
AŞAĞIDA Kİ KAVRAMLAR, DİN VE HAK EĞİTİCİSİ ALLAH’IN ELÇİLERİ SAYESİNDE BU GÜNKÜ ANLAM VE MANALARINA KAVUŞUP, İNSANCA uygulanır oldu!..
Maalesef kısmen!..
HAK DİNLERİN ÖĞRETTİĞİ KAVRAMLAR:
ALLAH, PEYGAMBER, KUTSAL KİTAPLAR YOLU;
DOĞA VE TABİAT VARLIKLARININ KUTSALLIĞI;
İNSAN, HAYVAN, DOĞA, TABİAT HAKLARI,
HAYR VE MÜKÂFAT, CENNET;
KADINLIK, KIZLIK, ANALIK, BABALIK, EVLÂTLIK,
ATA, AİLE, AKRABA, MİLLET;
EŞ, DOST, KOMŞU;
SADAKAT, ŞEREF, HAYSİYET, ONUR;
AHLÂK, NAMUS, İFFET, DOĞRULUK;
İYİLİK, DÜRÜSTLÜK, ADALET;
ŞEYTAN, İNSAN ŞEKİNDE Kİ ŞEYTAN UŞAKLARI;
KALLEŞLİK, KÖTÜLÜK, KAHPELİK;
NANKÖRLÜK, KALLEŞLİK, ZULÜM, KATLİAM;
SUÇ, CEZA, AHRET, CEHENNEM VS..
Bu kavramların, dinler öncesinde bu günkü gibi ALGILANIP, YAŞANDILDIĞI MI SANILIR?..
Dinler olmasaydı, bu kavramlardan haberi olur muydu insanlığın? Dinlere ve bu öğretilere rağmen insanlığın hali, ANCAK BU KADAR!..
BİR DE DİNLER OLMASAYDI, VAY VAY..
Eğer, Kutsal kitap ve peygamberlere verilen, bu dini öğretiler olmasaydı, bu kavramların BU GÜNKÜ GİBİ ALGILANIP, YAŞANACAĞI MI SANILIR?..
EN AZ, BEŞ BİN YILDAN BERİ, ne kadar algılanmış ve uygulanıyor?.. dersek…
Ancak bu, çileli gidiş kadar işte, yani çok az, değil mi?..
Bir de dinsel kavramlar gelmeseydi, halimiz nice olurdu?..
Kuran’ı Kerim. Sure 112/Ayet 1,2,3,4:
De ki: “O Allah “Bir” dir. Her yarattığının muhtaç bulunduğu kusursuz bir varlıktır. Doğmamış, doğurmamıştır. Hiçbir şey de O’na denk olmamıştır.”
114/1, 2, 3,4, 5, 6: De ki: “Sığınırım, insanların Rab’bine, insanların şahına, insanların ilâhına; o sinsi vesvesecinin şerrinden. Öyle bir şeytan ki, insanların kalbine vevese verir. Cinlerden de olur, insanlardan da…