
2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı geçtiğimiz hafta bugün başladı.
Sendikalardan, siyasi partilerden eğitimdeki olumsuzluklara yönelik açıklamalar birbirini izledi.
Son açıklama Öğrenci Veli Derneği Edirne Şubesi’nden geldi.
Yeni eğitim-öğretim döneminin, bir yıldır değişmeyen sorunlarla açıldığına dikkat çekildi.
Yoksulluk büyürken ücretsiz okul yemeğinin hâlâ verilmediği vurgulandı.
Geçen Cuma günkü nüshamızda bu önemli konuya, “Yeni ders yılında da sorunlar aynı… Okul yemeği ne zaman?” diye sorarak manşetten yer verdik…
**
Dernek tarafından, kamusal eğitime bütçeden ayrılan payın giderek düşmesinin sorunların ana kaynağını oluşturduğunun altı çizildi…
Laik ve bilimsel eğitimdeki aşınmanın derinleşerek devam ettiği belirtildi…
Yetersiz okullaşmanın getirdiği sorunların, eğitime erişimdeki eşitsizliği beslediğine dikkat çekildi…
Türkiye’de milyonlarca çocuğun ekonomik krizle derinleşen yoksulluktan etkilendiği vurgulandı…
Çocukların yoksulluk nedeniyle okula devam edemedikleri vurgulandı…
Buraya ayrı bir parantez açmak gerekiyor:
“Devam edebilenler ise okula aç gitmektedir” denildi…
**
Öğrenci Veli Derneği’nin, bu tablonun yerel yüzünü de ihmal etmediğini gördük.
Mesela, fiziki yetersizlikler!
Özellikle yerleşim bölgelerindeki kalabalık sınıflar!
Birleştirilen okullar!
İnşası bekleyen projeler!
**
Şimdi yazmaya çalışacaklarım, Öğrenci Veli Derneği’nin söz konusu açıklamasında yer almıyor.
Ama yine okullarla ilgili…
Sporla iç içe olan, bir öğrenci velisi dostumdan yukarıdaki haberin yayınlandığı gün WhatsApp üzerinden bir ileti aldım.
Sonra ilgimi çekince kendisiyle telefonla da görüşerek konuyu tam anlamıyla kavramaya çalıştım.
Edirne’de kulüpler antrenmanlarını okul spor salonlarında yapıyor.
Gelinen noktada, Edirne’de okul spor salonlarının ihale yoluyla kiraya çıkarılacağı yönündeki söylemler giderek yayılıyor.
İhalede alt yüklenici olmayacak…
Sadece ihaleyi alan kulüp alanı kullanabilecek.
Bir başka deyişle, diğer kulüpler karşıdan bakacak!
Bazı illerde bu tür ihalelerin yapıldığını öğreniyoruz.
Astronomik rakamlar…
Yıllık 2 milyon, 2,5 milyon lira…
Hem de KDV hariç!
“Bunu karşılayacak Edirne’de ne kulüp var ne de bir takım var” diyor dostum.
Hadi, diyelim ki bu rakamlar karşılandı.
Edirne’de 4-5 salon varsa…
4-5 takım!
Bu ne demek?
Yakın zamanda Edirne’nin sporunu geliştirelim, spora katkı verelim derken, ortada takım kalmaması demek!
Belki de voleybol ve basketbol liglerinin bile kurulamayacak duruma gelmesi demek…
**
Okullar gibi spor dünyası da 2026-2027 sezonuna girdi.
Ne var ki Edirneli sporseverler sezona oldukça tatsız başlıyor.
Değerli kardeşim İsmail Demiray’ın Edirne’de bu alanda gelinen durumu değerlendirdiği yazısını geçtiğimiz günlerde “Sporda Fiyasko” başlığıyla okurlarımıza sunmuştuk.
Edirnespor 3. Lig’den amatöre düştü…
Milyonlarca lira harca, düş!
DSİ Kadın Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’ne veda etmek zorunda kaldı.
Bu da parasızlıktan…
Bir Olin Edirne vardı basketbolda…
Bir rüya gibi geldi, geçti.
O da öyle…
Voleybolda, hentbolda durum ortada…
Bunlar da aynen…
**
Tüm bunları düşünürken…
Öğrenci velisi dostumun okul spor salonları derdi beni de gerdi!
Çünkü mesele sadece bir salon meselesi değil.
Mesele, çocukların spor yapabileceği alanların nasıl kullanılacağı…
Mesele, kulüplerin ayakta kalıp kalamayacağı…
Mesele, Edirne’nin gelecekte hangi branşlarda takım çıkarabileceği…
Bugün birkaç milyon liralık bir ihale bedelini konuşuyoruz.
Yarın belki de “Edirne’de neden takım yok?” diye soracağız.
O zaman da dönüp kendimize bakmamız gerekecek.
Çünkü sporcu yetiştirmek istiyorsak önce çocuklara oynayacak alan bırakmamız gerekiyor.
Kulüplerin nefes almasını istiyorsak, onların nefesini kesecek maliyetleri de iyi hesaplamamız gerekiyor.
Yoksa…
Edirne sporunu ileri götürelim derken;
Geri vitese takmış olmayalım!