DOLAR 48,45480,06%
EURO 56,36050,08%
ALTIN 6.912,420,76
BIST %
BITCOIN 3824044-0,89%
Edirne
20°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

26 okunma

KARAAĞAÇ’IN KURTULUŞU

ABONE OL
7 Eylül 2026 14:13
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ismail-demiray-yeni.jpg

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yayınını sürdüren Edirne Postası gazetesi 12 Eylül 1930 tarihli sayısında manşetten vermiş haberi; “Karaağaçın Kurtuluşu”

Edirne’de kurtuluş savaşından hemen sonra sınır Meriç nehridir. Karaağaç’ta Yunanistan tarafında kalmıştır. Türkiye’nin Meriç’in öbür kıyısında ayak basacak yeri yoktur.

Savaş yüzünden iki ülke de bitmiş durumdadır. Savaşın kazananı olmaz derler, her iki ülkede de halklar perişan durumdadır.

Lozan Anlaşması yapılmış Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olarak kabul edilmiştir. Fakat savaşın kaybedeni Yunanistan’dan Türkiye’nin savaş tazminatı talebi vardır. Yok olan ekonomisiyle Yunanistan’ın ise bir kuruş ödemeye gücü yoktur. Çözüm olarak Karaağaç ortaya konur. Yunanistan Karaağaç’ı savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verir.

Karaağaç sınırı bugünkü haliyle yeniden çizilir ve Türk askerleri 15 Eylül 1923 tarihinde yani Edirne’nin kurtuluşundan 294 gün sonra Karaağaç’a girer ve Karaağaç Türkiye sınırları içine katılmış olur.

Karağaç ve Göç yılları. Foto Anonim.

Yetkililer Karaağaç’a girdikten sonra şaşkına dönerler. Karaağaç’ta binalar tamamen soyulmuş gibidir. Hiç birinde çatı, kiremit, kapı ve pencere yoktur. Bütün binaların üzerinden işe yarayacak bütün malzemeler sökülmüş ve Yunanistan’da sonradan Orestiada ismini alacak olan Kum Çiftliği’ne trenle taşınmıştır.

Kum Çiftliği’nde yeni bir Karaağaç yaratılmaktadır. Bütün bunlara Edirne’nin “Yıkıcılar”ı da dahil olur. O yıllarda iki ülkede de adeta çivi bile üretilememektedir. Savaşın yok ettiği ekonomileri, biten genç erkek nüfus, yoksulluk, kıtlık her yerde hüküm sürmektedir. O yüzden inşaatlardan çıkan malzemeler tekrar, tekrar itinayla kullanılmaktadır.

Yıkıcılık mesleğini yaratmış olan Yahudiler Edirne’de eski, tarihi ayakta durmakta zorlanan bütün yapıların yıkım işini yapmakta, çıkan malzemeleri itinayla istifledikten sonra ihtiyacı olanlara, Karağaç’ın imarına özellikle de trenle Yunanistan’a Orestiada’ya göndermektedirler. Küçülen, savaşlar, göçlerle nüfusu iyice azalan Edirne’de ihtiyaç fazlası binalar tamir edilmek yerine yıkılarak içinden çıkan malzemeler bir şekilde ekonomik değere dönüşmektedir.

Savaş tazminatı olarak alınan Karaağaç’ın imarı ve Orestiada işte böyle yaratılmış olur.

O dönemleri tarihsel belgelerle gün yüzüne çıkarabilecek uzman tarihçilere ve bu tarihçileri bir araya getirebilecek bir panel zamanı geldi artık.

Not; Fotolar Kültür Envanteri sayfasından.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya