Çıkarcılık, çıkarcılık da, nereye kadar?.. Çıkarcılığın, HESAP SONU VAR!.. *BİR GÖRENİN OLMADIĞINA, *YAPTIĞININ HAK EDİŞİ İLE MÜKÂFAT VEYA CEZANIN OLMADIĞINA, *ÖLÜNCE YOK OLACAĞINA İNANAN, *ÇIKARLARINA TAPAN, *ÇIKAR İÇİN HER TÜRLÜ ZALİMLİĞİ MARİFET SAYAN, *HER ŞEYİN TESADİF ESERİ OLDUĞUNA, *ZARARLI VE HAKSIIZ ALIŞKANLIKLARIN, ÇOK ZEVKLİ OLDUĞUNA, *”NEYE GÖRE BÖYLE İNANIYORUM!..” demek akla gelmez mi?.. *HAK EDİŞİNE VE de HAYIR-ŞER, İMTAHANINA DEĞİL DE ŞANSA BAĞLAMAKLA, YANLIŞLARA DALINMAZ MI?.. *POZİTİFLİK Mİ?.. İSPATLAR GÖZ ÖNÜNDE, SONSUZ!.., NEGATİFLİK Mİ? Uydur ispatsız yalanı, SONSUZ!..
TERCİH MESELESİ, ama BU DÜNYADA DA ASIL DÜNYADA DA VARACAKLARI YER AYRI!..
*SÖYLEYELİM DE, HUZURDA “SÖYLEYEN OLSAYDI” DEMEYE YÜZLERİ KALMASIN!..
Kuran’ı Kerim. Sure 14/Ayet 7: Ve Rabbiniz size şöyle bildirmişti: “Andolsun, şükrederseniz elbette size arttırırım ve eğer nankörlük ederseniz azabım pek çetindir.”
Sayın okurlar bir seneyi daha tamamladık, yeni yıla girdik. –YENİ YILINIZ KUTLU VE MUTLU OLSUN –
Değişen ne oldu derseniz; fazla bir şey olmadı. Sadece bir yaş daha yaşlandık. Önemli olan sağlık ve mutluluk.
Peki madem bir yılı bitirdik, bitirdiğimiz yılda neler oldu? Tabi her zamanki gibi sabah oldu, akşam oldu, Edirne’de fazla kış yüzü görmedik, havalar ılıman geçti ama yaz mevsimi kavurucu sıcaklarla devam etti. Bu nedenle tarla ürünleri meyve, sebze, verimsiz bir yıl yaşadı, o nedenle az yetişti ve pazar fiyatı pahalı oldu.
Daha önceki yıldan devam eden Ukrayna-Rusya savaşı aynı hızla devam etti. İsrail’in Gazze’ye katliamı hız kesmedi, İsrail’in gaddarlığı sürdü. Gazze halkı ülkesini kitleler halinde terk edip ayrılıyordu. Bu arada Amerika’da genel seçimler yapıldı ve devlet başkanlığına Trump’ın mensubu olduğu parti kazandı ve Trump ABD’nin Devlet Başkanı oldu. İlk sloganı Ukrayna ve Gazze savaşını bitirmek oldu. Bu arada 1984’ ten beri devam eden PKK terör örgütü ile anlaşma yapıldı ve PKK pes edip barış yaptı. AK Parti’nin bu konudaki politikası terörsüz Türkiye’dir.
Trump’ın başkan olduktan sonra en büyük icraatı İsrail’in Gazze katliamını önlemek oldu ve İsrail Hamas’la ateşkes yaptı ve Gazze’ye barış geldi. Göçe devam eden halk ülkesine geri dönmeye başladı ama İsrail’in saldırıları hafifte olsa devam etti.
Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken Rus Devlet Başkanı Putin ile görüşmeler devam etti ise de Putin şimdilik barış taraftarı bir hava sergilemedi. Savaş devam ediyor. Bu arada Türkiye barış için elinden geleni yapıyor. Suriye diktatörü Başer Esat Rusya’ya sığınmak üzere ülkesi Suriye’yi terk etti ve Ahmet ŞARA Cumhurbaşkanı oldu. Türkiye Suriye’ye ağabeylik yapıyor. Türkiye’nin amacı Suriye ile dost olup güney sınırlarımızı korumaktır. Türkiye Ortadoğu için iyi bir politika gütmektedir.
İsrail rahat durmadı, bu seferde İran’a çattı. Her iki tarafta birbirlerine füze atarak füze savaşı yaptı. Sebep ne, daha önceki İsrail saldırılarında İran’ın nükleer tesisleri tamamen yok edilmemiş, bunun için tekrar saldırmış. İran gibi bir devletin eline atom bombası geçerse kim ne çılgınlıklar yapar.
Birde Türkiye’nin gurur duyacağı bir olayda Türk yapımı, mühendislik harikası — KIZIL ELMA — ismini alan bir uçak tam isabetli atışlar yaparak dünyada ses getirdi. Şu anda başka denemeleri de yapılıyor, daha gelişmişler üzerine çalışılıyor.
Bugünün en güncel konusu yapay zeka. Elektronik tekniğine dayanan bir çok problemi çözen , mühendislikte, tıpta, maliyede kullanabilecek bir konu. Ne olduğu tam anlaşılmış değil. Bu konuda her kez konuşuyor kimisi yararlı, kimisi de işsizliğe neden olur diyor. Göreceğiz zaman gösterecek. Gelecek yılda neler olur, falcı olmadığımız için bilemeyiz. Tahmini Gazze savaşı biter, Ukrayna savaşı için ayni şeyi söylemek zor. Nüfusumuz 86 milyon oldu, sorunlar çoğalıyor ama Türkiye doğru yoldadır, kimseden geri değiliz. Balkanların ve Ortadoğu’nun güçlü ülkesiyiz. Savaş yüzü görmezsek bu böyle devam eder. Avrupa’da nüfusu en fazla genç olan ülkeyiz, gelecek bizimdir
Geçmişte yaşanmış kötülüklerden dolayı, Komşu bir ülkenin ismini söyleyip, “İzmir de biz onları denize döktük!..” diyemezsin!.. Dersen, şeytanın verdiği sorunun temel gerçekliğini gizler, nesiller boyu, şeytanın bulaştırdığı kini ve düşmanlığı körüklemiş olur; iki ülkenin dostluk, kardeşlik, barış içinde gelişmelerini baltalarsın!.. ŞEYTANA HİZMET ETMİŞ OLURSUN!.. ŞÖYLE DİYEBİLİRSİN: “Biz, Müslüman Türk ilkeleri ile, iki komşu ülke halkları olarak, asırlardır, barış, kardeşlik, eşitlik, anlayışı içinde birlikte yaşıyorduk. Ancak komşumuzda on binlerce kişi, İÇ- DIŞ- DİN ve POLİTİK simsarları tarafından, yalanlarla ikna edilip kandırıldılar. Ülkemizin, tüm kutsal değerlerini, DOSTLUĞU, SEVGİ, SAYGI İÇİNDE BİRLİKTE YAŞAMAYI yok etmek için saldırdılar!.. İşte biz de O, ŞEYTANLA YATIP, ŞEYTANLA KALKANLAR TARAFINDAN KANDIRLIMLMIŞ ZAVALLILARI İzmir de denize döktük!..” DİYEBİLİRSİN!.. O zaman, Dünya nesillerini gerçekleri gösterip, uyarmış, HAKKA HİZMET ETMİŞ olursun!.. Komşu ülkenin milli değerleri olan, bayrağına, kültürüne hakaret edemezsin. “PALİKARYA” kültür kavramını aşağılayıcı sözlerle ele alamazsın!.. O kültür güzelliğini seyrettiğin için, kendini şanslı sayıp, saygı duyabilirsin, ancak!.. Kime ne zararı varmış?.. Komşunun milli değerine saygı, sevgi duymak, insanlığımızın boyun borcudur. Eğer aşağılayıcı bakar, söylersen, şeytana, DÜŞMANLIĞA hizmet etmiş olursun!..
ŞEYTAN HEP DEVREDE, DÜŞMANLIĞA HİZMET ETTİRMEK İSTER DE, BEYİN VAR YA!..
Kuran’ı Kerim. Sure 11/Ayet 19: Onlar ki, insanları Allah yolundan alıkoyarlar; o yol hakkında eğrilik araştırırlar. Onlar ahreti tanımayanlardır. 36: Böyle iken, Yemin ederim ki, şeytan içinizden pek çok milleti kandırıp, saptırdı. Aklınız yok muydu?..
Karabaşla, ak pati.. “Köpek” sanır, Bazen, “Hoşt” der, Bazen, seversin. “Hoşt!..” dersen, Kovmuş olur, kovulursun!.. “Seversen,” Sevmiş olur, sevilirsin!.. —————————————————- Kuran’ı Kerim. Sure 15/ayet 86: Şüphesiz Rabbin hakkıyla yaratan, pekiyi bilendir. 15/85: Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et.
Yıllardır şahit olmaktan bıktım, eminim siz de birçok defa şahit olmuşsunuzdur. Şehir meydanında toplaşmış güvercinlerin üzerine koşan, hırlayıp, zıplayıp onları korkutarak uçuşturan çocukları siz de görmüşsünüzdür. Hem de anne, baba ve de çevredeki insanların seyri-gözü önünde!.. Ne anne, ne baba, ne de çevredekiler, o çocuğa “Oğlum onlara saldırıp, korkutma, onların da canı var, bak nasıl da senden korkup, can havliyle kaçışıyorlar, bu yaptığının oynamakla, eğlenmekle ne ilgisi var, sen canavar mısın ki? DEDİĞİNİ DUYMADIM BE KARDEŞİM, BU ÜLKEDE!.. Medeni bir ülkede, böyle yapan bir baba ve oğlunu görse çevredeki halk, hemen, gerekli mercilere şikayet de bulunurlar ve devlet-halk o çocuğu, ailesinden kurtarıp, KORUMA ALTINA ALIR!.. BİLİNİR Mİ BUNLAR, BURALARDA?.. Çocuğunuza, masum hayvanları, ürkütmek, saldırmak, korkutmakla eğlenmeyi öğretirseniz veya zalimliği öğreten ana, babaya, “DUR” demeyen halk!.. İnanın bu insanlık değildir. Hayvanlara bir parça ekmek ve su vermeyi değil de, hoştlamayı, kıştlamayı öğretirseniz, siz de ÜLKENİZ DE “HUZUR, BEREKET, ADALET,” ZOR GÖRÜRSÜNÜZ!..
ÖYLE DE OLUYOR ZATEN!..
Kuran’ı Kerim. Sure 24/Ayet 11: Müminler arasında kötülük ve hayasızlığın yayılmasını isteyenler ve sevenler için dünyada da, Ahret’te de elim bir azap vardır. Allah bilir siz bilemezsiniz.
Hafta sona ermiş, yorgunluk atacaklar, şöyle bir gezmeye çıkmış genç bir çift arabalarıyla, arkalarında bebek koltuğunda 5 yaşlarında çocuklarıyla birlikte.
Akşam saatleri, Huzurevi’nin önünde başlayan kuyruğun en sonundalar.
Bisikletle süzülüyorum, aralardan, olmadı kaldırımdan, bütün araçların yanından. Ben süzülerek ilerlerken yanımda milyonluk otomobiller sürünüyorlar adeta.
Trafik kilitlenmiş.
Birkaç dakikada ulaşıyorum Mimar Sinan Spor Salonu’nun yanına. Kavşakta trafik memurları yolu Erasta yönünde dubalarla kapatmışlar araçlara yol vermiyorlar.
Kavşakta tam bir kaos. Araçların büyük bir bölümü Erasta’ya gitmeye çalışıyor, trafik polisleri “yürüyün, yürüyün” diyerek eski SSK hastanesi yönüne itiyor trafik yoğunluğunu.
Trafik polisine yaklaşarak bilgi almaya çalışıyorum, nedir bu kaosun nedeni?
“Yoğunluk nedeniyle ışıklar yetersiz kalıyor ve kavşak her yönden kilitleniyor. O yüzden Erasta gidişini kapatarak açmaya çalışıyoruz kilitlenen trafiği.”
Otomobillerin homurtuları, motorların aralara sıkışması, kornalar, kornalar, kornalar. Kaos bir cehennem yaratıyor Erasta önünde. Uzmanlar uyarmıştı yıllar önce “Erasta yüzünden o kavşak cehenneme dönecek”. Haklı çıktılar.
Yirmi dakika sonra Huzurevi’nin önünde kuyruğun en arkasındaki araç geçiyor kavşaktan ancak. Genç çift gerilmiş, arkada küçük çocuk özel koltuğun arkasına dayamış başını. Daha küçük yaşta yorulmuş gibi. İlgiyle bakınıyor çevresine.
Otomobiller Edirne’yi yaşanmaz hale getirmeye devam ediyorlar.
Ya hafta içinde yaşananlar. Sabah çıkın hele 08.00 ile 09.00 arasında trafiğe de görün dünyanın kaç bucak olduğunu. Bütün kavşaklar kilitleniyor, açılır gibi olurken yeniden kilitleniyor. Olin de buna dahil.
Ya Kırklareli kavşağı ne demeli? Özel okullara çocuk gönderen aileler. Servislerde bunalan mini çocuklar, özel araçlarıyla tıkanan, adım adım ilerleyen trafikte okula, işe geç kaldığı için sıkıntı yaşayan anne babalar.
Edirne’de yaşamak zorlaşıyor günden güne. Açılan çevre yolları, yeni yerleşim yollarında devasa yollar çare olamıyor trafik cehennemine.
Alternatif ulaşım imkanları yaratmak zorunda ülkeyi yöneten merkezi iktidar ve kentleri yöneten yerel yönetimler.
Edirne için en etkili yöntem bisikletli ulaşım olacaktır. Hamdi, Recep görmezden geldi bakalım Filiz hanım duyacak mı sesimizi?
Ama vatandaş şikayetlerine, Edirne Belediyesi’nin resmi sosyal medya hesabından verilen cevaplara bir anlam veremediğim için köşeme taşımak istedim bugün.
Çünkü baktım gördüm ki hala aynı şey devam ediyor.
Ne alakaysa yüzlerce talep ve şikayete verilen cevaplarda hep aynı!
Bunu Belediye Başkanının bizzat hazırlattığını hatta gördüğünü bile zannetmiyorum şahsen.
Vatandaş sorununu açık açık yazmış. “Falan adreste su boşa akıyor evin bodrumuna da giriyor. Muhtara da defalarca söyledik ama hiç bir görevli gelip de kontrol etmiyor” demiş.
Buna rağmen sen tutmuş klişe bir cevap hazırlamışsın, “Yok DM’den iletişime geç. Başvuru numaranızı sizinle paylaşacağız” gibi alakasızca bir cevap veriyorsun.
Yapmayın etmeyin lütfen.
Bu; zaman kazanmak için topu taca atmaktır.
Oyalamadır.
Vatandaş açık açık ‘su boşa akıyor, bana da zarar veriyor. Defalarca 153’ü aradık. Mahalle muhtarına da söyledik ama hiç bir görevli gelmedi” diyor.
Daha ne desin Allah aşkına?
Direkt mesajla bildirmedi diye günlerce, aylarca bekleyecek misiniz?
Böylesi cevapların haklı bir izahı olamaz.
Noktası virgülüne dokunmadan sadece vatandaşın ismini sansürleyerek talebini ve verilen cevabı en altta paylaşıyorum bir kez daha.
Okuyun ve bir daha değerlendirin lütfen.
Bugüne kadar paylaşılan onlarca talebi ve verilen hep aynı cevapları da elbette!
Sizce yapılan bu uygulama ne kadar doğru?
“M K
Saygı değer filiz hanım talatpaşa mah Süleymaniye küçükpazar sok no 7.MHT pansiyon önünde şebeke suyu boşa gidiyor aynı zamanda bodruma giriyor defalarca muhtara söyledik defalarca..153 aradık ama çok özür dilerim hiç görevli gelip kontrol etmiyor sizden ricam lütfen bu şehir hepimizin Saygılarımla”
“T.C.Edirne Belediye Başkanlığı
Değerli hemşehrimiz, paylaştığınız konu bizim için önemlidir. Sağlıklı bir değerlendirme yapabilmemiz için sizden ricamız bizimle DM üzerinden iletişime geçmenizdir. İletişim bilgilerinizi aldıktan sonra talebinizi ilgili birime iletip sizlerle başvuru numaranızı paylaşacağız.”
**
Bütün okur ve dostlarıma sağlıklı ve güzel bir yeni yıl diliyorum.
Dileklerimiz gerçekleşsin ve hep birlikte nice senelerimiz olsun inşallah.
Kırmızı gül çiçek’i, Ruhunda açmış ise, Koklasan duymaz, Görsen, göremezsin, bilesin!.. Adı üstünde, “Kırmızı gül çiçek’i…
Bu sadece ruhta açar, bilesin?..
Kuran’ı Kerim. Sure 5/Ayet 16: Allah rızasına uyanları, o nurlu selamet yollarına iletir ve onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkartıp doğru yola götürür.