DOLAR 48,38100,22%
EURO 56,1223-0,25%
ALTIN 6.898,85-0,74
BIST %
BITCOIN 3856974-1,47%
Edirne
26°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

33 okunma

 YAPI — YAPI . . . hep yapı!

ABONE OL
4 Eylül 2026 11:05
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: mustafa-deribicen.jpg

İnsanların günlük yaşamında barındıkları yerler elbette yapılardır. Çeşitlilik bakımından, malzeme bakımından, amaç bakımından çeşitli isim alırlar. Örneğin, ahşap, taş, ibadethane, yollar, köprüler, barajlar daha bir çokları. Ama insanlar için en önemlisi barınma amaçlı evler, çok katlı apartmanlar onların çoğunlukta olduğu siteler, daha ötesi mahalleler ve şehirler.

Yapı denilen konu taş devrinden beri devam etmektedir. Gittikçe gelişmiştir, bir katlıdan başlayarak çok katlılara kadar uzanmıştır. Bugün Türkiye olarak iyi bir inşaat sektörümüz var. Bina olarak her türlü yapıyı yapabiliyoruz, diğer yapılarda da geri değiliz. Ülkemizi apartmanlarla donattık, her önüne gelen inşaatçı oldu. Bu hesapsız gidişat güzelim ahşap konakları, yeşil bahçeleri yok etti. Bunda bir zorunlulukta var; nüfus sayımız gittikçe artıyor, o insanlara barınak lazım. Eskiden bir, iki katlı evler yeterli oluyorsa da artık olmuyor. Konu çok katlıya dönüştü, doğa yok edildi.

İnşaat sektörünün bir iyi yanı da fazla istihdam sağlıyor yani çalışma olanağı yaratıyor. Ondan önemlisi de başka sektörleri de besliyor. Bir hesap yapılıyor; bir inşaat sektörü 255 sektörü besliyor, küçümsenecek bir konu değil. Bir inşaata kalkıştığın zaman Belediye harcını alıyor, mimar, mühendis kazanıyor, kumcu çimontocu, demirci kazanıyor, taşeronlar, onlara bağlı işçiler kazanıyor, malzeme satanlar kazanıyor, inşaatı yapan yapıcı kazanıyor. Bazen de işi zararla kapatıyor. Kim böyle sektöre heves edip balıklama dalmaz?

Acaba her şey göründüğü gibi mi. Bina dediğimiz yapı havada durmayacak, arsada duracak. Arsa dediğimiz yerleri yaratmak için güzelim tarım arazileri parsellenip inşaat alanına dönüştürülüyor. Bu nedenle inşaatlar yüzünden ekilebilir tarım arazisinin Türkiye %,15’ini KAYBETTİ. Küçümsenecek bir olay değildir. Kimin umurunda; yapıcı, tüccar kazanıyor, cüzdanlar para doluyor.

Peki inşaat yapmayacak mıyız; elbette yapacağız. Yol, köprü, baraj, tünel, okul, hastane, deprem evleri bunlar zorunluluktan, ihtiyaçtan doğan yapılar. Bir de keyfi sırf para kazanayım diye yörede ihtiyaç olmasa da yapılan yapılar var. Bugün Edirne’de böyle yapılar oldukça, fazla buna bir çare bulunmalı. Yoksa yurt içinde yapılan yapı alışverişi benim param senin cebine, senin paran benim cebime. Bu kazanç değildir, asıl kazanç yurt dışında işler alıp, bina yapıp, o parayı yurda getirmektir. İşte kazanç budur.

Ukrayna, Gazze, başka Arap ülkeleri yerle bir oldu, artık bu ülkelerde savaş bitmelidir, barış olmalıdır. Ondan sonrası imar faaliyeti. Oralardan iş alıp, inşaat yapabilirsek o yapının kazancı Türkiye için kazanç olur.

Birde inşaat sektörü dururken devletin kiralar çok yüksek bahanesi ile yapılar yapıp halka ucuz fiyatlarla satması. Anladık ama devletin işi devletlik yapmak, inşaat yapmak mı! Bırakın yapıları inşaat sektörü yapsın.

Konu ihtiyacın üstünde yapı yapıp olayı karmaşa haline getirmek. Bugün Edirne’de ihtiyacın üstünde yapı var. Acaba diğer şehirler nasıl, onlarında bizden farklı olduğunu sanmıyorum. Her işte olduğu gibi yapıda bir hesap kitap işi. Bu konunun muhatabı da Belediyeler oluyor.

YAPI — YAPI –…. hep hep yapı…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya