DOLAR 46,4819 0.03%
EURO 53,0226 -0.23%
ALTIN 6.165,99-1,54
BIST 14.578,31-1,03%
BITCOIN 2902398-2,88%
Edirne
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

488 okunma

GURBETÇİLER

ABONE OL
21 Haziran 2026 13:24
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ayan-beyan-2.jpg

Yıllardır aynı manzarayı izliyoruz.

Yaz geldi mi Avrupa’nın dört bir yanından yola çıkan gurbetçilerimiz kilometrelerce yolu aşıp memleketlerine kavuşmak için sınır kapılarına akın ediyor.

Kapıkule’de, Pazarkule’de, Hamzabeyli’de, İpsala’da uzun araç kuyrukları oluşuyor.

Tabi ki en hareketli yer Kapıkule…

Televizyonlar haber yapıyor, yetkililer açıklama yapıyor, sosyal medya sınır kapılarındaki yoğunluk görüntüleriyle dolup taşıyor.

Ancak bu kalabalık içinde gözden kaçan bir gerçek var.

Yüz binlerce insan Edirne’nin kapısından giriyor ama Edirne’nin içine girmiyor.

Kapıkule’den çıkan araçlar şehir merkezine yaklaşınca çevre yoluna yöneliyor, ardından TEM Otoyolu’na bağlanıp gözden kayboluyor.

Gurbetçiler Selimiye’nin gölgesinde bir çay içmeden, tarihi çarşılarda dolaşmadan, kent esnafının kapısını çalmadan yollarına devam ediyor.

**

Eskiden durum farklıydı.

Çevre yolu yoktu.

Avrupa’dan gelenler mecburen şehir içinden geçerdi.

Londra Asfaltı boyunca sıralanan işyerleri gurbetçilerin uğrak noktasıydı.

Döviz bozdurulur, alışveriş yapılır, ihtiyaçlar karşılanır, çocuklara hediyeler alınırdı.

Şehir ekonomisi bu hareketlilikten ciddi pay alırdı.

Bugün ise Edirne çoğu yolcu için uzaktan görülen bir siluetten ibaret.

**

Peki suç gurbetçide mi?

Elbette değil.

Saatlerce direksiyon başında kalan, sınır kapılarında bekleyen insanlar doğal olarak en kısa sürede memleketlerine ulaşmak istiyor.

Onlarca aracı kent trafiğinin kaldırması elbette mümkün değil…

Eğer onların bir bölümünü de olsa şehir merkezine çekmek istiyorsak bunun için cazip nedenler oluşturmak gerekiyor.

Örneğin sınır kapılarından itibaren “Edirne’ye Hoş Geldiniz” demekle yetinmeyip, kent merkezine yönlendiren dijital bilgilendirme sistemleri kurulabilir.

Gurbetçilere özel kısa süreli alışveriş ve dinlenme alanları oluşturulabilir.

Selimiye, tarihi çarşılar ve yöresel lezzetlerin tanıtıldığı çok dilli yönlendirme çalışmaları yapılabilir.

Kent merkezinde gurbetçilere yönelik indirim kampanyaları düzenlenebilir.

Avrupa plakalı araçlara belirli otopark kolaylıkları sağlanabilir.

Hatta yaz döneminde “Edirne Mola Noktası” konseptiyle alışveriş, dinlenme ve kültür turlarını bir araya getiren organizasyonlar planlanabilir.

**

Çünkü mesele sadece alışveriş değildir.

Edirne, gurbetçiler için Türkiye’nin ilk karşılaştıkları şehirlerden biridir.

İlk izlenimdir.

İlk selamdır.

İlk moladır.

Ne yazık ki bugün bu selam çoğu zaman otoyol tabelalarının arasında kaybolup gidiyor.

Belki de artık şu soruları sormanın zamanı gelmiştir:

Avrupa’dan gelen yüz binlerce insan Edirne’nin önünden geçiyorsa, biz onları şehirle buluşturmak için gerçekten yeterince çaba gösteriyor muyuz?

Yoksa her yıl olduğu gibi bu yaz da gurbetçilerin arkasından bakıp ‘Keşke şehre uğrasalardı’ demeye devam mı edeceğiz?

Sahi, gurbetçi Edirne’yi neden ıskalıyor?

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya