DOLAR 48,26810,04%
EURO 56,0690-0,04%
ALTIN 6.883,64-0,25
BIST %
BITCOIN 38053291,40%
Edirne
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

26 okunma

NOHUDUN YEŞİLİ

ABONE OL
31 Ağustos 2026 12:01
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ismail-demiray-yeni-4.jpg

Saros’un bu ücra köyünde en büyük kızıyla birlikte yaşıyorlardı yıllardır.

Her gün olduğu gibi kahvaltı sonrasında kahvenin en serin, rüzgar alan yerine oturdu, sohbet edecek birilerini arıyor gibiydi gözleri. Yıllar yaşıtlarını bir bir elinden almış götürmüştü onu da bekleyen geleceğe doğru. Hissediyordu bunu.

Masasına oturan yeni emekliyi görünce yüzü aydınlandı, uzaklaşmakta olan kahveci Kel İsmail’e neşeyle sesleniverdi; “Çaylar iki olsun!”

Selamlaştılar genç emekliyle. “Kimsin, necisin/” diye sorular sorarak tanımaya çalıştı, sohbeti başlatmak istercesine.

“84 yaşımdayım. Baksana buraya, yaşıtlarımdan kimse kalmadı sohbet edecek. Çok yaşamak da bela be kardeşim. Kızımın yanında kalıyorum, dört taneler, bana o bakıyor. Diğer kızlarım da düzenli ararlar her gün. Hepsi bir tarafta işte, bayramlarda buluşabiliyoruz ancak.

Hayrabolu tarafındanım, köy kökenli. Yıllarca bir çift beygirle çiftçilik yaptım okuma yazma bilmeyen anama babama baktım. Kendim evlendim daha 17’sinde. Anam, babam, 5 kardeşiz 16 yaşında karımın üstüne kaldı bütün ev işleri. Ne çekti rahmetli karım bu dünyada, hakkını ödeyemem ben onun. Sekiz sene önce bıraktı gitti beni, bizleri, dayanamadı dünyanın yorgunluğuna.

Köyde bütün iş benim ve karımın üzerine kalmıştı. İyi havalarda tarladan eve gelemiyordum. Ekimi, tohumu, biçimi, harmanı, sapı sapanı. Bitmiyordu ki iş, kötü havalara bile sevinemiyordum evde kaldığıma, bir ahır büyük baş hayvan, mandası, ineği, ağılda koyunlar, keçiler. Hepsi bize bakıyordu, anam, babam, kardeşlerim de bizlere yardımcı.

Dört dönüm bahçe ekiyorduk. Kavunu, karpuzu, domatesinden tut da fasulyesine, mercimeği, nohuduna kadar.

Sen bilir misin nohudun yeşilini? Yeşil nohudun o ‘kekremsi’ tadını. Halen kokusu burnumda, geçen gün yeni mahsul nohut getirmiş satıcı, aldım avucuma kokladım, kokladım ama kokusu bile değişmiş sanki.

Evlendikten on sene sonra İstanbul’a gittim dört kızımı da alarak. Bir de kardeşim geldi yanımıza okumaya. Çamaşır, bulaşık makinesi nerdeee? Suyu mahalle çeşmesinden taşıyarak dört sene de kira evlerinde gezindik. Tüm yük gene rahmetlinin üstünde. Sonra yaptığımız gecekonduya su bağlatırken sevincinden ağlamıştı rahmetli karım.

Aynı fabrikada çalıştım emekli olana kadar, serde solculuk var hep mücadele içinde geçti ömrüm. 69’da 6.Filo’nun protesto gösterilerine katıldım. 12 Eylül öncesinde kelle koltukta sendikal faaliyetlerim yıllarca faşistlerin ölüm tehditleriyle geçti.

Kanlı 1 Mayıs’ı yaşadık, olaylarda birlikte çalıştığım bir arkadaşım öldü kurşunlarla. 12 Eylül oldu bir günde ne çatışma kaldı, ne terör. Koskoca devlet yıllardır neden engellemedi de darbe yaptılar her şey bitti. Yazık ettiler bu ülkenin on binlerce gencine. Memleketin hayırlı evlatlarını tırpanla biçer gibi biçtiler de bak bu günlere gelmemize neden oldular.

Emekli oldum çalışmaya gene devam ettim. Biraz benim, biraz da kızlarımın desteğiyle bu yazlığı kooperatif olarak ödeyerek hak kazandık. İstanbul’da da kızımın yanında kalıyorum, yazı da burada geçiriyoruz. Burası daha iyi, baksana üstümüz orman, ilerisi deniz, hava mis gibi. Benzer mi İstanbul’un rezilliğine.

Şimdi köyümde ne büyük, ne de küçük baş hayvan kaldı. Orda da sadece benim gibi ihtiyarlar. Gençler hep şehirlerde ekmek peşinde. Bahçeler boş, evler virane, ölenin yerini kimse doldurmuyor köylerde. Nohut mu? Ne yeşili var artık ne kurusu köyümde, marketten alıyorlar nohudu marketten.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya