
Yaşamın içinde ki, insanları, hayvanları, bitkileri gözlemleyip, (“ÖNCELİKLE KURANI ANLAMAK İÇİN OKUMANIN IŞIĞINDA,”) “İYİLİKLERİ ARTIRMAK, YAYMAK,” “KÖTÜLÜĞÜN TEMEL KAYNAĞI NEREDE?” diye düşünüp, çözümü bulup, insanları uyarmak kulluk vazifemiz.
Rabbimiz bu yolu bize, 39/66: ayetinde,
“Tek Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol!” diye bildirmiş.
İBADET: en açık haliyle işte bu.
Öyle beş farzla sınırlı değil, sonu yok!..
Kısaca: KARŞIMIZA ÇIKAN İYİLİKLERİN, ZORLUKLARIN HEPSİNE ŞÜKÜR’den sonra, iyilikleri geliştirmek, kötülüklerin nedenlerini bulup, azaltmak için mücadele etmek hem KULLUK VAZİFEMİZ hem de MÜSLÜMAN İBADETİNİN OLMAZSA OLMAZIDIR!..
Müslüman’ın bir tanımı da: Tevrat’ın, İncil’in Kurana göre arınmış hallerine, Zebur’a, ve de hapsini doğrulayıcı, KORUNAN Kuran’ ı okuyup, uygulayan, cümle alemin iyiliğine çalışan insan!..
YAŞAMIN İÇİNDE YAPILAN İYİLİK, KOLAYLIK, BEREKET, KÖTÜLÜK, ZORLUK, BEREKETSİZLİK…
HEPSİNE ŞÜKÜR, AMA…
ŞÜKRÜN DE BİR SORUMLULUĞU VAR!..
O DA HATALARI BULUP DÜZELTMEYE EMEK VERMEK…
KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, CÜMLE ALEMİN FAYDASINA ADANMAK İÇİN VARIZ!..
Kuran’ı Kerim. Sure 21/ayet 35:
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtahan olarak, kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hapiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.
7/130: And olsun ki, biz Firavuna uyanları, düşünüp, ibret alsınlar diye, tuttuk, senelerce mahsul kıtlığı ve kuraklıkla kıvrandırdık.