DOLAR 45,2062 0.04%
EURO 53,0001 -0.01%
ALTIN 6.622,26-1,20
BIST 14.401,51-0,28%
BITCOIN 35847090,95%
Edirne
14°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

550 okunma

LAVANTA – BAL – PALMİYE

ABONE OL
6 Temmuz 2025 15:18
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne’de bu yıl Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği koordinasyonunda 8’incisi düzenlenen Lavanta Tarla Günleri, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü, S.S. Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi ile Büyükdöllük, Çallıdere, Muratçalı ve Hıdırağa köylerinden üreticilerin iş birliğiyle geçen Haziran ayında gerçekleştirildi.

Merkezdeki etkinlikleri izleme olanağım olmadı.

Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin daveti üzerine kırsala uzanan etkinlik için eşim ve kızım ile birlikte 28 Haziran’da Bulgaristan sınırındaki Çallıdere Köyü’nün yolunu tuttuk.

Kooperatif Başkanı Gönül Danışman, eşi Nuri Danışman ile kooperatif üyelerinin ev sahipliğinde Çallıdere’nin en yüksek kesimlerindeki lavanta tarlalarının kıyısında, meşe ağaçlarının gölgesinde unutulmaz bir gün yaşadık…

**

Tabi, bundan öncesi oldukça önemli…

Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından “Lalapaşa’da APİ Turizm’in İlk Adımları Buluşması” Fatih’in Sofrasından Günümüze” üst başlığı ile geçtiğimiz 4-5 günlerinde ilçe tarihinde bir ilk gerçekleştirildi.

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkanı ve Dünya Arıcılar Birliği Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aslı Özkırım, on kişilik akademisyen heyeti ile Çallıdere’ye geldi…

Özkırım hocanın ağzından Çallıdere için çok tatlı şeyler duyduk..

Kooperatifin, Orman İşletme Müdürlüğü ile iş birliği sonucu meydana getirdikleri Lalaşahinpaşa Bal Ormanları ve Lavanta Sahasındaki etkinlikte başkan Gönül Danışman’ın anlatımlarından daha da tat aldık.

Nasıl mı?

Orman İşletme ile kooperatifin iş birliği sonucu orman vasfını yitirmiş veya daha önce orman yangını geçirmiş bölgede “Bal Ormanı” oluşturulmuş..

Geçen yıl 14 bin adet ada çayı, 2 bin adet ıhlamur, öncesi yine binlerce lavanta, kekik, biberiye ekilmiş.

Bu yıl da 10 bin adet hatmi çiçeği ekmek için 10 dönüm yer hazırlanmış..

Meydana getirilen bal ormanlarından elde ettikleri balları Trakya Üniversitesi laboratuvarlarında tahlil ettiren kooperatifin Türkiye’nin  besin değerleri en yüksek ballarından birini elde ettiği ortaya çıkmış…

2023 yılında Dünya Bal Yarışması’nın ön elemesini kazanmışlar…

Yaptıkları lavanta keseleri İstanbul havalimanında satılıyor.

Ballarını 7 bin iş yerinin olduğu İstanbul Toptancılar Çarşısı’na (İSTOÇ) pazarlıyorlar.

İSTOÇ’a satış yaptıkları firma kendilerinden satın aldıkları balları İtalya Torino’ya en lüks mağazalara yolluyor…

İstanbul Mısır Çarşısı’nda onların etiketli kavanozlarını görmeniz mümkün…

Osmanlı Sarayı Edirne’de iken bal ihtiyaçlarını florası bal üretimine çok uygun olması nedeniyle  Çallıdere’den karşılanıyormuş.

Saray İstanbul’a taşınınca meşe fıçılarla İstanbul Topkapı Sarayı’na da bal buradan gönderilmiş.

Müthiş…

**

Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Başkanı Bülent Bacıoğlu o gün söz konusu etkinliği kırsala daha fazla yaymayı amaçladıklarını anlattı.

Nuri Danışman, yaylayı gezdirdi…

Envai çeşit bitki, çiçek, böcek…

Onlara konan balın tadımında bulunduk…

Aklımız orda, tadı damağımızda kaldı…

**

Merkeze döndüğümüzde meşe, ıhlamur ağaçlarından sonra Atatürk Bulvarı’nda “ne alaka?” dedirten palmiye ağaçları önümüze çıktı.

Edirne Belediyesi, Atatürk Bulvarı üzerindeki refüjlerde bulunan çimleri, “aşırı su tüketimi” gerekçesiyle söküp yerine taş döşedi.

Ancak bu uygulamayla eş zamanlı olarak refüjlere dikkat çekecek şekilde çok sayıda palmiye dikilmesi akıllarda soru işareti bıraktı.

Edirne, Balkanlar’ın hemen eteğinde yer alan, kışları sert geçen bir sınır kenti.

İklim şartları göz önüne alındığında palmiyeler bu bölgenin doğal bitki örtüsüyle pek bağdaşmıyor.

Ayrıca bu tropik ağaçların da düzenli olarak sulanması, hatta soğuk havalarda özel bakım gerektirmesi, tasarruf hedefiyle çelişen bir durum oluşturuyor.

Yerel iklime uygun, daha az su isteyen bitkiler yerine sıcak iklim bitkilerinin tercih edilmesi, estetik anlayışın doğaya ve sürdürülebilirliğe ne kadar uyduğunu sorgulatıyor.

Edirne’nin palmiyeleri görünce, Trakya’nın rüzgârı da neye uğradığını şaşırmış olmalı.

Belki de belediye, “Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasına karşı psikolojik savunma hattı” kuruyor; tropik bir illüzyonla vatandaşın içini ısıtmak niyetinde…

**

Çimlerin su tasarrufu amacıyla kaldırılması doğru bir adım olabilir.

Ancak, su tasarrufu derken yerine suyu seven tropik palmiye?

Bölgeye uygun, estetik ve çevreci bir alternatif tercih edilmeli.

Daha yerli, daha çevreci, daha az su isteyen ve estetik anlamda şehre çok daha yakışacak başka seçenekler de var.

Mesela, birkaç saat öncesi Çallıdere’de mis gibi kokusunu aldığımız lavanta!

**

Evet, lavanta kesinlikle uygulanabilir bir alternatif.

Üstelik bu sadece teorik değil, dünyada ve Türkiye’de başarılı örnekleri de var.

Peki, neden iyi bir seçenek?

Sulama ihtiyacı çok az.

Kuraklığa son derece dayanıklı.

Yıl boyunca gri-yeşil tonlarını koruyor; soğuğa da, sıcağa da dayanabiliyor.

Balkanlar ve Trakya coğrafyası ile iklimsel ve görsel açıdan çok daha uyumlu…

Üstelik “balmiye” kadar yabancı durmaz…

**

Pardon, palmiye!

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya