesleğini bırakma noktasına gelmiştir. Aldığı darbeler sonucu görme yetisinde kalıcı hasar oluşma ihtimali doğmuştur ve yaşadığı travmanın etkisini her gün hissetmektedir. Üstüne üstlük, salıverilen saldırgan, sosyal medya üzerinden kendisine tehdit mesajları atmaya ve şiddet uygulamaya devam etmiştir. Bu örnek maalesef münferit değildir. Beyaz kod uygulamasının başladığı günden bu güne yapılan 23 bin 86 beyaz kod çağrısından sadece bir tanesidir. Üstelik bu rakama son iki yılın beyaz kod çağrıları dahil değildir. Zira, Sağlık Bakanlığı, mahkeme kararına rağmen, her yıl katlanarak artan beyaz kod verilerini son iki yıldır kamuoyuyla paylaşmamaktadır” dedi.
    ‘HEKİMLER HALA ÖLMEYE DEVAM EDİYOR’
    Göğüs cerrahı Dr. Ersin Arslan’ın görev başında kalbinden bıçaklanarak öldürülüşünün 12. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Çimen, “Bugün, hekimler her gün 100’den fazla şiddet vakasıyla karşılaşmaktadır. Hekimlerin yüzde 87’si hasta ya da yakını tarafından en az bir kere şiddete uğramıştır. Yüzde 59’u sadece son bir yıl içinde şiddete uğramıştır. Yüzde 91’i güvenli bir çalışma ortamına sahip olmadığını düşünmektedir. Bugün hala; hastanelere silahla girilebiliyor. Sağlık bakanı bütçe görüşmeleri sırasında yurt dışına göç eden hekimlerin bunu para için yaptıklarını ima edip, hekimleri hedef haline getirebiliyor. Şiddet uygulayanlara hiçbir caydırıcı ceza verilmediği gibi bu kişiler, televizyon ekranlarında göğüslerini kabartarak hekim dövmekle övünebiliyor. Cumhurbaşkanı, çareyi göç etmekte bulan hekimlere “Giderlerse gitsinler” diyebiliyor. Ve bugün hala, hekimler ölmeye devam ediyor. Artık yeter” diye konuştu.
    ‘ARTAN ŞİDDET İKLİMİ CAN GÜVENLİĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR’
    Etkili, caydırıcı bir sağlıkta şiddet yasasının çıkması gerekliliğinin altını çizen Dr. Seher Çimen, “Hekimler ve sağlık çalışanları güvenli ve çalışma barışının korunduğu çalışma ortamlarına sahip değillerdir. Ülkede artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, maalesef can güvenliğimizi de ciddi oranda tehdit eder hale gelmiştir. Her anlamıyla tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu hekimlerin ve sağlık çalışanlarının omuzlarına yıkılmakta, bu durum bizlerin hedef olmasına neden olmakta, sağlık alanında yürütülen politikalar bizlere, şiddet, ölüm, çaresizlik, umutsuzluk olarak geri dönmektedir” şeklinde konuştu.
    ‘BELİRLİ BRANŞLARDA HİÇ UZMAN DOKTOR KALMADI’
    Sadece 2023 yılında yurt dışında hekimlik yapmak için iyi hal belgesi başvurusu yapan hekim sayısının 3025 olduğunu ve bu sayı her yıl arttığını da kaydeden Çimen, “Özellikle Avrupa ülkeleri yetişmiş insan kalitemizin farkındadır ve artık belli ülkelerde doktorlar için dil şartı bile aranmamaktadır. Sonuçta zaten niteliksel olarak önemli bir kayıp yaşayan sağlık sistemi, bu istifalar ve göçler sonucunda, niceliksel olarak da kayba uğramaktadır. Ülkemizde birçok bölgede, belirli branşlara ait hiç uzman doktor kalmamıştır. Hastalar yüzlerce kilometre uzaklıktaki büyük şehirlere gitmek zorunda kalmaktadır. Hal böyleyken, sağlıkta şiddete karşı daha etkili ve caydırıcı önlemler almadan geçirdiğimiz her gün, onlarca hekim yurt dışına göç etmekte; vatandaşlarımızın sağlıklı yaşama ve eşit-nitelikli bir sağlık hizmetine erişim hakkı, sağlık çalışanlarının çalışma barışı ve çalışma özgürlüğü, iş yeri dokunulmazlığı ve kamu düzeni daha da bozulmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Devamını Oku

    ‘Zam ama zam değil’

    ‘Zam ama zam değil’
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Olgay GÜLER
    Edirne Merkez ilçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte 14.65 liralık tavsiye alım fiyatı açıklamasına tepki gösterdi.
    Ulusal Süt Konseyi’nin, çiğ süt fiyatına 1 lira 15 kuruşluk tavsiye alım fiyatı açıklamasının ardından üreticilerden ve üretici birliklerinden tepki giderek büyüyor. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Edirne SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, verilen fiyatın zam olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Suiçmez, fiyat politikasının bu şekilde devam etmesi halinde, anaç hayvanların kesime gönderilmeye devam edeceğini, devamındaysa ülkeyi daha büyük et krizinin beklediğinin altını çizdi.
    ‘BUNA ZAM DEMEK MÜMKÜN DEĞİL’
    Verilen fiyatın komik olduğunu dile getiren Suiçmez, “Komik tabii, zam demek sanki biraz espri oluyor. Apar topar, akşamüzeri saat 17.30 gibi bize mesaj geldi. ‘1 Mayıs’tan geçerli olmak üzere süte 1 lira 5 kuruş zam geldi’ dediler. Bu bize verilen zam, zam değil. İsmine zam demek mümkün değil. Bunun geri planında market raflarına iyi bir zam yapmak için bize önden verilen bir mazeret diyelim. Bu açıklanan rakam, bizim şu anda ödediğimiz süt bedelinin altında. Şu anda bu rakamı bile baz almış olsanız, şu anda market rafında 50 liradan aşağı paketlenmiş süt bulamazsınız. Biz şimdi bunu sanayicilerle görüşüyoruz ve diyoruz ki ‘Bizim sütümüz neden buraya geliyor? Bu sütü siz belirliyorsunuz. Hadi bizde bu 15 lira. Bunun 2 lira da nakliye maliyeti soğutma giderleri olur. 17 lira diyelim. Orada 50 lira’. Sanayicinin bize dedikleri cevap, ‘Bu market raflarını biz belirlemiyoruz. Marketçiler belirliyor’. O konseyde masada pazarlığa otururken marketçiler yok. Sanayiciler var. Bir de STK’lar ve bürokratlar var. O zaman buraya dâhil etmemiz gereken birileri var; bir yemciler, iki marketçiler. Eğer bize fiyat vermiyorlarsa bu tüketiciye yazık günah değil mi? Şu anda değişkenlik göstersek. Yazıktır, günahtır” dedi.
    “BU FİYATLARLA KESİMİ ÖNLEYEMEZSİNİZ’
    Edirne’de kesime giden hayvan rakamlarına dikkat çeken Suiçmez, “Hayvanlar kesiliyor. İnekler, anaçlar gidiyor. Geçtiğimiz Pazartesi günü, Edirne Ticaret Canlı Hayvan Borsası’nda kesilen hayvan sayısı; 27 tane erkek dana, 27 tane dişi. Bu süt fiyatlarıyla, bu dişi hayvanların kesilmesini önleyemezsiniz. Bu rakam az olması lazım, erkek çok olması lazım. Bizim esas kırmızı et ihtiyacımızı erkek hayvanların karşılaması lazım. Ama et fiyatları yukarıda, süt fiyatları böyle yerde süründüğü sürece olmaz.Yukarıdakiler bunu ister değerlendirir, ister değerlendirmez ama sorunumuz hüsran. Adam,’10 tane satarım, 1 milyon lira para toplarım. Bankaya faize yatırırım, her ay 50 bin lira para alırım’ diyor. Doğru yaklaşım mı? Değil ama ne yapsın adam? Bu son çare. Yemin torbası 600 lira olmuş. Tüketici ona keza 50 liradan aşağı süt yok. ‘Biz daha hala 1 lira zam yaptık’.Bu çözüm değil. 2 yıldan beri sırf bu kırmızı eti karşılamak için yurt dışından yaklaşık 3 milyar dolarlık hayvan getirmişiz. Dişi hayvanların kesimine biz şimdi önlem alırsak,bunun bize geri dönüşünü en az 2,5-3 yıl sonra görmeye başlayacağız. Her geçen süre bizim aleyhimize işliyor” diye konuştu.
    “EN AZ 18,5 LİRA OLMASI LAZIM”
    Süt üreticisinin eline geçecek rakamın 18.5 lira olması gerektiğinin altını çizen Suiçmez, sorunun önüne geçilmediği takdirde daha büyük tehlikenin yolda olduğunu ifade etti. Suiçmez, “Önümüzdeki süreçte daha büyük bir et krizi bekleniyor. Bunu hiç kimse kurtaramaz. İthalat ile iş dönmez. Et ve Süt Kurumu akşam açıkladı,’Et kısmında zam yaptık’ dedi. Daha da artacak. Bunun önüne geçemezsin. Bunu geçebilmen sabır istiyor. Bir an önce başlanması lazım. Süt fiyatlarının dediğimiz rakamlara gelmesi lazım. Bu gebe hayvanlara, gebe düvelere anaç hayvan desteği vermemiz lazım. Balkanlar’daki uygulamaları biliyoruz. Hayvana böyle bir para veriyorlar. Onlar, Türkiye Cumhuriyeti ile kıyaslayamayacağımız devlet. Biz niye bunu veremiyoruz?” ifadelerini kullandı.

    Devamını Oku

    Edirne Lisesi Türkiye Şampiyonası’nda

    Edirne Lisesi Türkiye Şampiyonası’nda
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Edirne Lisesi Halk Oyunları Ekibi, Bursa’da gerçekleştirilen Okul Sporları Halk Oyunları Gençler Grup Yarışması’nda Marmara Bölge 3’üncüsü olarak Sivas’ta yapılacak Türkiye Şampiyonası’nda Edirne’ye temsil etmeye hak kazandı.
    Okul Sporları Halk Oyunları Gençler Grup Birinciliği, 16-17 Nisan 2024 tarihlerinden Bursa Merinos Atatürk ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 11 farklı ilden 9 düzenlemeli, 10 düzenlemesiz okul takımının yarıştığı müsabakalarda dereceye giren takımlar Türkiye birinciliği yarışmalarına katılmaya hak kazandı.
    Eğitmenler Gürkan Güzelharcan, Yeşim Karakuş, Esra Doğan ve Anıl Öztürk’ün yönetiminde performanslarını sergiledikleri Okul Sporları Halk Oyunları Yarışması’nda Marmara Bölge 3’üncüsü olan Edirne Lisesi Halk Oyunları Ekibi böylelikle 11-12 Mayıs 2024 tarihlerinde Sivas’ta yapılacak Türkiye Şampiyonası’na adını yazdırdı.

    Devamını Oku