DOLAR 33,1952 -0.11%
EURO 36,0226 -0.6%
ALTIN 2.548,96-1,98
BIST 11.156,200,15%
BITCOIN 2216942-0,49%
Edirne
35°

AÇIK

03:51

İMSAK'A KALAN SÜRE

586 okunma

O’nun Atatürk aşkı sonsuz!

Edirne'de yaşayan, kentlilerin yakından tanıdığı Mukaddes Kokeralp Çırak (85), 1985 yılında Almanya'dan döndüğünden beri topladığı resimler ve objelerle donattığı evinde Atatürk sevgisini yaşatıyor… Babasından gördüğü Atatürk sevgisini evinin her yerine yansıtan Çırak, "Atatürk sevgisi dolayısıyla bende sonsuz. Ben onu her yerde anlatmaya çalışıyorum. Bu eşyalarımın ileride müzede sergilenmesini isterim, güvenli bir yere bağışlamak istiyorum. 1986'dan beri gelen birikimin eseri bunlar. Depomda daha bir yığın resimler var ve halen toplamaya devam ediyorum" dedi…

ABONE OL
10 Kasım 2023 09:58
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Olgay GÜLER
Edirne’de yaşayan, kentlilerin yakından tanıdığı Mukaddes Kokeralp Çırak (85), 1985 yılında Almanya’dan döndüğünden beri topladığı resimler ve objelerle donattığı evinde Atatürk sevgisini yaşatıyor.
Almanya’dan emekli olduktan sonra 1985 yılında memleketi Edirne’ye dönen 2 çocuk annesi Mukaddes Kokeralp Çırak,, yıllardır topladığı Atatürk fotoğraflarını, Çavuşbey Mahallesi’ndeki evinin duvarlarına asmaya başladı. Çırak, babasından gördüğü Atatürk sevgisini evinin her köşesine yayarak zamanla adeta Atatürk Müzesi’ne dönüştürdü. Çırak, son olarak Atatürk’ün koltukta oturup kahve içerken heykelini yaptırıp evinin baş köşesine koydu. Evindeki tüm saatler, her zaman 09.05’i gösteren Çırak, evinin dışı cephesini de yine Atatürk fotoğrafları ve Türk bayrakları ile donattı.


‘BU SEVGİ BABAMDAN KALMA’
Kentteki milli bayramlara beyaz kıyafetler içinde elinde Atatürk resmi ve Türk bayrağıyla katılan Kokeralp, bu tutkusunun babasından miras olduğunu anlattı. Çırak, “Ben 10 Ekim 1938’de doğdum, 10 Kasım’da da Atatürk vefat etmiş, ben daha 1 aylıkmışım. Bu sevgi benim babamdan kalma. Edirne’de 2 tane aile gazinosu vardı. Birisi Tunca Nehri kenarında bir de Karaağaç’ta. Bunlardan Karaağaç’ta olanı babam işletiyordu ve her yerinde Atatürk resimleri vardı. Babam Makedonyalı, Atatürk’ün babası Alı Rıza Bey de Makedonya doğumluymuş. Biz eski bayramlarda gazinonun her yerini Atatürk resimlerinin yanında canlı çiçeklerle süslerdik, bayraklar asardık. Bu şekilde bayramları bayram gibi yaşardık” dedi.


‘ÇOCUKLARIMA DA AYNI SEVGİYİ AŞILADIM’
Atatürk’ün, gençlerin güzel bir ülkede büyümesi için çok şeyler yaptığını dile getiren Çırak, “Yaralı olduğu halde ‘ben yaralı değilim’ deyip bu toprak için savaşmış. O yüzden ben de Atatürk için canımı feda ederim. Bir çok resmi, belgesellerinin olduğu CD’ler, kasetlerini biriktirdim. Çalışmak için Almanya’ya genç yaşta gittim ve orada çocuklarım Türkçe’yi güzel öğrensinler diye hocalar tuttum. Türkiye’ye geldiğim gibi İstiklal marşı, 10’uncu yıl, gençliğe hitabe gibi şeyleri öğrenmeleri için yığınla kitap alıp Atatürk sevgisini de aşıladım. 1985’te Almanya’dan Türkiye’ye geldiğimde ilk işim Atatürkçü Düşünce Derneği’nden bir çok Atatürk resmi alıp camlara yapıştırdım” diye konuştu.

EDIRNE’DE YASAYAN MUKADDES KOKERALP CIRAK, 1985 YILINDAN BERI BIRIKTIRDIGI ATATURK FOTOGRAFLARIYLA EVINI ATATURK MUZESI’NE CEVIRDI. EVINE BIR DE ATATÜRK HEYKELINI YAPTIRAN CIRAK’IN EVINDEKI TUM SAATLER ISE 09.05’I GOSTERIYOR. KENTTEKI BAYRAMLARA ELINDE TURK BAYRAGI VE ATATURK FOTOGRAFIYLA KATILAN CIRAK, EVINDEKI ESERLERIN SERGILENMESINI ISTEDI. (FOTO: UMUT ISIK/DHA, EDIRNE)


‘HER MİLLETTEN İNSANLA ATATÜRK’Ü ANDIK’
Almanya’ya gittiği ilk yıldaki 10 Kasım’ı unutamadığını söyleyen Çırak, “Almanya’ya 1965 yılında gittim. Orada fabrikada işe başladım. Fabrikadaki arkadaşımız oradaki Alman şefimizin Atatürk’e karşı çok büyük saygısı olduğunu, kitaplarını okuduğunu ifade etti. Ben de 10 Kasım öncesinde şefin yanına çıktım ve ‘Yarın 9’u 5 geçe Atatürk’ün ölüm saati, anma yapmak istiyoruz’ dedim ve kabul etti. Ertesi gün 9’u 5 geçe 2 dakika sirenler çaldı ve saygı duruşu yaptık. Yunan’ı da vardı, her milletten insan vardı, hepsi saygı duruşunda bulundu. Çok gurur verici bir olaydı, çok duygulandırdı beni” şeklinde konuştu.
‘ATATÜRK’Ü ÖLMÜŞ SAYMIYORUM’
Evinin her yerinde Atatürk’le ilgili resim ve obje olduğunu kaydeden Çırak, “Evimde bir çok Atatürk resmi ve objesi var, keşke daha geniş yerim olsa da elimde kullanamadıklarımı da koysam. Ben bir iğnesini atmıyorum Atatürk’le ilgili olan bir şeyin. Dolu eşya var. Ben Atatürk’ü ölmüş saymıyorum, sanki canlıymış gibi içimde hep. Keşke evim daha büyük olsaydı. Rahmetli eşim burasını yaptı, onun yerinde olsaydım daha büyük yapardım bu evi ve salonu daha geniş yapıp daha fazla objeyle süslerdim” ifadelerini kullandı.
‘ONU HER YERDE ANLATMAYA ÇALIŞIYORUM’
Atatürk sevgisinin kendisinde sonsuz olduğunu belirten Çırak, “Allah dünyada herkese o fikri ve gücü vermez. Binde bir kişiye verir. Atatürk de vatan için canını feda etmiş, o kadar çok çalışmış ki. Vatanı korumuş, fabrikalar kurmuş, her şeyi düzeltmiş, bunu herkes yapamaz. Allah tarafından gelen güç ve kuvvet bu. Atatürk sevgisi dolayısıyla bende sonsuz. Ben onu her yerde anlatmaya çalışıyorum. Atatürk neler yapmış, ben hepsiyle ilgili eşya topluyorum. Atatürk’ün Selanik’teki evi olsun, evliliği olsun, Atatürk’ün kimliği, Atatürk’ün tüm resimleri. Hepsini topluyorum elimden geldikçe” dedi.
‘EŞYALARIN MÜZEDE SERGİLENMESİNİ İSTERİM’
Topladığı eşyaların, kendisi öldükten sonra bir müzede sergilenmesini arzu ettiğini de dile getiren Çırak, “Bu eşyalarımın ileride müzede sergilenmesini isterim, güvenli bir yere bağışlamak istiyorum. 1986’dan beri gelen birikimin eseri bunlar. Depomda daha bir yığın resimler var ve halen toplamaya devam ediyorum” diye konuştu.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ