DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BIST 9.693,461,77%
BITCOIN 2081212-1,76%
Edirne

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

13:08

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

193 okunma

KURUM KURUM KURULAN ‘KURUM!’

ABONE OL
7 Şubat 2024 14:24
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı Murat Kurum beyefendi kişiliği ve sakinliği ile tanınır. İstanbul Belediye Başkan adayı olarak görevlendirildi. Mustafa Balbay’dan edindiğim kelime oyunlarına uygunluğundan dolayı da bu başlığı yazdım!‘Kurum kurum kurulmak’ ne demek? Böbürlenmek, büyüklenmek demek. Veya kasım kasım kasılmak.

Şimdi denebilir ki kurum kurum kurulmanın seçimde artısı olur mu? Neden olmasın. Dış görünüş, yaş, giyim, iş, okuduğu okul gibi birçok durum tercih nedeni olabilir. Ama elbette en önemlisi geçmiş görev alanlarında yaptıkları ve güven veren vaatleridir. Yani sadece kurum kurum kurulmak yetmez.

Sayın Kurum’u biz Edirneliler iyi tanırız. 2015 Şubat ayındaki selden sonra ilimize gelen zamanın bakanı Veysel Eroğlu Kanal Edirne ve Meriç kıyılarına forekazık emri vermişti. Bu aşamadan sonra da 2021 yılında Sayın Murat Kurum kente gelmişti.

Ankara’dan taşra kentlere çıkanların koltuk altında ’dost firmaların’ yaptığı rant projeleri olmalı ki Sayın Kurum da ‘Üç Nehir Bir Şehir’ projesiyle Edirne’ye geldi. Sosyal medyada görseller duruyor. Bizler unutsak bile teknoloji unutmuyor,sağ olsun, unutturmuyor da.

2021 yazında Nitelikli Koruma Alanına yapılan Meriç HES projesi ile ilgili zamanın valisi, Bakanı Kurum’u aratırcasına “Bu proje kendi kategorisi içerisinde Dünya’da lastik savaklı baraj projeleri içerisinde bir dünya şampiyonu. Şu ana kadar Çinlilerin yapmış olduğu 120 metrelik bir proje de var ama bu kıyından diğer kıyıya 210 metre, 70’er metrelik 3 bölüm halinde lastik savağıyla bu proje bir dünya şampiyonu. Bu dünya şampiyonluğu Edirne’ye yakıştı. İkinci olarak 3 nehrin etrafındaki 30 kilometrelik kesintisiz bisiklet yollarıyla da en fazla bisiklet yoluna sahip olan dünyadaki en uzun bisiklet şampiyonluğu da Edirne’nin oldu, bu da Edirne’ye çok yakıştı. Bu projenin üçüncü heyecan veren kısmı çevreci bir proje olmasıdır. Bir defa bu proje yeşil enerji üretecek. Hiçbir şekilde atmosfere, gezegenimize, dünyamıza zarar vermeden enerji üretecek bir proje olacak” dedi. Üç tane de şaşaalı köprü var, isteyen arama motorundan ulaşabilir.

Sonuca bakarsak vergilerimizin nasıl heba edildiğini söylemeye çalışıyorum. Eroğlu’nun forekazıkları yapıldı, kaldırıldı. Kanal Edirne’si görünür halde. Ama henüz sel olmadığından denenmedi. Sinek ürettiği ve görüntü kirliliği yaptığı kesin. Sürekli su verilse ne olur, tartışmak gerekir.

Sayın Murat Kurum’un projesinden de kala kala elektrik üretim tesisi para yemeye devam ediyor. Her gün para gömülüyor Meriç kumuna. Balıklar para yeselerdi obez olurlardı.

Valiler arasında kural mıdır acaba; bir önceki valinin yanlışına dur denmiyor? Bu yanlışa kaç milyar liranın harcandığı, bu kadar para ile 2-3 rüzgâr enerji tribünün yapılabileceği, üretilecek enerjinin bir rüzgâr enerjisi tribününden az olacağı gibi birçok bilgi söylendi bilim insanları tarafından. Doğal tahribat asıl zarar zaten. Ve sonunda üretimi de belki hiç olmayacak veya çok anlamsız kalacak bu tesisten neden vaz geçilmez? Anlamadık gitti!

Ya Söğütlük İzzet Arseven Kent Ormanı’na harcananlar? Buradaki değişiklikte ‘3 Nehir 1 Şehir Projesi’ dâhilinde. Bizler ‘Söğütlük Doğal Kalsın’ dedik. Bunu derken de burasının bakım ve güvenliğinin yetkililerce sağlanmasını, kamucu bir hizmet ile kentlinin hizmetine sunulmasını talep ettik. Ve mahkeme kararı da bizi haklı bulmuş, dur demişti. Ama ormanda çalışmalar durmadı. Bizlere yıllardır yasak olan ormana Vekil girmiş. Bizim söylediklerimizi sanırım internet arama motorlarından bulmuş ve aynı şeyleri söylemiş: “Söğütlüğe dokundurmayız diyor arkadaşlar ama ne kadar gidiyorlar bilmiyorum. Ben gittiğimde mezbelelik halde bir Söğütlük gördüm. Bir yürüyüş yolu yapılmış ama ağaçlar bakımsız. Allah muhafaza bir çocuk kaçsa üzerine bir dal düşer, bir tehlike yaratır. Son derece bakımsız bir Söğütlük. Edirne ölçeğindeki iller aslında bu kadar büyük millet bahçesi yapılmadı ama Edirne’ye böyle bir millet bahçesi yapalım dedik. Muhteşem bir proje başladı, yürüyüş yolları ve bisiklet yollarıyla muhteşem bir projeydi ama birileri kalktılar Söğütlüğe dokundurmayız diye bir mahkeme sürecine gitti olay. Proje askıya alındı. Şimdi tekrar ihalesini yeniledik, çalışmalar devam ediyor.”

Biz kentliler talep ederiz ama iktidarın vekili talep eden değil icra edendir. Bizim talep ettiklerimizi o uygular. Sayın vekil bizler gibi şikâyet edeceğine ülkemizin tek taşkın ormanı olan Söğütlük’ü kentlilere bıraksın yeter. Sadece Söğütlük değil Meriç’ten de elini ayağını çeksin. Çünkü dertleri bir şey yapmak değil, birilerine nakit aktarmak ve kendi anlayışları doğrultusunda baskı oluşturmak.

Ve elbette bu duruma engel olmayan, olamayan biz kentlilerin hiç mi suçu yok? Yıllardır bu alanları resmi makamların gerekli önlemleri alarak kamucu bir hizmetle kentlilere sunulması talebini dillendirenlere destek olabildik mi? Söğütlük’e her gittiğimizde giremediysek bunun nedenini sorguladık mı? Bize yasak olan, valiliğe verilen dilekçeye bile yanıt verilmeyen bir ortamda Sayın Aksal’ın girip mezbeleliği şikâyet ederek yeni ihaleye algı ve zemin oluşturması ne kadar akılcı?

Bu yerel seçimler; kendilerini ‘varoştan, kırsaldan gelenler’ olarak tanıtıp 22 yılda devlet olanların, kibir ile kurum kurum kurulan Kurum’ların vergilerimizi nerelere, nasıl aktardıklarını sorgulama seçimi olacaktır.Bugün emekli, emekçi, köylü ve esnaf ekonomik olarak çöküntü içinde ise bunun sorumlusu 22 yıldır her şeyi tek kişi ile yöneten AKP’dir.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ