DOLAR 43,2789 0.22%
EURO 50,2002 -0.1%
ALTIN 6.374,59-0,30
BIST 12.668,521,70%
BITCOIN 4114140-0,18%
Edirne
-2°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

236 okunma

Tarım mı? Sanayi mi?

DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, DSİ’nin Meriç Nehri’nden sanayi tesislerine su sağlanması yönündeki yeni projesi üzerine, bölgedeki su kaynaklarının tarım yerine sanayiye yönlendirilmesinin ciddi riskler doğuracağına dikkat çekerek tepki gösterdi…Yeraltı sularının aşırı çekim nedeniyle dibe vurduğunu ifade eden Erkin, iklim değişikliği ve kuraklık giderek sulu tarımı olumsuz etkilerken, sanayi tesisleri için tarımı unutup Meriç Nehri’nden sanayi suyu teminini öne çıkarmanın bölge tarımına verilecek en büyük zarar olduğunu bildirdi…

ABONE OL
4 Aralık 2025 17:04
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, DSİ’nin Meriç Nehri’nden sanayi tesislerine su sağlanması yönündeki yeni projesi üzerine, bölgedeki su kaynaklarının tarım yerine sanayiye yönlendirilmesinin ciddi riskler doğuracağına dikkat çekerek tepki gösterdi.Yeraltı sularının aşırı çekim nedeniyle dibe vurduğunu ifade eden Erkin, iklim değişikliği ve kuraklık giderek sulu tarımı olumsuz etkilerken, sanayi tesisleri için tarımı unutup Meriç Nehri’nden sanayi suyu teminini öne çıkarmanın bölge tarımına verilecek en büyük zarar olduğunu bildirdi.

Erkin, “Tarımsal sulamalar, sanayi suyuna tercih mi?”  sorusunu başlığına çektiği yazılı açıklamasında, Edirne ana su kaynağı olan, Meriç, Tunca, Arda, Ergene ve Kızıl Nehir den oluşan Meriç Nehri ana kolu olarak yılda ortalama olarak 8 milyon m3 suyu Saros Körfezi’ne taşıdığını belirtti. Bulgaristan’dan gelen Meriç kolunun kısmen kirli, Ergene’nin ise “4. sınıf kirli” olarak ana kolu beslediğini hatırlatan Erkin, Ergene Vadisi’ndeki sanayi tesislerinin yeraltı suyunu kullanıp kirleterek dereye boşaltmasının 45 yıldır telafisi mümkün olmayan zararlar doğurduğunu vurguladı.

DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin

ERGENE’DE 45 YILDIR KİRLİLİK!

Sanayi kesiminin çevresel yatırımlardan kaçındığını ifade eden Erkin, “Sanayi kesimi para harcamayıp her şeyi devletten beklemektedir. Hükümetler de sanayiciyi diğer sektörlere göre kayırdığından, çevreye ve insan yaşamına zarar verecek uygulamalara göz yumulmuştur” dedi. Erkin açıklamasında şunlara yer verdi:

“ Ergene vadisindeki yeraltı suyunu kullanan gayri nizami sanayi tesisleri bu suları kirletip Ergene Nehri’ne deşarj etmeleri sonucu 45 yıldır Ergene vadisi doğal yapısına başta insanlar olmak üzere canlılara telafisi mümkün olmayan zararlar verilmektedir. Şimdi de Meriç Nehri’nden sanayi suyu alınmak istenmektedir. Bunu kurumda çalıştığım yıllarda bende destekliyordum. Lakin maalesef sanayi kesimi para harcamayıp her şeyi devletten beklemektedir. Ne yazık ki hükümetler de sanayiciyi diğer sektörlere göre kayırdığından sanayici de elini taşın altına solmayıp gerektiğinde çevreye ve insan yaşamına zarar verecek uygulamalara göz yumulmaktadır. Bunun canlı örneğini de 45 yıldır Ergene kirliliğini yaratan sanayi bölgemizde yapılan uygulamalardan görüyoruz.

Özellikle yeraltı suları çekilerek proses işlemleriyle kirletilip sözde arıtma yapılarak Ergeneye deşarj edilmektedir. Yeraltı suları aşırı seviye düşümü yaşamaktadır. Bu yüzden kurumda çalıştığım yıllarda hazırladığımız proje ile yeraltı suları yerin sanayicilerin ihtiyacı olan suyun Yoncalı Barajı’ndan karşılanması düşünülmüştü. 2007 yılında Çerkezköy – Çorlu hinterlandındaki sanayi tesisleri için uygulama projesi DSİ tarafından hazırlanan Yoncalı Barajı inşası için sanayiciler ile protokol de yapılmıştı. Lakin masraf olur düşüncesiyle sanayiciler barajın yapılmasından vazgeçtiler. Bütün gelişmiş ülkelerde sanayi proses suları geri dönüşüm amacıyla işlemlerden geçirilerek birçok proseste kullanılarak hem su tasarrufun yapılmakta hem de tesise ekonomik katkı sağlamaktadır.

ÇOĞU TESİS ARITMA İŞLEMİ YAPMIYOR

Maalesef Çerkezköy – Çorlu – Lüleburgaz hinterlandındaki sanayi tesislerinin çoğu arıtma işlemlerini yapmadığı gibi atık suların geri dönüşümünden de yararlanmamaktadır. Ergene kirliliğini çözmek için mevcut arıtmaların çalıştırılması hatta ileri arıtma sistemlerine dönüşmesi gerekirken, arıtıldığı söylenen atık suların ‘Marmara Denizi’ne Derin Deşarj Edilmesi Projesi’ yapıldı. Lakin oluşturulan yeni arıtma tesislerine fabrika bağlantılarının yapılmadığı için derin deşarj sistemin çalışmadığı söyleniyor. Zaten maalesef Ergene’de aynı kirlilikte akıyor. Ergene kirliliği ile baş edilmiyor, edilemiyor. Müzminleşen Ergene kirliliğine bölge insanları ve bölge doğal yapısı alıştı gözüyle bakılıyor.

Şimdi de yeraltı suları dibe vurduğu için DSİ yatırımı olarak Meriç Nehri’nden su getirme projesi peşindeler. Bu da yapılsın, lakin yıllardır suya hasret yamaç araziler başta olmak üzere sulanacak tarım arazileri dururken, maliyeti 25 milyar TL’den fazla olacak bir projenin sanayiciler için yapılması, adaletsizlik ve hakkedilmeyen bir projedir. Çünkü bu sanayiciler yüzünden Ergene Vadisi telafisi mümkün olmayan zararlara uğramıştır. Bu bölgenin kayıplarını kim ödeyecek? Hiçbir ülkede böyle bir zarar verecek sanayileşmeye izin verilmemiştir.

İklim değişikliği ve kuraklık giderek sulu tarımı olumsuz etkilerken, sanayi tesisleri için tarımı unutup Meriç Nehri’nden sanayi suyu teminini öne çıkarmak bölge tarımına verilecek en büyük zarardır. Sanayiciler bu projeyi kendileri finanse ederek yapmalıdır.

Sanayi tesislerine alınacak su mevcut Çakmak Barajı su alma bölgesinden planlanmış olup 160 km mesafeden 3m çaplı borular ile 7,5 m3/s su debisi ile yılda 227 milyon m3 su Meriç’ten çekilecektir. Su alma yerinin Çakmak Barajı su alma bölgesinden daha aşağıya alınması tercih edilmeli. Tarımsal sulamanın Edirne ve Trakya arazileri için ne kadar önemli olduğu çok açıktır. Bu arazilerin en yüksek noktası ortalama denizden yüksekliği 70 m’dir. Anadolu’da birçok sulama şebekesinde bu yüksekliğin üstünde pompaj sulamaları çok fazladır. Kaldı ki Trakya arazilerinin sulama verimleri çok daha yüksektir. Bu yüzden bölgemizdeki DSİ sulama projelerinin ülke ekonomisine katkıları çok daha fazla olacaktır. Bölgemizin bu önemeli avantajı görmezden gelinip, bu avantaj sanayi sulamasına tercih edilmemelidir.

Su kaynağı yönünden iyi bir su yönetimi ile tarımsal sulama öncelikli olarak Meriç başta olmak üzere su kaynaklarımız her sektöre yetecektir. Meriç Nehri’nden sanayi için düşünülen projeye harcanacak para ile Edirne’nin sulama yatırımlarının tamamına yakını bitirilebilir. Geç kalınmış bölge sulama yatırımlarının biran önce bitirilmesi ile bölge insanına azda olsa vefa borcu ödenmiş sayılır.”

    En az 10 karakter gerekli