DOLAR 46,1595 0.06%
EURO 53,2369 -0.08%
ALTIN 6.050,250,19
BIST 13.743,50-0,01%
BITCOIN 28753520,58%
Edirne
23°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

272 okunma

365 GÜN ÇEVRE

ABONE OL
10 Haziran 2026 13:25
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: solduyu-1.jpg

Bir çevre günü daha geçti. Birçok yerde anlamlı toplantılar yapıldığı gibi anlamsız, iş olsun babında etkinlikler de yapıldı. Ben Edirne Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan arkadaşlarla Çerkezköy’de idik. İklim Krizi teması ile yapılan TKKB toplantısına katıldık. Haberi yerel gazetelerden okumuşsunuzdur.

Çevre Günü “Senede Bir Gün” değil 365 gündür. Çevreyi, doğayı koruma her an, her davranışımızda, yaşamımızda, kültürümüzde olması gereken bir hal ve gidiş durumudur.

Dünyamızın geleceğine dair korkularımız, kuşkularımız varsa da umutlu olmamızı sağlayan kararlar ve örgütlenmeler de var. Vaysal Köyü’nü duymayan kalmadı. Su ve orman kaynağı olan bu yöreye onlarca yıldır saldıran sermaye, arkasına aldığı idareciler ile taş ve maden ocakları peşindeler. Sanırım üç kez yapılan girişimleri her seferinde halkın ve hukukun duvarından döndü. Önceki gün bir kez daha aynı akıbete uğrayan şirket bakalım devamında ne yapacak?

Keşan’dan da olumlu iki haber geldi. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nün Karlıköy’de açmak istediği taş ocağına verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını Edirne İdare Mahkemesi iptal etti.

DSİ 11. Bölge Müdürlüğü projesinde de taş ocağının kapasite artışına halkın büyük tepkisi ve Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü projenin orman varlığına vereceği zararları görerek projeye “uygun görüş” vermemesi sonucunda bu proje de iptal edildi.

Merkeze bağlı Karayusuf Köyü’nde de özel bir şirket tarafından yapılması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik Depolama Tesisi (EDT) Projesi de itirazlar sonunda Bakanlıkça iptal edildi.

Benzeri yüzlerce durum sayabiliriz. Sahi kamu adına görev yapan kurumlar neden var? Akbelen’de simge olan yaşlı insanların görsellerinde sorduğu gibi; “Kimdir Devlet?”

Mahkeme süreçlerinde bilirkişi heyetinin yaptığı incelemeler, bölge ekosistemine verilecek zararın “geri dönüşü mümkün olmayan” boyutta olduğunu bilimsel olarak tescil ediyor. Kamu adına görev yapanlar da bunu biliyor.

Bir şirket iş yapma talebini Valiliğe verdiğinde; eldeki mevzuatlar, kamu yararı ve doğaya verdiği zarar düşünülerek işverenin talebi reddedilse olmaz mı? Olması gereken; toplum çıkarını savunacağını vaat ederek oy alan siyasetçiler ve yurttaşların vergisinden maaş alan kamu görevlileri etkili güçlerin değil de kamunun yanında dursalar olmaz mı? Çünkü biliyoruz ki idareciler kamuyu ve doğa çıkarını kılavuz edinmekle yükümlüdürler.

Çerkezköy’de de gördük; Kıyıköy sahiline nükleer niye düşünülür ki? Bu karar gerçekleşirse sadece Trakya değil, İstanbul ve tüm Marmara Bölgesi ve de ülke olarak karşı olmak gerektiğinde birleştik. Bizim dışımızda Bulgaristan ve Romanya başta olmak üzere Karadeniz ülkelerinin de Bükreş Anlaşması gereğince itiraz edebilecekleri bir durum. Tüm bunlardan sonra Trakya’da nükleer santral gündemden düşmeli akla göre. Ama!

Mevzuatlara, akla, bilime, hukuka ve doğaya aykırı bu tür girişimler iklim krizinin sebebi değil mi? Biz insanlığın, özellikle sermayenin yarattığı bu krizi sürdürülebilir duruma getirmek ve doğayı kendi normal değişimine bırakmak için yapılması gerekenler belli.Pazartesi günü Bülent Ayan’ın örneklediği gibi önemli olan doğaya bakış açısı. Istrancalar’ın bizim tarafı ile Bulgaristan tarafı neden farklı? Çünkü bakış açılarımız uymuyor. Onlar doğayı ve canları, biz sermayeyi düşünüyoruz. Arnavutluk halkını duydunuz mu? Bir adayı yüklü meblağ ile turizm adası olması için Trump’un oğluna vermek istiyor hükümet. Halk sokaklarda ve satış istemiyor.

Birilerinin doğayı ve insanı sömüren, geleceği tehdit eden ve iklim krizine neden olan girişimlerine karşı hepimiz Kent Konseyi veya ilgili örgütler içinde mücadele etmeliyiz. Ana kirletici iktidar destekli sermaye olsa da zararı hepimiz görüyoruz.

Çerkezköy’de Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, kente ve doğaya yapılan müdahalelere karşı kentimizde neler yaptığımızı detaylı olarak anlattı. Gördük ki en akli etkinlikleri, hukuki mücadeleleri EKK yapıyor. Övünmek değil ama gerçeği de bilmek gerekiyor.

Bir çevre günü daha geçti. Bir yıl sonraki çevre gününe kadar yani 364 gününüz çevre, ekoloji ve doğayı koruyan yurttaş olma mücadelesi ile dolsun…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya