DOLAR 43,9983 0.07%
EURO 51,1524 0.06%
ALTIN 7.315,881,57
BIST 12.884,34-0,38%
BITCOIN 30131350,48%
Edirne

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

259 okunma

PEYNİR HAKKINDA BİLMEDİKLERİM -17-

Halil Teksöz; namı diğer SÜTÇÜ HALİL

ABONE OL
30 Mayıs 2025 07:17
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Müşerref GİZERLER

Karapınar çiftliğinden başlıyor peynircilik hikâyesi.

İşin kökeninden, süt veren ehlileştirilmiş büyük ve küçükbaş hayvan besiciliğinden

Ve bunların barınma sistemi olan çiftlikten.

Oğlu Tarık, Halkevi düğünü-1958

Ayrıca ailesi de Balkan kökenli belki de onlarında çiftlikleri vardı. Ne yazık ki bizlere, yaşadığımız kente değer katan en yakın aile geçmişinin izlerini bulup kayda almakta geç kalmış ve kalmakta olduğumu, olduğumuzu düşünerek üzülmekteyim.

Aynı hassasiyetle Edirne’de mandıracılıkta ismi çok geçen Halil Teksöz ile ilgili yazamayacağımı düşünerek üzüldüğüm gibi.

Zira uzun bir süredir aklımda, notlarımda olup bilgi alacağım aile bireylerini aramakta idim.

Halil – Hacer Teksöz

Neyse ki sosyal medya sayfaları çok işime yaradı. Kurabildiğim bağlantılar sonucunda torunu Aysun (Yılmaz) ve gelini Gülser’in yeğeni gül yağcı (Bulgaristan’da)Hacı Musa Gülcüler’in torunu Cemil Gürleyik imdadıma yetişti.

Ve çok da mutlu oldum, aile bilgilerini ve anılarını hafızalarına kaydettiklerini görüp paylaşmalarından, sanal da değil de gerçekte tanıyıp, içtenlikle bana dostluk kapılarını açmalarından.

Ve Edirne’de isminden çokça ve sitayişle bahsedilen,  Recep Pekgirtine ve Abdullah Nurlu gibi

Peynir ustalarının ilk ustalarından HALİL TEKSÖZ, NAMI DİĞER SÜTÇÜ HALİL,

Tarık Teksöz nişanında aile

Babası Mehmet ve annesi Şefika Bulgaristan’da Eski Cuma’ya bağlı Kufallar mevkiinden. Halil ve İsmail adını verdikleri iki evlatları var.

1911 Edirne doğumlu Halil’in, çocukluk, gençlik ve eşi Hacer ile ilk evlilik yılları Taşlıkta, Selimiye Camii karşısındaki ilk sokakta bahçeli bir evde geçiyor. Hacer Hanım Yunanistan Mustafa Paşalı, Nuriye ve Ahmet’in kızı. Edirne’de ilk yerleşim yerleri Yıldırım Mahallesi. Onlar da sonra Taşlık mevkiine geçmiş ve Halil’in ailesi ile komşu olmuşlar. Halil ve Hacer hanımın bu mahallede evlenir böylelikle de komşulukları akrabalığı dönüşür. Mehmet Efendi hayata veda etse de eşi Şefika Hanım oğulları, gelinleri ve torunları ile birlikte aynı evde aile gelenekleri, birliği devam eder.

Zira taşlık bu yapıdaki eski Edirne’li ailelerin samimi komşuluk ilişkileri ve dayanışma içinde yaşamlarını sürdürdüğü merkezin yanı başındaki bir semt. Ayrıca Selimiye çevresi de Bedesten ve Arasta çarşısı ekseninde Yemiş kapanının da bulunduğu bildik tanıdık esnaflar, zanaatkârlar, baba oğul çalışan ustaların yer aldığı bir iş muhiti.

Halil Teksöz evi-Suterazisi

Aile birliğine, bu birliğin ismi ve varlığının devam etmesine önem veren evin büyük oğlu Halil’in iş hayatı bu muhitte bu düşüncelerle burada başlar. Girişimci, ileri görüşlü iyi hesap yapan bir gençtir ayrıca. Kenti iş ortamını ve yakın çevresini de tanımış, aile imkânlarını da değerlendirerek geleceği yönelik bir yatırım yapar ve Kırklareli Karapınar mevkiinde aynı isimli çiftlikte ortak olarak hayvancılığa başlar. Süt hayvancılığı yönünde geliştirdiği bu çiftlik zamanla aralarında Sabancı ailesinin de bulunduğu çok ortaklığı dönüşecek ve bir bölümü orman vasfına bürünecektir.

Kentte ve yöre köylerinde hatta Çanakkale Gelibolu yöresi süt hayvancılarına kadar dürüst, düzenli ve bilinçli iş yapma yönünde tanınırlığı artar ve Sütçü Halil olarak anılmaya başlar. Süt alımlarında üreticiye bedelini peşin vererek ve yıl içinde düzenli alarak yapar. Öyle ki ölümünden sonra “ben parasını peşin almış idim, şimdi hacca gideceğim, alamadığı sütün parasını getirdim yoksa ibadetim kabul olmaz”  diyerek Gelibolu’dan taziye ziyaretinde bulunanlar bile olur.

Yemişkapanı

Bu yelpaze ve birikim ile yeni bir alan yaratma zamanı gelmiştir. Zira ürettiği kaliteli sütü kendi kaynağı vardır. Bunun bir sonrası olmazsa, olmazı peynir ve olmalıdır düşüncesi ile ilk mandırasını Tamburacılar Camii yakınında kurup peynir üretmeye başlar. Mandırada ustaları, tenekeci ve lehimcileri, gerekli her türlü üretim materyalleri ile. Gözlemleri ve incelemeleri ile peynir üretim kapasitesi hesabını yapıp, ticaret ile ağını da kurmuştur bu arada.

Zamanla üretim arttıkça burasını kapatıp Yediyol ağzında Yemiş Kapanı mevkiinde yeni bir mandıra, ardından Vaysal köyü gibi balkan köylerinde 7 tane daha mandıra açar. Kardeşi İsmail’de yetişmişince ortak olarak çalışmaya başlarlar.

Peynir yapımı titizlikle sürdürülürken İstanbul’a pazarlama ve ticareti için oluşturduğu bir ağ çerçevesinde Toptancılar yanında iyi otellere büyük otellere düzenli olarak peynir gönderiliyor. Mandıraların ve çiftliğin takip ve kontrolleri de her zaman ağabey Halil’in kontrolünde.  .

Bütün bu yoğun işlerin arasında Teksöz ailesi yeni bireyleri ile genişlemeye başlıyor. 

Aile birliğine ve ilişkilerine de özen Teksöz kardeşlerden Halil beyin Tarık ve Ferdane (Özkökten), İsmail Bey’in Faruk, Mehmet ve Feriha (Ecz.Tuncay Fenerci ile evli) ismini verdikleri çocukları da yetişip kentte aile isimlerini layıkıyla sürdüreceklerdir.

Aile genişleyince yaşam alanları da değişiyor kuşkusuz.

Taşlıktan da taşınma zamanı gelmiş ve yeni semt Kaleiçi.

1950’li yılların başı.

Kentin merkezinde tarihi Romalılara kadar inen ve tarihe tanıklık eden eski bir semt Kaleiçi. Farklı sosyo kültürel yapıdaki toplumların yaşadığı ve her dönemin izlerini taşıyan mimarı eserlerin bütün görkemleriyle ayakta olduğu yıllar.

Ayrıca bu dokunun içinde kent kültürüne sahip ve çağdaş değerlerle yaşayan, yaşatan Edirnelilere Teksözler ve Halil Teksöz ve ailesi de dâhil olur.

1905 yılında yapıldığı tahmin edilen Su Terazisi sokağında cumbalı bir eve yerleşirler. Çiçekli ve süs havuzlu bahçeli, bir ev. Bu ev bugün ne yazık ki pek çok benzerleri gibi yok.

Bu evde güzel günler yaşanır. Komşulukları, evlerinde yaptıkları özel gün davetleri, aile nişanları, düğünler, bayram yemekleri, kutlamaları cemiyet hayatları ile anılır olur Halil Teksöz ailesi. Eş dost, akraba ve tüm komşularının özel günlerinde birlikte olmaya özen gösterirler.

Halil beyin eşi Hacer Hanım, kayınvalidesi Şefika hanımdan aldığı aile değerlerini koruyup sürdüren, eşine destek olan evin büyük hanımı. Kızları Ferdane’yi Servet Özkökten ile evlendirmişler. Oğulları Tarık’ı 1958 yılında Kaleiçi sakinlerinden Hacı Musa Gülcüler’in torunu Gülser Gürleyik ile Halkevinde yapılan bir düğün töreni ile evlendirirler. Bu düğün Edirne Halk evinde yapılan ilk düğün olarak biliniyor. Evin Gelini Gülser Hanım kayınpederinin kıymetlisi. Zira saygılı, düzenli, titiz, güzel yemekler yapıp itina ile sofra hazırlayan, şık giyinen modern ve sosyal bir insan. Halil Bey ve Hacer hanımın yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinde gelin hanım hep yanlarında. Zaman zaman torunlar Halil, Gülsün ve Aysun’da bu seyahatlerin neşesini arttırıyor kuşkusuz. Pek tabii ki Harun ve Ecz Hale ve Erhan Özkökten’de ailenin kıymetli torunları.

Bu güzel günlerin arasında işleri de aksatmıyor kesinlikle Halil Bey. Edirne’de yeni bir iş ve girişim ve yatırım yapma düşüncesi hep canlı. Kurduğu sistemi itina ile sürdürürken 1960’lı yılların başında İtalyanlar’la, ham yağ, ayçiçeği yağı üretmek üzere Şimdiki Pazartesi pazarı girişinde edindiği bir binayı iç teçhizatlarını günün en iyi şartlarında donatarak yağhaneye çeviriyor yağhaneye çevirip yağhane açıyor.

Ancak her geçen güzel günlerin ardından ya da zamansız yaşanan talihsizlikler ve kayıplar oluyor ailelerin hayatında. Yağhane çalışmalarını yürütür ve heyecanla açmayı hayal ederken yakalandığı amansız hastalık nedeniyle 1966 yılında üç ay içinde hayata veda ediyor.

Mandıracılığı 1976 yılına kadar kardeşi İsmail çalıştırıp peynir üretimine devam ediyor.

Ruhun şad olsun Halil Bey. Edirne’ye ve Edirne Peynirine değer katıp iz bırakmışsınız. Eşin Hacer Hanım (ö.1985), oğlun Tarık (ö.2013) ve kıymetli gelinin Gülser(ö.2023) hanım ile huzurla uyu.

Kaynaklar ve fotoğraflar

Cemil Gürleyik

Aysun Teksöz Yılmaz

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya