
Ne yazan oldu, ne de çizip anlatan, yüz yıl geçti; Türk nesiller öğrenemedi ne yazık ki, Atatürk’ümüzün yanından ayırmadığı, üç köpeğinin olduğunu!..
İlk köpeğinin adı ALP, ikinci köpeğinin adı ALBER, üçüncü köpeğinin adı da, yurt dışı dostlardan hediye gelen FOKS’ tu.
Köpekle yaşamanın, medeniyet olduğunu nesiller bilselerdi keşke!..
Yine de umut var!..
Atatürk’ün köpeği FOKS’a düşkünlüğü, yakın çevresinin en çok anlattığı detaylardan biridir. FOKS, zeki bir köpekti, Atatürk nereye gitse çoğu zaman onun yanından ayrılmazdı.
“Bir gün Atatürk, Çankaya köşkünden meclise geçmek için hazırlanırken, FOKS ‘da kapının yanında bekliyordu.
Atatürk önce toplantının resmiyeti nedeniyle onu köşkte bırakmak istemişti; fakat FOKS’un bakışlarında ki ısrarı görünce gülümseyip, “Peki sen de gel bakalım!” diyerek yanına aldı.
Meclis salonuna girildiğinde ortam her zamanki gibi, ciddiydi; milletvekilleri oturumun başlamasını bekliyorlardı.
O sırada FOKS Atattürk’ün arkasından içeri süzüldü ve kimsenin beklemediği bir anda kürsünün önüne kadar ilerledi. Birkaç kişi şaşkınlıktan başını tutarken, ortama hafif bir gülümseme yayıldı.
Atatürk durumu fark edince, yüzünde o bilinen sıcak tebessümle, “DEMEK FOKS’DA MEMELEKET MESELELERİNİ MERAK EDİYOR!..” dedi.
Bu küçük cümle, salonun havasını değiştirdi. O gergin bekleyiş, bir anda yumuşadı.
FOKS ise, sanki görevini tamamlamış gibi, Atatürk’ün ayakları dibine gelip oturdu.”
O, sokak canları masumlarını sahiplenmeyen ve de ölüm fermenının çıkarılmasına ses çıkarmayanlara, Atamızın, “KÖPEK DOSTLUĞU ÖRNEĞİ” ibret olsaydı keşke!
İnşallah düzelir!..
Kuran’ı Kerim. Sure 14/Ayet 34:
Allah, muhtaç olduğunuz şeylerin hepsini size verdi. Eğer Allah’ın verdiği nimetleri sayalım derseniz, onu saymaya gücünüz yetmez. Hakikaten insan, çok zalim, çok nankördür.