DOLAR 32,4115 0.16%
EURO 34,5778 0.41%
ALTIN 2.446,480,34
BIST 9.790,79-0,24%
BITCOIN 21634554,33%
Edirne
23°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

167 okunma

Emeklilerin ‘var olma’ savaşı!

Türkiye genelinde örgütlenen Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Şubesi'nin kuruluşunun duyurulduğu basın açıklamasında bugün emeklilerin 18 ve 19'uncu yüzyıldaki yaşam koşullarından daha beter yaşam savaşı verdiğine dikkat çekildi… Kurucu Şube Başkanı Ramiz Ülker,emeklilerin yaşadığı sorunları sıraladığı açıklamasında, "Aslına bakılırsa uygulanan politika, cuntacı Kenan Evren'in bir dönem devrimcileri bir bir idam ederken söylediği, 'Asmayalım da besleyelim mi?' mantığının yeni bir türevidir. Yani aynı anlayış, bugün emeklilerin yaşam koşularını en dibe gerileterek, yavaş yavaş yok edilmesiyle gündemdedir" dedi…

ABONE OL
19 Mart 2024 17:11
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER
Türkiye genelinde örgütlenen emeklilerden oluşan Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Şubesi, kuruluşunu düzenlediği basın açıklamasıyla duyurdu.
Tüm Emeklilerin Sendikası, Edirne’deki şubesinin kuruluşunu Saraçlar Caddesi’nde düzenlediği basın açıklaması ile duyurdu. Sendikanın Edirne Şubesi’nde Kurucu Şube Başkanı Ramiz Ülker olurken, yönetim kurulu üyeleri Fevzi Genç, İsmail Demiray, Ahmet Yılmaz ve Hasan Kılıç’tan oluştu. Basın açıklamasını okuyan şube başkanı Ülker, emeklilerin karşı karşıya kaldığı sorunlarla ilgili açıklamada bulundu.


‘EMEKLİLER 18. VE 19. YÜZYILDAKİ YAŞAM KOŞULLARINDAN DAHA BETER YAŞAM SAVAŞI VERİYOR’
Tüm Emekliler Sendikası’nın birçok şehirde alanlarda ortak zamanlı basın açıklaması yaptığını belirten Ülker, “Sefalete, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilmeye itirazımızı en güçlü şekilde duyurmak için alanlardayız. Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim; AKP ve paydaşları artık ülkeyi yönetemiyor. Ülkede yönetim krizi vardır. 22 yıldır ülkeyi yönetenler, gönüllü taşıyıcısı oldukları vahşi kapitalizmin neoliberal politikalarını acımasızca uyguladıklarıyla yetinmiyor, ülkeyi ortaçağ karanlığına ve Ortadoğu bataklığına sürüklüyorlar. Böylece yarattıkları siyasi ve ekonomik kaostan, siyasal İslamcı tek adam yönetimini yukarıdan aşağıya yapılandırdılar. Bu yönetim anlayışı, emeklilere derin yoksulluk, açlık, daha doğrusu ölüm sınırında bir yaşam olarak geri dönmüştür. Yaşam koşullarımız çok kötüleşmiştir. Bugün emekliler 18 ve 19’uncu yüzyıldaki yaşam koşullarından daha beter yaşam savaşı veriyor. Aslına bakılırsa uygulanan politika, cuntacı Kenan Evren’in bir dönem devrimcileri bir bir idam ederken söylediği, ‘Asmayalım da besleyelim mi?’ mantığının yeni bir türevidir. Yani aynı anlayış, bugün emeklilerin yaşam koşularını en dibe gerileterek, yavaş yavaş yok edilmesiyle gündemdedir” dedi.


‘EMEKLİLERİN SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNÜYOR’
Emeklilerin bir fincan kahveyi, bir çayı içemez hale geldiğini anlatan Ülker, “Bırakalım beslenmeyi, yatağa aç giriyor. Karnını doyuramıyor. Emekliler pazar yerine gittiğinde sadece fiyatları inceliyor. Alışveriş yapamıyor. Markete gitmek karabasandan beter oldu. Kasabın yolundan vazgeçti, ekmek alamıyor. Sözün özü emekliler adeta sürüm sürüm sürünüyor. Bakın şurada bir simitçiden bir bardak çay 45 lira. Emeklinin dinlenmek için simitçiden bir bardak çay içebilme şansı kalmadı. Dost sohbeti yapacağı, bir fincan kahve içebileceği bir mekân hayal oldu. Emekliler, 40 yıl hatrı kalan bir fincan kahveyi, bir kafede 40 yılda içemez duruma düşürüldü” diye konuştu.


‘EMEKLİNİN NASIL GEÇİNDİĞİ EN ZOR MATEMATİK PROBLEMİ’
Emeklilerin tek gidebildiği yerlerin parklardaki belediye bankları olduğunu ifade eden Ülker, “Emeklilerin tek gidebildiği yer, parklardaki belediye bankları oldu. Boş bank bulan şanslı sayılıyor. Tabii hava soğuk veya yağışlı değilse. Emeklilerin kaliteli yaşlanmasının ölçütü, banklara hapsedilen bir yaşam oldu. Bu onur, bu iktidarındır. Metruk binalarda yaşam savaşı veren emeklileri saymazsak, artık sokaklarda geceleyen, açlıktan ölen emekli haberleri sürpriz olmayacaktır. Bu gidişle, bu onur da bu iktidara ait olacaktır. İktidara sesleniyoruz; duyun bu çığlığı ve acil çözüm üretin. BES-AR’ın araştırmasına göre; açlık sınırı 22 bin 834 lirayı, yoksulluk sınırı 60 bin 757 lirayı aştı. Bekâr bir çalışanın sadece yaşam maliyeti 26 bin 970 liradır. Türkiye’deki hayat pahalılığında her 3 emekliden 2’si 10 bin lira alıyor. Bu durumda emeklilerin nasıl geçinebildiğini hesaplamak, yüzyıllardır çözülemeyen matematik probleminden zordur. Denklem açıktır; 4 kişilik çekirdek ailenin sadece mutfak gideri açlık sınırıdır. Temel ihtiyaçlarına; giyim, ulaşım, ısınma, elektrik, su, barınma, telefon, internet, eğitim giderleri eklendiğinde asgari yoksulluk sınırında bir gelir gerekiyor. Sosyal ve kültürel aktiviteleri saymıyoruz bile. Yani yoksul yaşamak için bile 60 bin 750 liraya ihtiyaç varken; 10 bin lira ile bütün bu girdilerin karşılanmasını çözen varsa beri gelsin” dedi.
‘KURTULUŞ KENDİ ELLERİNİZDEDİR’
Yapılan haksızlığa dikkat çekip emeklilere seslenen Ülker, “Sizin umutla beslenme zamanınız yoktur. Boş vaatlere kulak asmayın, halklarınızın çalınmasına sessiz kalmayın. Barışçıl ve demokratik tepkilerinizi gösterin. Demokratik haklarımızı fiili ve meşru yollarla kullanıp, en geniş şekilde örgütlenin. Kurtuluş kendi ellerinizdedir. Onun da yolu örgütlenmekten geçer. AKP ve iktidar ortaklarının yüzdelik maaş artışları bir çözüm değildir. Her 6 ayda 1 yapılan maaş ayarlaması, emeklileri derin yoksulluğa itmiştir. Oysa çözüm bellidir. 2008’de uygulamaya konulan Sosyal Güvenlik Reformu derhal iptal edilmelidir. Memurlara verilen seyyanen ödenek, bütün emeklilerin maaşına hemen eklenmeli ve en düşük emekli maaşı, işe başlamış en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Prim günü, çalışma koşulları, eğitim gibi diğer kriterler göz önüne alınarak maaş ayarlamaları yapılmalıdır. İntibak yasası tek zamanda çıkarılmalıdır. Bayram ikramiyesi diye ödenen ve ayıplı bir hale dönmüş ödeme kaldırılmalı, yerine yılda 4 kere ve asgari ücret düzeyinde ödeme, ikramiye olarak her emekliye ödenmelidir. Sağlığa erişim kolaylaştırılmalı ve istisnasız sağlık katkı payları kaldırılmalıdır. Özel veya devlet hastanesi demeden, bütün hastanelerde her türlü muayene, tetkik ve tedavi ücretsiz olmalıdır. Emekliler için Toplu Sözleşmeli Sendika yasası çıkarılmalıdır. Sendikalarımıza dokunulmamalıdır. Sendikalara açılan kapatma davaları geri çekilmeli ve her türlü keyfe keder uygulamalara son verilmelidir” dedi.
Ülker, iktidara talepleri dikkate alma çağırısı yaparken; adım atılmaması halinde büyük mitingler düzenleyeceklerini de sözlerine ekledi.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ