Kategori arşivi: Siyaset

Akalın askeri hastaneleri gündeme getirdi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Askeri hastanelerin kapatılmasının Türkiye’nin savunma gücünü zayıflattığını söyledi.
Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Milli Savunma Bakanlığı Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında gerçekleşen düzenlemelerin Türk Silahlı Kuvvetleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Akalın, köklü bir geçmişe sahip 33 askeri hastanenin kapatılmasının ardından, tecrübeli askeri sağlık personelinin sivil hastanelere gönderilmesi veya emekliye ayrılmasının, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savunma kapasitesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Darbe girişimi sonrasında yapılan düzenlemelerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO içinde askeri hastanesi bulunmayan bir ordu olarak anılmasına neden olduğunu belirten Akalın, bu durumun askerlerin hayatlarını riske attığını ve terörle mücadeledeki zorlukları artırdığını dile getirdi. Akalın, özellikle çatışma bölgelerinde yaralanan askerlerin, sivil doktorlar tarafından tedavi edilmesinin savaş cerrahisi deneyimi olmayan kişilerin müdahale etmesine neden olduğunu vurguladı.
Akalın, konuşmasında ayrıca şu önerilere yer verdi:
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan savunma üniversitesi içinde bir Askeri Tıp Akademisi’nin ivedilikle kurulması ve askeri hastanelerin bu akademiye bağlanarak tekrar faaliyete geçirilmesi.
Kapanan askeri hastanelerin, askerlerin ailelerine sunduğu sağlık hizmetinin, askerlerin ve ailelerinin moral açısından önemli olduğu ve bu hizmetin tekrar sağlanması.
Devletin, askeri personelin sağlığı için gerekli adımları atarak ülkenin savunma gücünü daha da güçlendirmesi.
Milletvekili Akalın, konuşmasının sonunda, “Şehitlik bu işin fıtratında var!” gibi ifadelerle meseleye ciddiyetsiz yaklaşmamak gerektiğini ve askeri tıp alanındaki kurumların en kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesi çağrısında bulundu.

Yusuf Bekem, SP’den Belediye Meclisine aday

Saadet Partisi Edirne Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Bekem, partisinden Belediye Meclisi Üyeliği için aday adaylığı başvurusu yaptı.
Yusuf Bekem, evraklarını Saadet Partisi İl Başkanlığına teslim ederek, Belediye Meclis Üyeliği aday adaylığını açıkladı.
Saadet Partisi’nde uzun yıllar çeşitli kademelerde görev almış isimlerden biri olan Yusuf Bekem, “Vatandaşlarımız belediyelerden sadece rutin işlerinin görülmesini değil, kendisine kıymet verilmesini, saygı duyulmasını da bekliyor. İnsanımız telefon açtığında muhatap bulmayı, soru sorduğunda cevap almayı, bir sıkıntısını ilettiğinde çözülmesini, kısa vadede çözülmezse bile en azından ilgilenilmesini arzu ediyor” dedi.
Bekem açıklamasında, Vatandaşa değer veren, sorunlarına samimiyetle çözüm arayan, gayretli, çalışkan dürüst bir belediyecilik anlayışını uygulamak için aday adayı oldum. Seneler akıp gidiyor, Edirne hep geriye gidiyor. Bu duruma dur demek lazım. Sosyal medya belediyeciliği değil, icraat belediyeciliği vaat ediyoruz. İcraat yapmadan, eser üretmeden sadece sosyal medya mecralarıyla vatandaşın kalbine girilemeyeceğini 31 Mart’ta göreceğiz” şeklinde konuştu.

Türkyılmaz: Saha gezileri anketlere yansıyacak

Edirne CHP Taban Hareketi’nin Belediye Başkan Aday Adayı Ergun Türkyılmaz, aday adaylığı açıklamasının ardından 66 gündür devam ettirdikleri saha gezilerinden memnun olduklarını söyledi. Vatandaşın dertlerini dinleyecek siyasileri özlediğini kaydeden Türkyılmaz, “Gördüğümüz ilgiden memnunuz. Edirne’de 138 bin civarında oy kullanacak seçmen var. 50 binin üzerinde kişiyle yüzyüze görüştük. Anketlerden birinci sırada çıkacağımıza inanıyoruz” dedi.


Yüz yüze görüşmeler sonucunda vatandaşların ilgisinin daha da arttığını anlattıklarını daha merakla dinlediklerini kaydeden Türkyılmaz, “Eksik kalan yanlarımız vardı, işte sivil toplum örgütlerini, meslek örgütlerini bulmaktan ziyaret etmemiştik. Onları ziyaret ediyoruz. Kurumları ziyaret etmek istiyoruz. Güzel bir çalışma oldu. Sevindirici haberleri alabileceğin bir noktaya doğru gidiyoruz. Büyük olasılıkla anketlerden birinci çıkmamız bizim için sürpriz bir şey değil. Büyük yüzde ellinin üzerinde anketlerden birinci çıkacağımızı düşünüyoruz. Aday belirleme süreci mülakatlarla başladı. Mülakatta adaylarla bir ön görüşme yapıldı. Anket sonuçlarına göre mülakattaki görüşme daha da önem kazanacak” şeklinde konuştu.


CHP’de 8 tane aday adayının olmasının kendileri için avantaj olduğunu kaydeden Türkyılmaz, Adayların biri ible sokağa inmedi. Biz 66 günde sanayi çarşısını 2 defa gezdik. Kahveleri, kafeleri 3 defa ziyaret ettik. Çarşı merkezi olsun, diğer mahallelerdeki esnafları ziyaret ettik. Işini bilinç tarafı diğer adayı doların isimlerini bize soruyorlardı. Gezilerimizde böyle bir şeyle karşı karşıyayız. Onlara ‘sizi ziyaret ettikleri oluyor mu, geldiler mi, konuştular mı, ne anlattılar” diye sorduğumuzda bizden başka gelen giden olmadığını söylüyorlar. O yüzden anketlerde bizim açımızdan iyi geçecek. Anket bizim çok işimize gelir, çünkü gerçekten sahadayız. Eşi benzeri olmayan hatta Türkiye’de de eşi benzeri olmayan bir çalışmayı yaptık. Yani insanlara dokunduk, insanların çayını içtik. Vatandaşlarımız bize 5 kuruş harcatmadılar” dedi.
Türkyılmaz konuşmasında şunlara yer verdi:
Sosyal medya üzerinden çalışma yapan arkadaşlar sokaklara inseydiler daha iyi olacaktı. Yerel yönetimlerden insanların beklentilerini neler olduğunu öğreneceklerdi. İnsanlar gerçekten ilgi istiyorlar,. onlarla konuşmak gerekiyor. Bize kazandığınızda tekrar gelecek misiniz diye soruyorlar. İnsanlar çok abartılı şeyleri istemiyorlar. Ama gördüklerimiz sokakta bu yani. Edirne’de belki 140 civarı tane kahve var. Mesela benim keşfetmediğim kahveler vardı. O kahveleri de keşfettik, insanlarla görüştük. Mesela TOKİ ye 2 defa gittik. Yıldırım, Yeniimaret’e 2 defa ziyaret ettik. Karaağaç, keza Abdurrahman mahallesi, istasyon mahallesi. Gündüzleri zaten esnaf ziyareti yaparken kahve ziyareti da yapıyorduk. Ama geceleri özellikle kahve ziyaretleri oldu. Kahveler de 50 kişiyi 60 kişiye konuşmalar yaparak geçti. Bu bize avantaj sağlayacak. Diğer arkadaşlara da dezavantaj sağlayacak ama olması da gereken buydu yani. Kim çalışıyorsa o çalışmalar sonucunda anketten birinci çıkma ihtimaliyle yüksek olur. 138 000 oy kullanan insan var. Yani biz bunların neredeyse yüzde kırkını ziyaret ettik. Sosyal medyadan da ortalama 6 tane sponsorluk reklamımız vardı, altısında da yüzer bin görüntülemeye ulaştık. Bu şehri zeki çalışkan, hayalleri olan, liyakatli uzman kadrolardan oluşan ekiple yönetceğiz. Projeleri işte bir kişinin yapmayacağını, proje üretim merkezi kuracağımızı insanlarımıza anlattık. Bize çok büyük bir moral oldu, çok büyük bir enerji aldık.

Bağımsız aday Songül Çetinkaya Tül iddialı

Gökalp TOPYAN
Edirne’nin tek bağımsız Belediye Başkan Adayı Songül Çetinkaya Tül, “Şeffaf belediye, dürüst yönetim, çalışkan kadro, halka hizmet anlayışı” ile yola çıktıklarını belirterek, “Bu defa Edirne’ye bir kadın eli değecek. Rakip beklemiyorum seçime odaklandım, hangi partiden kimlerin çıkacağı önemli değil. Seçime bir ay kala, seçimin kaderini değiştirecek çok önemli açıklamalarımız olacak” diyerek iddialı konuştu.


ÇALIŞMALARIMIZ DİKKAT ÇEKİYOR, TEKLİFLER VAR
Önceki gün Hudut Gazetesini ziyaret eden Bağımsız Başkan Adayı, uzun bir süreden bu yana sessizce mahallelerde çalıştıklarını ve Edirne halkına güzel müjdeleri olduğunu kaydetti. Bağımsız belediye meclis üyeleri ile il genel meclisi üyelerinin de hazır olduğunu kaydeden Tül, bu çalışmaları nedeniyle ismini vermediği bazı partilerin de dikkatini çektiklerini ve teklifler aldıklarını dile getirdi. Belediye Başkanı seçildiği takdirde hayata geçireceği projelerden bir kısmının AB tarafından kabul gördüğünü ve onay aldıklarını öne süren Songül Çetinkaya Tül, bu projelerden birinin hayvan haklarıyla alakalı olduğunu ve onu hayata geçirmeye çalıştıklarını belirterek şöyle konuştu.


PROJELERİMİZİ VAAT GİBİ KULLANANLAR OLDU
Demirhanlı Köyü’nde bir bağışçımızın arazisi üzerine konteynırlar yerleştiriliyor. Burada inşa edilecek barınaklarda yaralı ve sahipsiz hayvanlar iyileştirilip, tedavi edilecek ve veteriner hekimler tarafından kontrolü yapılacak. Bu hareketi Edirne’den başlatacağız ve Trakya bölgesi ve civar illerde de bu proje yaygınlaşacak. Bizim hayvan sevgimiz çocukluğumuza dayanıyor. Evimizde altı kedimiz var, üç tanesi cins, hepsini de sokaktan bakımsız ve yaralı halde alıp iyileştirip sahiplendik. Edirne halkının teveccühü ile belediye başkanı olduğumda sadece halkımıza değil, dünyamızı paylaştığımız patili dostlarımıza da hizmet edeceğim.


Vaatlerimizin hepsi onaylanabilecek durumda. Belediyenin gelirleri yanında birçok projeleri AB’den geçirdiğimizde hepsi hayata geçirilecek. Diğer projelerimizi açıklamak istemiyoruz. Nedeni son basın toplantımızda anlattığımız projelerimizin bazı isimler ve kamu görevlileri tarafından vaat gibi kullanıldığına şahit olduk. Bizim açıklamamızdan iki gün sonra kendi vaatleri olarak gazete manşetlerini süsledi.


“ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN SEÇİMİ ALMAYA İDDİALIYIZ”
Bir süredir sessizce mahallelerde çalışıyoruz ve har kesimden kadın, genç, esnaf gibi kitlelerimiz oluştu. 12 bağımsız meclis üyemiz ve il genel meclis üyesi aday adaylarımız hazır. Şu an bir siyasi parti gibi ciddi bir oy kitlemiz oluştu. Songül Çetinkaya Tül ismi bir parti ismi gibi konuşulmaya başladı. Yani, bağımsız adayın ayak sesleri duyulmaya başladı. Biz şartlar ne olursa olsun bu seçimi almaya iddialıyız.”

Saadet Partili Birol Aydın Edirne’ye geliyor

Saadet Partisi Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın Edirne’ye geliyor.
Saadet Partisi’nin “Milletin Vekilleri, Milletle buluşuyor” programı kapsamında Saadet Partisi Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın Edirne’ye gelecek.
Programla ilgili açıklama yapan Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, Milletvekili Aydın’ın esnaf ziyareti ve STK ziyareti yapacağını söyledi.
Tekin, “Saadet Partisi Genel Merkezimizin ‘Milletin Vekilleri, Milletle Buluşuyor’ programı kapsamında, Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın 29 Aralık Cuma günü ilimizi ziyaret edecek.
Basın toplantısı ile başlayacak programımız esnaf ziyareti ve STK ziyaretleri ile devam edecek. Akabinde teşkilatımız ile bir araya gelecek” dedi.

Edirne’nin aldığı hizmet devede kulak!

TBMM Genel Kurul Toplantısı’nda 2024 yılı bütçesi üzerine bir konuşma yapan CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, parti olarak bütçeye hayır dediklerini kaydetti. Milletvekili Yazgan, Meclis TV’de canlı olarak yayınlanan konuşmasında, “Bugün burada Parlamentoların temel kuruluş mantığına ilişkin bütçe hakkı üzerine toplandık. Tabi bütçe hakkının, kamu bütçesinin diğer tarafında da vergi ve yükümlülükler var. Hükümetin kamu bütçesi ve vergi denklemine yaklaşımını memleketim Edirne üzerinden tariflemek isterim” dedi.
2023 yılı Kasım ayına kadar Edirne ilinde tahakkuk eden verginin 13 milyar 693 milyon lira olduğunu, Aralık ayının bu toplama dahil olmadığını kaydeden Yazgan, buna karşılık Edirne’nin aldığı ödeneğin bunun % 10 kadar olduğunun altını çizdi. Yazgan, öte yandan Edirne ili 2023 Yılı Yatırım Programına göre, 2023 yılı için devam eden projelere ayrılan ödeneğin ise 6 milyar 482 milyon lira olduğunu belirtti. CHP Edirne Milletvekili Yazgan, “Kaldı ki bu 6 milyar 482 milyon liralık yatırım bütçesinin 5 milyar liralık büyük kısmı da Tekirdağ, Kırklareli, İstanbul ve Edirne illerini kapsayan Halkalı-Kapıkule tren yolu için ayrılmış durumda” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü.
EDİRNE’YE AYRILAN ÖDENEĞİN 5 MİLYARI TREN YOLUNA, YARISI DA HİBE
“Halkalı-Kapıkule tren yolu için ayrılan 5 milyar liranın da 2,5 milyarı yani yarısı zaten doğrudan Avrupa Birliği’nden hibe olarak alınmış. Geriye kala kala 1 milyar 482 milyon liralık bir yatırım bütçesi kalıyor. Ki bu da Edirne’de tahakkuk eden 13 milyar 693 milyon liralık verginin yanında devede kulak kalır. Özetle Edirne ödediği verginin %10’u kadar anca yatırım alabilmiştir. Edirnelinin ödediği vergi beşli çeteye rant olarak aktarılmış, uçak inmeyen havaalanlarına, araç geçmeyen köprülere, otoyollarına aktarılmıştır.
Yine bir tarım kenti olan Edirne’de DSİ’ye ait sulama projelerine ayrılan ödenek sadece 316,5 milyon TL’dir. Bu projeler içerisinde en yakın tarihli bitirileceği vaat edilen projeler ise 2016’dan beri yapımı devam eden İpsala Karaağaç Barajı ile 2007 yılından beri yapımı arap saçına dönen Meriç Çakmak Barajı’nın 1’nci merhalesidir. Zaten 16 yıldır devam eden bir projede vaat edilen bitiş süresi ise 2026 yılı olarak belirtilmiş. Edirneliler bu projeler için, sonu 2023 Hedeflerine benzemese bari diye kaygılarını dile getiriyor, benden size söylemesi…
Edirneli çiftçi, üretici vergisini tıkır tıkır öderken, karşılığında gerekli altyapı yatırımlarını ve teşvikleri beklerken, siz bu paraları, vatandaşın alın terini Sudan’da, Venezüella’da ve Nijer’de batırdınız. On yıl oldu Sudan’da sulu tarım projesi başlayalı. On yılın sonunda kurulan şirket tasfiye edildi. Oysa o bütçeyi yerli tarımı kalkındırmak için kullansaydınız bugün en azından çiftçinin cebine para, halkın sofrasına ucuz gıda girerdi.
Ülkeyi getirdiğiniz durumda benim Edirneli vatandaşım vitrinlere umutsuzca bakarken, ilimizin ekonomisini ayakta tutan yabancı turist onların gözünün önünde bagajlarını dolduruyor.
Hükümet için millilik, yerlilik, milliyetçilik hepsi kuru hamasetten ibaret. Bu vatandaşın hakkı size helal değildir. İşte tüm bu sebeple bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu bütçeye hayır diyoruz.”

Akalın: Bütçe umutsuz!

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın TBMM’de 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, “Bütçe, Ülkemizin Geleceği İçin Umutsuz Bir Tabloyu Yansıtıyor” dedi. Akalın, bütçenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda ülkenin geleceğini belirleyen bir harita olması gerektiğini vurgulayarak, ekonomik istikrarsızlık ve sosyal adaletsizliğin derinleştiği bir rota izlendiğini dile getirdi.
Akalın, bütçede işsizlik, enflasyon ve faiz oranları gibi temel ekonomik göstergelerde umutsuz bir tablo çizildiğine dikkat çekti. Vergilerin yüksekliği ve zenginlere tanınan imtiyazların eleştirildiği konuşmada, bütçenin vatandaşın cebine ve umutlarına darbe vurduğu belirtildi. Türkiye’nin kalkınması için öncelikli olarak AR-GE ve yenilik çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini savunarak, bütçede bu alana ayrılan payın düşük olduğunu eleştiren Akalın, “2024 bütçesinde AR-GE programına ayrılan kamu payı %0.36. Bu oran dünya genelinde rekabetçi bir konuma gelmek için yetersiz” dedi.
ULUSLARARASI REKABETÇİLİK İÇİN YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRETİMİ ÖNEMLİ
Konuşmasında dünya genelinde yüksek teknoloji ürünlerinin üretimine ayrılan payın önemine vurgu yapan Akalın, Türkiye’nin bu alandaki performansının düşük olduğuna dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında İlk 10 büyük ekonomi ortalaması %24, İsrail’de bu oran %30 iken, Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünleri imalatındaki payının sadece %3.3 olduğunu belirten Akalın, bu durumun ekonomik büyüme ve ulusal güvenlik açısından önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.
Akalın, konuşmasının son bölümünde, üniversite sisteminden özel sektör işbirliğine kadar bir dizi öneri sundu. Üniversitelerin AR-GE faaliyetlerine daha fazla odaklanması, öğretim elemanlarının desteklenmesi ve uluslararası teknoloji transferinin teşvik edilmesi gibi unsurlara vurgu yapan Akalın, ayrıca AR-GE bütçesinin AB ortalaması seviyesine çıkarılması gerektiğini kaydetti.

ÖZAK işçisine Edirne’den destek!

Olgay GÜLER
Edirne’de bir araya gelen 4 siyasi parti, Şanlıurfa’da sendika değiştirmeleri yönünde baskı ve işten atılma tehdidi ile karşı karşıya kalan ÖZAK işçilerinin eylemine, basın açıklamasıyla destek verdi.
Edirne’nin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde bir araya gelen Emek Partisi (EMEP) Emek Gençliği, Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Edirne İl Örgütü, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Edirne İl Örgütü, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Edirne İl Örgütü düzenledikleri basın açıklaması ile Şanlıurfa OSB’deki sendika değiştirme baskısı ve işten atılma ile karşı karşıya kalan ÖZAK Tekstil işçilerinin başlattığı eyleme destek verdi. Caddede toplanan grup adına açıklamayı Emek Gençliği Üyesi Azra Deniz Yüksel okudu.


‘AMAÇ KÖLELİK DÜZENİNİ DEVAM ETTİRMEK’
Açıklamada, ÖZAK işçisinin yalnız olmadığını vurgulayan Yüksel, “Urfa OSB’de bulunan ünlü kot markası LEVİ’S ve birçok ünlü markalara fason iş yapan, ihracat rekorları kıran ÖZAK Tekstil fabrikasında örgütlü oldukları sarı sendika ÖZ-İPLİK İŞ sendikasından istifa ederek 450 işçi, Birleşik Tekstil Dokuma Ve Deri İşçileri Sendikası’na (BİR-TEK SEN) üye oldular. Sendika değiştiren işçiler yaklaşık 5 aydır sarı sendika ve işveren tarafından yoğun bir baskı ve mobingle mücadele ediyorlar. İşverenin ÖZ-İPLİK İŞ sendikası ile birlikte işçilere BİR-TEK SEN’den istifa etmeleri yolunda yapılan baskılar sonucu 28 gün önce 1 kadın işçi BİR-TEK SEN’den istifa etmediği için işten atıldı. Birçok işçi ikna odalarına çekilerek, baskı ve mobing uygulanarak BİR-TEK SEN’den istifa etmeleri istendi. İşveren temsilcileri başta kadın işçilerini telefonla arayarak, bölgenin aşiret yapısını da kullanarak baskılarının şiddet ve dozunu arttırdılar. Amaçları işçilerin birlik ve mücadele azmini kırmak. İşçilere reva gördükleri kölelik düzenini devam ettirmek. Bunun üzerine ilk gün 450 işçi ile başlayan hak alma mücadelesi, fabrika içinde kalan diğer işçilerinde iş bırakması ile 750 işçinin çalıştığı fabrikada üretim tamamen durdu. Üretimden gelen gücünü kullanarak iş bırakıp fabrika önünde direnişe başladılar” ifadelerini kullandı.
‘HUKUKSUZ ŞEKİLDE GÖZALTINA ALINDILAR’
ÖZAK Tekstil işçilerinin eylemleri sırasında hukuksuz şekilde gözaltına alındığını dile getiren Yüksel, “Direnişin başladığı günden bu zamana kadar yoğun bir saldırı dalgası yaşanırken; jandarma, polis ve özel tim görevlileri, BİR-TEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, sendika yöneticileri ve 158 işçi arkadaşımız yerlerde sürüklenerek hukuksuz bir şekilde gözaltına alınırken; direnişin ilk gününden itibaren işçilerin haklı mücadelesine destek veren Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhanda milletvekili oldukları bilinmesine rağmen fiili saldırıya uğramışlardır” diye konuştu.
‘MÜCADELENİN BAŞARILI OLMASINDAN KORKUYORLAR’
Şanlıurfa Valisi’nin, Anayasal hak olan basın açıklaması ve direniş hakkını baskı ve şiddetle engellediğini kaydeden Yüksel, “Türkiye sermaye grupları ve bizler şunu çok iyi biliyoruz ki ÖZAK Teksil işçilerinin Anayasal hakları için verdiği bu mücadele başarı ile kazanılırsa, Türkiye’de bulunan tüm OSB’lerde artık sendikal hak ve özgürlük, kölelik koşullarında düşük ücret ile çalıştırılan, ihracat rekorları kıran fabrikaların işçileri, önümüzdeki dönemde ÖZAK Tekstil işçilerini kendilerine bir yol gösterici olarak görüp haklarını almalarından korkuyorlar. İşçilerin ve sendikanın talebi net ve anlaşılır. Anayasal hakkımızı kullanmak için işten atılan kadın işçinin yeniden işe alınması. İşçilerin üye olacakları sendikayı kendilerinin seçmesi, dolayısıyla BİRTEK-SEN’e geçmiş olmaları hakkını patronun tanıması. Direnişte geçen sürede ücretlerinin kesinti yapılmadan ödenmesinden ibarettir. ÖZAK Tekstil işçileri tüm bu baskı ve saldırılara karşı bir tek şeye güveniyor. O da işçilerin birliği ve dayanışması. ÖZAK Tekstil işçileri kazanırsa, patron baskısından, düşük ücretlerden, çalışma koşullarından, sendikasızlıktan yakınan tüm işçiler kazanacak. ÖZAK işçilerinin direnişine Edirne’den ses veriyoruz be buradan LEVİ’S markasını uyarıyor, bu suça ortak olmamaya çağırıyoruz. Acilen bu durum ile ilgili yaptırım yapmasını istiyoruz. Edirne’deki işçi ve emekçileri bu mücadeleyi büyütmeye ve dayanışmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

TİP’ten ‘Atalay’a özgürlük’ çağrısı

Olgay GÜLER
Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında, 21 Aralık’a, ikinci kez hak ihlali ile tahliye kararı vermesinin ardından, TİP Edirne İl Örgütü yargının kararı uygulamamasını protesto etti.
Anayasa Mahkemesi, TİP’in tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında “seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” ile “Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının” ihlal edildiğine ve tahliyesine hükmetti. Kararın ardından gözler İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çevrildi. Mahkeme’nin kararı bekletip uygulamaya konmaması ise TİP tarafından tepkiyle karşılandı. TİP Edirne İl Örgütü Saraçlar Caddesi’nde düzenlediği açıklamayla Atalay’a özgürlük çağrısında bulundu.
Mahkemenin kararı bekletip, uygulamaya koymamasının ‘sorumsuzluk’ olarak nitelendirildiği açıklamada, “Kararı uygulamakla yükümlü olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise iki gündür dosyayı incelememiş ve hala bir karar vermemiş durumda. Üzerinde cüppe bulunan ve hakim koltuğunda oturan kişilerin Anayasa Mahkemesi kararını keyfi şekilde bekleterek uygulamaması kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Anayasanın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Gelinen noktada hukuki bir tartışmanın kalmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Şimdi yapılması gereken tek şey tahliye kararının uygulanarak Milletvekilimiz Can Atalay’ın tahliye edilmesidir” denildi.
İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne çağrıda bulunulan açıklamada, “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni bir kez daha uyarma gereği duyuyoruz. Mahkemeler birer kamu kurumu olup işlerini ciddiyetle yapmakla yükümlüdürler. Sorumsuz ve keyfi davranışlarla Can Atalay hakkındaki tahliye kararı vermekten kaçınma haline derhal son verilmelidir. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu ve farklı yönde verilecek her türlü kararın suç teşkil edeceğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Hatay halkının iradesi olan milletvekilimizin özgürlüğü bir dakika daha gasp edilmemeli ve Can Atalay derhal serbest bırakılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Korkmaz, SP’den Belediye Meclisi’ne aday

Yavuz Selim Korkmaz, Saadet Partisi’nden Belediye Meclis Üyesi Aday Adaylığı başvurusunu yaptı.
Saadet Partisi Edirne Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Selim Korkmaz, evraklarını Saadet Partisi İl Başkanlığına teslim ederek, Belediye Meclis Üyeliği aday adaylığını açıkladı.
Edirne’nin sevilen esnaflarından Yavuz Selim Korkmaz, “Edirne Belediyesini adaletle yönetmek için geliyoruz. Bize düşen halk için hizmet üretmektir. Şehrimizdeki bütün kimlikleri kucaklayacağız. Akraba ve yandaş için değil, Edirne için varız. Dezavantajlı gruplara öncelikli projeler üreteceğiz. Harcadığımız her kuruşun hesabını millete vereceğiz. Ve şehrimizi adaletle yöneteceğiz. Temel prensiplerimiz bunlardır. Biz elimizi taşın altına koyduk. Bu güzel şehri 5 yıl yönetmek için mührün bize teslim edilmesini bekliyoruz.” dedi.