DOLAR 32,8155 0.02%
EURO 35,2750 -0.01%
ALTIN 2.446,840,08
BIST 10.471,320,76%
BITCOIN 2180629-0,35%
Edirne
33°

AÇIK

03:24

İMSAK'A KALAN SÜRE

295 okunma

Özgür Özel neden tutarsız?

ABONE OL
21 Mayıs 2024 17:47
5

BEĞENDİM

ABONE OL

Aslında pek fark edilmiyordu  ‘Arapça tabela’ meselesine kadar…

Daha çok konjonktüre bağlı bir seçim başarısından Özgür Özel’in kendine aslan payı çıkarmaya çalışması dahi o kadar göze batmamıştı.

Ne de olsa lider odaklı siyaset kültürüne aşina vatandaş, Özel’in ağzından dökülen lafların büyüsüne kapılmıştı bir kere.  Ülke sorunlarını çözecek bir maharet dahi atfedilmeye başlanmıştı CHP’nin heyecanlı ve hoş konuşan genç genel başkanına.

O da, bu atmosferin etkisiyle olsa gerek, kendini cumhurbaşkanlığı koltuğuna aday gösteren mesajlarla topa girmeyi ihmal etmedi.

Şunları dedi: //Şu anda takımda iki forvet var. Biri Mansur Yavaş, diğeri Ekrem İmamoğlu. Ama birçok yeni figür de parlıyor. Bu isimlerden en iyi takımı kurmak önemli. Maçın son dakikasında bir penaltı kazanıldığında teknik direktör, ‘Bırakın ben atacağım’ demez. En formda oyuncusuna attırır.// (PolitikYol)

İşte orasından burasından çekiştirilen bu açıklama, münhasıran “Ama birçok yeni figür de parlıyor.” saptaması, ilerde Özel’in de formda oyuncular arasında görülebileceği yönünde bir

algı yarattı.

Kendisine biçilen misyon/görev hatırlatılmış olmalı ki ayakları hemen suya eren Özel, ortaya yuvarladığı topu hemen sahadan çekti.

Vaziyeti şöyle düzeltti Özel: //CHP’nin Genel Başkanı olarak kendi adaylığımı dayatmak, CHP’nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun.// (Artı Gerçek)

Hakkını da yemeyelim;  konuşmalarında bir futbol yorumcusu izlenimi veren Özel’in aslında bunu mecburiyetten(!) yaptığı;  kapsamı pek dolu hitabetinde daha çok tribünlere oynadığı, durumu idare ettiği apaçık ortada.

Diğer bir ifadeyle, sorunların çözümüne dair bağlayıcı konuşmalar yapmaktan kaçındığı, coşkulu siyasi laflar ederek kötü ekonomik koşullar altıda bunalan vatandaşın gazını almakla görevli bir ‘animatör genel başkan’ görevi üstlendiği gözden kaçmıyor.   

2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu kuvvetle destekleyen ama yanı sıra gizli Zoom toplantılarında Ekrem İmamoğlu yanında yer alarak ‘ikili oynayan’ ya da siyasi ikbalini gözeten Özel’in, kabaran ayranının sürecin tasarımcılarına rahatsızlık verdiğini çabuk fark edip sınırları belirli görevine dönme mahareti de bunu göstermiyor mu?

Selefi Kılıçdaroğlu’nun yaptığı gibi güç odaklarının çizdiği plan çerçevesinde bir ılımlı muhalefet, iktidar değişikliği olacaksa bile bunun gerçekleşmesinde önüne konulan yol haritasına uyma mecburiyetini, kısaca hareket alanının çapını kavradığını yukarıdaki veciz sözleri de yansıtmıyor mu Özel’in?

Akabinde, ‘Arapça tabela’ meselesine girerek gündem değiştirdi. Şimşekleri üzerine çeken pek gerekli şu saptamayı yaptı:

//’Suriyeli meselesi ve Arapça tabelalar konusunda CHP’li belediyelerin almış oldukları kararlara ilişkin belediye başkanlarımı da uyardım. Etkileşim alacağım diye artık Arapça tabelalara karışmayın. Arapça Kur’an dilidir, halk incinir.// (OdaTV)

Akıllı laflar da eden Özel’in karizmasını çizen bu ‘diyet saptama’: mesajın alındığı, oyun alanı içinde kalınacağı, ‘takiye siyaseti’ ile muhafazakâr mahalleden oy alabilmek için böylesi laflar gerektiği bilincinde bir ima değil de nedir?

Daha önce, yerel yönetimlerden sorumlu Gökhan Zeybek’in aynı minvaldeki anlamsız ve lüzumsuz tespitini de hatırlatalım:

//Arapça tabelaların kaldırılmasına karşı CHP’li bütün belediye başkanlarına hassasiyetimizi bildirdik. Türkiye’de yaşayan, anadili Arapça olan milyonlarca vatandaşımız var. Ayrıca Arapça Kuran dili olarak görülüp saygı duyulan bir dil.// (Serbestiyet)

Sizce bu söz birliği tesadüf mü? Değil tabii; CHP’de iki yetkin ismin nasıl bir fikri vesayet altında sıkışıp kaldığının ifadesidir.

İzninizle bu köşede sıkça dillendirdiğimiz:  CHP’nin önündeki başat sorunun güç odaklarının parti yönetimlerini şekillendiren ve yönlendiren etkisinin kırılarak özgürleşmesi ve gerçekten halkın çıkarlarını önceleyen bir siyasi organizasyon niteliğine kavuşması gerektiği yönündeki iddiamızı yenilemiş olalım.

İddiamızı komplo teorisi kategorisine sokacaklar için Özgür Özel’in ülke siyasetinin işleyişine dair şu saptamalarına bakalım önce…

//Türkiye siyasetini ne Bahçeli ne de Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor; onların içinde aktör oldukları ancak senaryosu bir başka yerden yazılan daha derin ve daha güçlü bir akıl yönetiyor.

Ciddi bir odağın Türkiye siyaseti üzerinde bir vesayet kurduğuna inanıyorum.

Hepsini birden yöneten bir başka dinamik, bir başka mekanizma var.//

Özlem Akarsu Çelik ile yaptığı söyleşide bunları zikretmiş Özel. (Gazete Duvar, Ocak 2019)

Yani daha 5 sene önce konuya vakıf bir siyasi figür var karşımızda ve aynaya baktığında sarf ettiği sözler içinde kendini de görüyordur mutlaka…

Hareket alanı sınırlı görev gereği, sıkıntılı toplum kesitlerinin gazını almaktan öte bir hamlesini göremedik zira.

Misal, ‘yumuşama ve normalleşme’ adı altında yapılan görüşmeden bir sonuç çıkması beklenemezdi, öyle de oldu. AKP iktidarının değirmenine su taşımaktan öte bir anlam taşımayan görüşme,  saman alevi gibi söndü.

Saraçhane’deki 17 Mayıs ‘Eğitim Mitingi’nde bakın ne duyarlı laflar etmiş Özel…

//-Saraçhane’den Türkiye işçi sınıfını saygıyla selamlıyoruz.

-Bu mitingi dolduran, sesi duyulmayanlara ses olanlara selam olsun.

-Bu meydanda yok sayılanlar, hor görülenler var. Onların sesine ses, mücadelelerine destek   olmaya geldik.

-Bundan sonra sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir.

-Bir ülkede okuyacak öğrenci öğretmene hasretken, ateş gibi 1 milyon öğretmen oracıkta duruyorken nasıl atamazsınız? Bugün 114 bin öğretmeni atadığınızda bir tane öğretmen fazlası olmuyor kamuda. (Çözüm çok ilginç, 1 milyonun 114 binine imkân, peki diğerleri?)

-“Üç yıl boyunca tasarruf tedbirleri yapacağız, emekli kadar atayacağız” diyorlar. Yani hiç öğretmen almazsak, eğitim fakültelerini kapatsak 65 yıl sürecek öğretmenlerin ataması. İtibardan tasarruf olur ancak eğitimden tasarruf olmaz.// (PolitikYol)

Hiçbir çözüm önerisi sunmayan, sadece durum tespiti yapan mesajlar açıkça gösteriyor ki, Özel’e ve tabii ki CHP’ye biçilen rol ılımlı muhalefet, toplumun gazını almaktır.

Şimdi sıra, Ankara’da 26 Mayıs’ta gerçekleştirilecek ‘Büyük Emekli Mitingi’.

Göreceksiniz yine ekonomi politika değişikliği, ülke kaynaklarının halkın yararına kullanımı temelinde somut ifadeler kullanmadan sahadan ayrılacaktır Özel.

Özgür Özel’in GazeteDuvar söyleşisinde ileri sürdüğü, AKP ve MHP üzerindeki güç odaklarının nüfuzunun, CHP’yi kapsamaması mümkün mü sizce?

Sorunun cevabında bir de Yalçın Bayer’den yararlanalım isterseniz…

Kadir Topbaş’ın gelen tepkiler sonucu 2009’da cesaret edemediği İGDAŞ özelleştirilmesi, kapsamı genişletilerek 2024’te CHP’li İmamoğlu’nun  hedefinde…

//İGDAŞ satılıyor, ancak yetmiyor masada Hamidiye Su, Halk Ekmek, İSPARK dosyaları da var. Halk CHP’ye oy verirken, “Altın yumurtlayan tavukları kesin” mi dedi? Yani böyle bir izin vermedi ki, nereden çıktı bunlar! Yüksek kârlılık oranı olan bu şirketler satıldığında, yüzlerce işçinin işten atılacağı, alan firmanın İGDAŞ hizmetlerine fahiş zam yapacağı açık değil mi? Bu zam kimin cebinden çıkacak? Ekrem İmamoğlu’na oy veren ya da vermeyen İstanbul halkının cebinden çıkmayacak mı?

İSPARK otopark hizmetleri daha da kazık olmayacak mı?

İstanbul halkı ucuza ekmeği nereden alacak, söyleyin. Halkçı belediyecilik örneği bu mudur?

Topbaş döneminde İGDAŞ satışına karşı gelen CHP’li siyasetçiler şimdi ne diyecekler? Özgür Özel ne diyecek, itiraz edecek mi?

Bize bu bilgileri veren siyasetçiler “Meclis üyesi olarak bize soran yok, yakında İSKİ-İETT satılırsa şaşırmayacağız” diyor.// (Yalçın Bayer, 17 Mayıs, Hürriyet)

Hadi buyurun bakalım CHP’de değişimin mimarları Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel!

Siz kimin yanındasınız, sermayenin mi halkın mı?

“CHP Belediyeciliği” , kamu belediyeciliğini öncelemiyor mu yoksa?

CHP üye ve seçmeni, İBB’nin bu tasarrufuna boyun eğmemeli, karşı koymalıdır!

CHP’nin vesayet altından çıkarılarak özgürleştirilmesini  halkın (çoğunluğun) meselesi gören idrak sahibi Cumhuriyet Halk Partililer,  Özgür Özel’in tutarsız söylem ve davranışlarına dayalı muhabbetlere kapılmak yerine partilerindeki yapısal/kök sorunlara odaklanmalı ve çözüm bulmalıdır.  

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ