DOLAR 45,5505 0.25%
EURO 53,0459 -0.21%
ALTIN 6.656,11-2,02
BIST 14.371,81-1,86%
BITCOIN 36631131,28%
Edirne
14°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

116 okunma

Bir Savaş Kaç Para?

ABONE OL
14 Mayıs 2026 15:33
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ozdemir1-1.jpg

Bundan üç yıl önce Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi’nde ABD ve Çin’in sistemik seviyede etki analizini yaptığım bir bilimsel makalem yayınlanmıştı. O makalede sorduğum soru ABD ve Çin’in kaçınılmaz olarak bir savaşa mı gittiğiydi. Makalenin bulguları ise bu soruya hayır cevabını iki devletin sistemik seviyede birbirleri ile olan rekabetçi işbirliği dolayısıyla veriyordu.

Yani iki devlet kaçınılmaz olarak savaşa gitmiyor. Bir yandan birbirlerine olan ihtiyaçlarını ortaya koyarken diğer yandan da birbirlerine “az maliyetli” yollardan üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.

Şimdi bu “az maliyetli” yollara dikkat çekmek lazım. Zira savaş çığırtkanlıklarının içinde örtülü operasyonlar, sanayi casuslukları, fikri mülkiyet haklarının ihlali gibi konular görmezden geliniyor. Öyle ya savaş diye bağırınca herkes dönüp bir bakıyor. Ama kazın ayağı öyle değil.

Yukarıda bahsettiğim makalemin yayından yaklaşık yedi ay sonra Kasım 2023’te ŞiCinping Kaliforniya, San Fransisko’da ABD Başkanı Biden ile buluştu. Toplantı sırasında ABD başkanı Uygur Özerk bölgesi ve Tibet’te gerçekleştirilen insan hakları ihlallerine istinaden görüş belirtti. Buna ek olarak iki devletin aralarındaki görüş ayrılıklarına rağmen ekonomik iş birliği yapılması ve askeri alanda doğrudan irtibat kurulması hususunda görüş birliğine varıldı. Üstelik bu toplantıdan saatler sonra Biden, ŞiCinping için diktatör ifadesini kullandı buna rağmen iki devletin yarışmacı iş birliği devam etti.

San Fransisko’daki toplantıdan sora ve yukarıda bahsettiğim makalemin yayınından yaklaşık bir yıl sonra Mart 2024’te ABD’nin başta Federal Expres isimli kargo şirketi, kargo şirketi deyip geçmeyin; 2025 rakamlarıyla geliri 87,9 milyar dolar, net geliri 4,09 milyar dolar, toplam varlıkları 87,6 milyar dolar ve 440 bin çalışanı mevcut, buna ek olarak Qualcomm isimli kablo şirketi, kablo şirketi deyip geçmeyin; 2025 rakamlarıyla geliri 44,28 milyar dolar, net geliri 5,41 milyar dolar, toplam varlıkları 50,14 milyar dolar ve 52 bin çalışanı mevcut. ABD’nin önde gelen şirketlerinin ŞiCingpin ile görüşmesinde Çin devlet başkanı ABD ile Çin’in birbirlerinin gelişmesi için önemli destekler olduğunu da belirtti.

Şimdi de Trump Çin’de. Bir önceki başkanlık döneminde de gitmişti. Yukarıda anlatılan hususlara dair konuşmalar yapıldı. Yine ekonomik ilişkiler öne çıkarıldı. Trump’ın delegasyonunda Apple (2025 geliri 416 milyar dolar), Blacstone (2025 geliri 14,5 milyar dolar), Boeing (2025 geliri 89,5 milyar dolar), Cargill (2025 geliri165 milyar dolar), Citigroup (2025 geliri 85,2 milyar dolar), General Electric Aerospace (2025 geliri 45,86 milyar dolar), Goldman Sachs (2025 geliri 58,28 milyar dolar), Illumina (2025 geliri 4,37 milyar dolar), Mastercard (2025 geliri32,8 milyar dolar), Micron Technology (2025 geliri 37,4 milyar dolar), Nvidia (2025 geliri130,5 milyar dolar), Qualcomm (2025 geliri 44,28 milyar dolar), SpaceX (2025 geliri16 milyar dolar), Tesla (2025 geliri 94,83 milyar dolar) ve Visa’nın (2025 geliri 40 milyar dolar) yöneticileri yer aldı. Üstelik bu yazı kaleme alınırken daha fazla şirketin yöneticisinin de bu delegasyona katılması bekleniyordu.

ŞiCinping, Tayvan meselesi dolayısıyla çatışma ihtimalinin oluşabileceğini ifade etmesi ise bizim 3. Dünya Savaşı çıkacak yayın grubu için kullanışlı bir aparat olabilir. Ancak yine kötü haber; bu durumun gerçekleşmemesi için adımlar çoktan atıldı. Ayrıca Tayvan gerginliği Trump’ın ilk döneminde ardından Biden döneminde de vardı. Neyse asıl önemli kısmın olduğunu düşünenler ellerine kumandayı alabilirler. Bu köşe yazısında o ekmek için bir yağ bulunmuyor.

Ha şunu da unutmayalım; ABD Devlet Sekreteri Marko Rubio’nun hem Uygur Özerk bölgesi hem de Tibet’teki insan hakları ihlallerini belirttiği için Çin’e giriş yasağı vardı. Çin bu yasağı kaldırdı. Magazin basınlı uluslararası ilişkiler analizlerinde bir harf değişikliği üzerinden verilen giriş izninin çok konuşulduğunu görüyorum ancak burada da asıl dikkate alınması gereken şey “Çin aleyhine konuşan” birinin giriş izninin verilmesi. Bunun sebebi de yukarıdaki şirket gelirlerinde yatıyor. Başka bir deyişle ekonomik kapasiteniz genişse istediğinizi söylersiniz. Seve seve sizi ülkelerine almak zorunda kalırlar. Bu söylemler sadece Trump döneminde değil öncesinde de defaatle üst düzey Amerikalı politika yapıcılar tarafından dile getirildi.

Gelelim bir savaş kaç para sorusuna; en azından 1 trilyon 274 milyar 52 milyon dolar. Bu hesap yukarıdaki şirket gelirlerinin kabaca toplanması ile elde edildi. Çin’in şirketleri, ABD ve Çin ile iş yapan dünyanın geri kalan devletlerinin kayıpları hesaplanmadı bile…Türkiye’nin nominal Gayrisafi Yurtiçi Hasılası yaklaşık 1 milyar 390 milyon dolar. Hesabı siz yapın. Ne var yahu bir deli bu parayı kaybetmeyi göze alabilir şeklindeki “muhteşem uluslararası politikada sistemik yapı bilgisine” dayalı bir ifade kurmaya hazırlananlar için yine ellerine televizyon kumandası almayı tavsiye ederken şunu eklemek isterim; ABD Savunma Sekreteri Pete Hegseth, ABD Savunma Sekreterliği Mali İşlerden Sorumlu Sekreter Yardımcısı Jules J. Hurst ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine Temsilciler Meclisi’nden ödenek almak için ifade vermeye gittiklerinde (evet önce ifadeler verilir, hesaplar sorulur ondan sonra ödenekler verilir) İran’a yönelik saldırıların 29 milyar dolar olduğunu belirtince soğuk terler dökmek zorunda kaldılar. Neyse size iyi televizyon seyirleri… Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya