
Haklarını yemeyelim, bu gün, “Medeni” dediğimiz ülkelerde, kendi halkı için olduğu kadar, cümlenin hakları ve adaleti için çalışanlar da çok!..
Dünyanın doğasını ve hayvanlarını korumak için, birçokları örgütlenip, maddi manevi fedakârlıklarla çalışıyorlar.
Allah onlardan razı olsun. Ama yine de, negatiflerin peşinden gidenler çok olunca, iktidarlar, yine köleci, kirletici, sömürgecilik yolundan vazgeçmiyorlar!..
Halâ o orta çağ HAÇLI ZİHNİYETİ devam ediyor maalesef!..
Politik amaçları:
“Bilimde, ekonomide, silah gücünde çok güçlü olup, dünyanın diğer ülkelerinin özgürlüğünü gasp edelim, kutsallarını tahrif edelim, köleleştirip, sömürelim!..” üzerine kuruludur.
Dünyada hep birlikte, farklı, ama pozitif kültürel renk çeşitliğini ürete ürete, paylaşa, paylaşa, yardımlaşa, yardımlaşa, saygıyla, sevgiyle HUZUR BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE YAŞAMAK VARKEN, KAN GÖZYAŞI, SAVAŞLARA SEBEP OLMAK NEDEN?..
İnsanlığı mahvetmek için uğraşan, şeytanın uşağı olmak NEDEN?..
İnsan evlâdı olmak varken, ŞEYTAN OLMAYI TERCİH ETMEK NEDEN?..
“Geri kalmış” denilen ülkelerde ise, kölecilere kananların çokluğunda, bataklığı kurutmak yerine, batağın üstündeki saadet de olma arzularında, cümlenin hak ve adaletine saygı, sevgi ve koruma konusunda, pek yazan, çizen, okuyan, çalışan, ÇOK AZ, maalesef!..
Varsa yoksa, “Bana ne” cilik, particilik, dert edebiyatı, bir de araba keyfi sevdası!..
Kuran’ı Kerim. Sure 7/ayet 165:
Artık o avcılar, edilen nasihatleri unutunca, biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık. Zulmedenleri ise, çıkardıkları fesatlar yüzünden şiddetli bir azaba yakaladık.