
Sıcak deriz, soğuk deriz, yaşadığımız ortamı beğenmeyiz. İnsanoğlu böyledir işte. Peki hayvanlar, bitkiler ne yapsın, onlarda canlıdır. Kaderlerini kabullenip tahammül gösterirler, sıcakların, soğukların onlarla da ilgisi var, kader bu işte.
Bir kaç yıldır kış olmadı, oldu ise de Doğu Anadolu’da oldu. Oranın halkı buna alışık olduğu için kışı kolay atlattı ama Anadolu’nun bazı bölgelerinde don oldu. Böyle bir soğuğa kiraz, üzüm diğer meyveler soğuğa dayanamadı. Don hali onları etkiledi, ürünleri az oldu ve bu yıl bol kiraz yedik diyemeyiz, kıt olduğu gibi fiyatı da pahalıydı.
Şimdilik kavun, karpuz yani bostan güneyden Edirne’ye geldiği için bol oldu ama fiyatı pahalıydı. Yerli bostan, üzüm henüz yetişmedi. Tarla ürünü patlıcan, domates, biber daha başkaları bollaşsa da, fiyatları bazılarının ucuzladı ise de bazılarını fiyatları hala pahalı. Buna sebep aşırı kavurucu sıcaklar ürünü olduğu yerde mahvetti. Yazın ortasına gelmemize rağmen bazı ürünlerin fiyatları çok pahalı, sebep yeteri kadar yetişmedi.
Tarla ürünü sayılan buğday Nisan, Mayıs aylarında yağan yağmurlar ile kendini kurtardı. Mısır, arpa onlarda öyle ama gündöndü hiçte çiftçinin yüzünü güldürecek seviyede değil. %80 kayıp veriyormuş. Çok kötü bu kadar emek, masraf boşa gidiyor.
Narenciye Trakya ile ilgisi olmadığı için haberimiz olmuyor, diğer meyveleri de kavurucu sıcaklar menfi yönden etkiledi. Bunun neticesi ne olur ürün azlığı fiyatların yüksek olması yani hayat pahalılığı, hazırlıklı olalım. Bu olaylara sebep aşırı kavurucu sıcaklar, yağmurun zamanında yağmaması, az yağması, su kıtlığı. Bir kilo buğdayın yetişmesi için 2,5 lt suya ihtiyaç varmış. Su yoksa ürün de az oluyor. Boşuna dememişler çiftçilik dünyanın en büyük kumarı.
Peki diğer ürünler ne durumda? Et, balık onlarda suya bağlı, su varsa gelişmeleri kolay olur. Yağmurlar yağarsa meralar, otlaklar bol olur, besi hayvanları bol bol otlarlar, çabuk gelişirler. Ürün çok olursa fiyatı da düşer, bizde ucuza alırız. bu günlerde tarımcılığa niyet etmek cesaret işi, bu işi yapanlara bravo.
Bu felaketlere sebep ne; su kıtlığı. Suyun aşırı sıcaklar yüzünden buharlaşıp azalması. Bu aşırı sıcaklara neden havanın kirlenmesi olarak gösteriliyor. Tarım suya muhtaç. Ya sanayi, oda öyle, hangi sanayi dalı olursa olsun susuz olmuyor. Bir kot pantolon için iki tona yakın su gerektiği söyleniyor. Ya demir çelik sanayi daha fazla su gerektiriyor. Susuz hiçbir iş olmuyor.
Peki ne yapılabilinir, aşırı sıcaklar bir tabiat olayıdır, fazla bir şey yapılamaz. Aşırı suya karşı baraj, set yapılsa da oralarda biriken sular aşırı sıcaklar yüzünden buhar olup eksiliyor. Dünyanın bir çok ülkesi böyle. Suyu az kullanalım, kıt kullanalım, fazla bir çözüm değil ama dünyanın ¾ suyla kaplı, fakat tuzlu su. Yapılacak olan tuzu rafine etmek, tuzsuz hale getirmek. Bunu yapan ülkeler var örneğin, Suudi Arabistan, İsrail ve başkaları ama pahalı bir metot.
Bir çok güçlü devlet kitle imha silahları yapıyor, bir çok güçsüz devlette bu silahların etkisi ile mahvolup, yok olup gidiyor. Halbuki bu devletler deniz suyunu tuzdan arındıracak çareler aramalılar. Ellerinde bu kadar imkan olanak varken niye bunu yapmazlar? Aşırı sıcaklar yüzünden ülkemizin bir çok göllerinde, nehirlerinde su azalıyor.
Bunun sonu nereye varır? Türkiye çölleşiyor, buna sebep aşırı SICAKLAR…