DOLAR 31,2282 0.07%
EURO 33,9158 0.16%
ALTIN 2.036,95-0,16
BIST 9.188,521,39%
BITCOIN 19567665,95%
Edirne
18°

KAPALI

16:27

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

385 okunma

LÖSEV’den ‘Ergene’ çığlığı!

Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), Trakya'nın yıllardır kanayan yarası Ergene Havzası'ndaki kirliliğe ve kanser hastalığına dikkat çekmek için Çorlu Deresi'nde 'Sen de kansere dur de' etkinliği düzenledi… LÖSEV Genel Koordinatörü Hülya Ünver, "Hastaları iyileştirmeyle yönelik çabalarımız sürdüreceğiz ama bir yandan da kanserojenleri durdurmak zorundayız. Aksi takdirde tüm memleketçe hepimiz kanser olacağız. Bunun farkına varılması lazım" dedi…

ABONE OL
12 Ocak 2024 18:05
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER
Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), Trakya’nın yıllardır kanayan yarası Ergene Havzası’ndaki kirliliğe ve kanser hastalığına dikkat çekmek için Çorlu Deresi’nde ‘Sen de kansere dur de’ etkinliği düzenledi.
LÖSEV, Trakya’da kirliliğiyle gündemde olan Ergene Nehri’nin kollarından olan Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde bulunan Çorlu Deresi kıyısında Ergene Havzası’ndaki kirlilik ve kanser hastalığına dikkat çekmek için ‘Sen de kansere dur de’ etkinliği düzenledi. Kanser hastalığını yenenlerin de aralarında bulunduğu ve maske kullanan 500 LÖSEV gönüllüsünün katıldığı eylemde, ‘Kanser olmak istemiyoruz’, ‘Nehirler ölmesin’, ‘Sen de kansere dur de’ yazılı dövizler taşındı.


‘BU ZEHRE DUR DEME ZAMANI’
LÖSEV Sosyal Hizmetler Genel Koordinatörü Jülide Arifoğlu, etkinlikte yaptığı basın açıklamasında, “Türkiye’nin en bereketli tarım topraklarından Ergene Havzası, yıllardır ağır metal, kimyasal ve evsel atık kirliliği ile mücadele ediyor. Ülkemiz için çok önemli ve kıymetli bu toprakların kanser saçıyor olması, hepimiz için üzücü ve endişe vericidir. Daha fazla geç kalmadan derhal bir araya gelmeli ve önlem almalıyız. Ergene, yıllar önce pırıl pırıl yüzülen bir nehirken şu anda içinde hiçbir canlının varlığını sürdüremediği, kontrolsüz bir atık kanalına dönüşmüş durumda. Bu nehirden balık yiyenin ve buradaki tarlada yetişen pirinçten pilav yiyenin kanser olduğu bir ülke burası. Suyumuzdan, sofralarımıza gelen bu zehre dur demek için şimdi mücadeleyi sonuçlandırma, hep birlikte haykırma zamanı; kanser olmak ve ölmek istemiyoruz. Ayrıca biliyoruz ki bölgedeki ağır metal kirliliği mesane, prostat ve böbrek kanserlerine; hava kirliliği ise akciğer başta olmak üzere birçok kanser çeşidine yakalanma riskini göz ardı edilemez derecede artırmaktadır. Ülkemizde her yıl 250 binden fazla kişiye yeni kanser tanısı konuyor. Çevresel faktörlere bağlı kansere yakalanma oranı her geçen gün hızla artıyor. Kanserin önlenebilen bir hastalık olduğunun her fırsatta altını çizen LÖSEV olarak diyoruz ki her gün kanser oluyor, her gün ölüyoruz. Trakya’da son 10 yılda kaç kişi kanser oldu? Kaç kişi kanser sebebi ile hayatını kaybetti? Bölgede bulunan 4 bini aşkın fabrika ne sıklıkla denetlenmektedir? Bu fabrikaların sahipleri kimlerdir? Bu fabrikaların atıkları nereye dökülmekte ve bacalarında filtre var mıdır? Eğer bu kirliliği yapan fabrika atığı değilse, kirliliğin sebebi nedir? Bu fabrikaların atıklarını artık bu nehre dökmelerini yasaklayıp, yeni bir yer için alan gösterecek misiniz? Şeffaf yönetim anlayışınıza inanmak istiyor; sorulara yanıtları kamu ile paylaşmanızı umuyoruz” dedi.


‘BURADA BİR NEHİR AKMIYOR’
LÖSEV Genel Koordinatörü Hülya Ünver ise kanserle 25 yıldır mücadele ettiklerini belirterek, “Kanserli çocuklarımız ve kanser hastalarımız için her türlü desteği sağlıyoruz. Ancak kökünü kurutmadığımız sürece her geçen yıl artan kanser hastalığının ötesine geçemiyoruz. Hastaları iyileştirmeyle yönelik çabalarımız sürdüreceğiz ama bir yandan da kanserojenleri durdurmak zorundayız. Aksi takdirde tüm memleketçe hepimiz kanser olacağız. Bunun farkına varılması lazım. Burada bir nehir akmıyor, zehir akıyor ve bu zehir; kanserojen. Bu defalarca dile getirilmiş, çeşitli mecralarda konuşulmuş, bütün bürokrasi, iş adamları herkes söz vermiş ama hiç kimse bir şey yapmamış. Bu zehir halen akmaya devam ediyor ve bütün Trakya topraklarını zehirliyor. Yediğimiz, içtiğimiz her şeyin içerisinde artık kanserojenler var. Dolayısıyla bugün buradayız. Ergene temizlenen kadar, kanserojenden arındırılana kadar filtreler de çalıştırılana kadar buradayız” diye konuştu.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ