DOLAR 44,7269 0.08%
EURO 52,8045 0.41%
ALTIN 6.946,781,96
BIST 14.202,241,02%
BITCOIN 33460693,35%
Edirne
10°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

304 okunma

ISTRANCALARIN ETEKLERİNDE

ABONE OL
13 Nisan 2026 12:20
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ismail-demiray-yeni-1.jpg

Sigortacı, öğretmen, iş adamı, marangoz, muhasebeci, sağlık çalışanı, emeklisinden polis, asker, öğretmen ve işçi.

Gencinden yaşlısına, çalışandan emeklisine hepsi birbirinden farklı 10 insan bir arada Istrancalar’ın eteklerine tırmanmaya çalışıyorlar. Grupta neşe hakim, sohbetler rampalarda bile kesilmiyor, kahkahalarıyla Istrancalar inliyor.

Kim bunlar? Neden, nasıl bir araya gelmişler, amaçları ne?

Edirne Doğa Sporları Kulübü’nün üyeleri her biri. Onları bir araya getiren tek tutku aynı zamanda bisiklet.

Sosyal hayatta pek bir araya gelmeleri mümkün olmayan farklı meslekten, farklı yaşlarda 10 ayrı kişi.

Tek ortak tutkuları bisiklet ve onları bir araya getiren kurum da EDOSK. Ahmet Ali Tunç, Alpay Kırmızı, Cevat Çakar, Deniz Hayırsever, Kani Reşat Gökalp, Kutlu Kağan Bayrak, Müjdat Özgür, Raşit Yıldız ve ben asılıyoruz pedallara Tunca ovasından Istrancalar’ın eteklerine doğru.

Ben de grubun içindeyim, bazen önde, bazen arkada. Çoğumuzun bisikletleri elektrik takviyeli. Müjdat ve Raşit arkadaşımız kara şanzıman misali zinciri koparacakmışçasına asılıyorlar pedallara elektrikli teknolojiyle donatılmış pedaldaşlarına yetişmek amacıyla manuel bisikletleriyle.

Çevremizi ilgiyle ve mutlulukla inceliyoruz. Mutluluğumuz ve neşemizin ana kaynağı uyanmaya başlayan doğanın içindeyiz. Kanola tarlaların sarımsılığı, buğday tarlalarının yeşilimsiliği ve doğanın mest eden kokusunu hissediyoruz.

Tur başlangıç yerimiz Mimar Sinan heykelinin önü. Fotolar özenle çekildikten sonra Saraçhane’ye doğru süzülerek iniyoruz tek sıra halinde. Foto ve video işleri Cevat arkadaşımızda. Teknolojiye hakim ve harika çalışmalar çıkarıyor her tur sonrasında. Bütün sporcuların üzerinde EDOSK kıyafetleri, başlarında kasklarıyla tam donanımlı bir haldeler.

İlk mola Değirmenyeni köyünde veriliyor. Çaylar eşliğinde benim belirlediğim rota üzerinde kısa bir sohbet sonrasında yola devam, ilk hedef Suakacağı köyü.

Suakacağı köyüne uğramadan yanından sarıyoruz 6 km sürecek olan dik rampaya. Elektrikliler tam hızla yükselirken manuel bisiklet süren arkadaşlarımıza uyum gösterebilmek için kısa molalarla devam ediyor yolculuk. Rampanın ortalarında yolun kenarında labadalar ilgisini çekiyor grubun, toplanan labadalar üzerine konferanslar veriliyor, sporcular sadece bisiklet konusunda değil de mutfak kültürü konusunda da birer uzman olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar.

Devam yola. Bir süre sonra sertliği azalan rampayla birlikte Çatma köyü sapağına geliyoruz. Orada da kısa bir mola sonrasında pedallar tekrar dönüyor Hanlıyenice’ye kadar olan 4 km’lik sert stabilize yola doğru. Zorlu bir yolculuk oluyor burada. Zemin bazen sert, bazen yumuşak, taşlı, kumlu mecburen yavaş ve dikkatli sürüyoruz.

Hanlıyenice köyüne vardıktan sonra sessiz ve kimsesiz köy kahvesine şöyle uzaktan sitemkar bir bakış attıktan sonra kuzeyi arkamıza alarak, hafif eğimli asfalt yolda süratle ilerlemeye başlıyoruz.

Oda ne? Manuel bisikletleriyle devam eden Müjdat ve Raşit arkadaşımızı durdurmak mümkün değil. Günün büyük bir bölümünde arkadan gelen kara janzıman arkadaşlarımız hınçlarını alırcasına basıyorlar pedallara önümüz sıra.

Bu hızla gidişimizin aslında gizli ve çok önemli bir nedeni var. Önümüzdeki ilk köy Çömlekakpınar’da yağmur ve şükür duası var ve pilav ikram edilecek, üstelik de dana etlisinden.

Aç 10 bisikletliyi seyretmeye doyum olmuyor. Hırsla dönüyor pedallar asfalt yolda. Yolda bizi karşılayan arka arkaya araçlar ümidimizi kırıyor. Biten dua ve ikram edilen pilavlar bittiyse biz kaldık yine kuru tosta.

Nefes nefese giriyoruz Çömlekakpınar’a. Yolda ellerinde poşetlerle pilavlar ve ayranları almış köylü kadınlara sitemkarca bakarak hızla giriyoruz dua alanına. Son kazanın dibini kazımakla uğraşıyor pilav ustaları. Bisikletlerimizle hızla giriyoruz sıraya neyse ki birer tabak pilav, ayran ve helvadan oluşan ziyafetimizle tamamlıyoruz bu son bir saatlik çılgın sürüşümüzü.

Karnı tok bisikletliler çay keyfi yapıyorlar sonrasında Çömlekakpınar kahvesinde. Yarım saatlik bir molanın ardından artık hedefimizde Edirne, evlerimiz var. Pedallar artık sakince evlerimize doğru dönüyor.

Cevat arkadaşımız son fotolarını ve videolarına aldıktan sonra kanola tarlalarının yanından ovadan devam ediyoruz.

Bir tur daha keyif ve neşeyle sona eriyor. Geriye anılarıma ekleyebileceğimiz neşeli bir gün daha ekleniyor.

EDOSK’la daha nice turlara.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya