DOLAR 47,6856 0.11%
EURO 55,0373 -0.01%
ALTIN 6.532,790,62
BIST 13.798,820,70%
BITCOIN 3065327-0,40%
Edirne
28°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

44 okunma

Vaşington Tahran Arası

ABONE OL
6 Ağustos 2026 14:15
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ozdemir1.jpg

Her iki başkent de gündemi fazlasıyla meşgul ediyor. Daha önce defaatle ifade ettiğim gibi bir savaş yok. Savaş tanımı bambaşka bir şey… Elbette bir çatışma ve çekişme dönemi mevcut. ABD’nin temel amacı İran’da rejimi değiştiremese bile en azından kontrol edilebilir seviyede tutabilmek. Bunun en temel ölçütü ise İran’ın nükleer silaha erişebilecek kapasiteden uzak tutulması.

ABD, 1979 öncesi dönemde Suudi Arabistan ile birlikte Basra Körfezi’nin iki tarafındaki müttefiki için “ikiz sütunlar” tanımlamasını kullanıyordu. Sonrasında olanlar oldu. İran İslam Devrimi ABD istihbaratı için de büyük bir rezalet olarak değerlendirilebilir. Zira ABD Başkanı Carter, şu anda önemli bir olay gerçekleştiğini düşünmüyoruz diye beyanat verdiği saatlerde İran Şahı Tahran’dan kaçıyordu. Bu olay bile tek başına aslında ABD’nin hakimiyet alanının abartıldığı kadar geniş bir kapasiteye sahip olmadığını gösteriyor.

Daha güncel dönemi ele alalım; Trump’a da basınımız ve popüler uluslararası politika yorumcuları neredeyse bir yarı tanrı sıfatı tanımlayacak. Elbette bu tanımlamanın yanından bile geçemeyecek birisi olduğu gibi devlet kültürü ile uzak anlayışı dolayısıyla oldukça problemli halleri ortaya çıkardı. İran meselesinde de durum böyle. Zaten açık olan bir boğazı saldırılarla kapanma aşamasına getirip ardından da açtırmak için girişimde bulunmak muazzam bir dehanın sonucudur.

Bu şartlarda ABD devlet kültürü açısından temel amaç bütün bu toz bulutunun ardından şu şekilde görülüyor. Tahran’ın nükleer kapasitesinin engellenmesi, Suriye’deki rejim değişikliğinin ardından ortaya çıkan muazzam nüfuz kaybını kendi sınırlarının içine mümkün olduğunca taşıyarak İran’ın etkisini mümkün olan en düşük seviyeye indirmek.

Tabii Trump’ın mantık sınırlarını zorlayan izahatını konuşmak ve efsanevi bir hüviyet ile yorumlamak çok daha çekici ve kolay. Ancak ABD’nin 1979 sonrası İran politikasına dikkat edilecek olursa Vaşington’un ilk kez silah kullanmadığını rahatlıkla görebilirsiniz. Üstelik başarısız bir Operation Eagle Claw operasyonu var ki dillere destan. Zira ABD, İran sınırları içinde bile operasyon gerçekleştirdi.

Yani şimdi gönülsüz ve utangaç bir şekilde atılan iki üç füze üzerinden sadece şimdi biz görüyoruz, bizim gördüğümüz şey çok önemlidir ve tektir anlayışıyla değerlendirme yapmak da çok doğru değil. Tabii meraklılarda ABD’nin çoğunluğu başarısız olan İran operasyonlarını inceleyebilirler. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya