
İnsanlara “KENDİNİ KANDIRMAK” gibi gelecek ama, ben gene de, “HACCA GİTMEK” konusunda düşündüğümü yazmak istiyorum.
Ben “Hac’ca gitme farzını şöyle düşünüyorum.
Tamam farz mı farz, ama düşününce, bütün dünya insanlarının, FİZİKİ YOLCULUKLA Hacca gitmesi mümkün gözüküyor mu sizce?..
Tamam seçim var, ama bu ne kadar mantıklı ve de adaletli?..
Bana göre, “Hacca gitmek” eylemi sadece fiziki değil de, ruhsal olarak gidemez miyiz?..
Hayal ile ruh gücünü kullan, Kâbe’ye gittiğini hayal et!.
“RUHSAL OLARAK KÂBEDESİN”
Fiziğinin gitmesi mi yoksa, ruhunun gitmesi mi daha makbuldür?..
Bence ruhsal olarak HAC’CA gitmek daha güzel.
Çünkü istediğin zaman, Gönlünden geçirir, hayal eder GİDERSİN!.
Yani, istediğimiz zaman, hacca gitmek ruhsal olarak mümkün, HAYAL ET YETER ORADASIN!..
Bak, gör, dularını anlayarak et, bir dakikayı bir saatmiş gibi yaşa, istediğin zaman geri dön.
Ayrıca, FİZİK, ET, KEMİK YOLLARDA, RUH İPTAL, AYAKLARINLA GİTMİŞİN NE FAYDA!?..
“Kendini kandırmak” gibi gelir insanlara, ama ruhsal gücümüz boşına verilmedi ki bize, kullanalım diye verildi, hem sınırları da yok!..
Kuran’ı Kerim. Sure 3/ayet 114:
Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardır.