DOLAR 47,3691 0.06%
EURO 54,1035 0.37%
ALTIN 6.224,650,92
BIST 13.943,87-0,95%
BITCOIN 30943161,20%
Edirne
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

88 okunma

GURBETÇİLER (2)

ABONE OL
26 Temmuz 2026 14:17
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ayan-beyan-3.jpg

Yaklaşık bir ay önce, 22 Haziran’da bu köşede “Gurbetçiler” başlığıyla önemli bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştık.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Avrupa’nın dört bir yanından yola çıkan yüz binlerce gurbetçi, Kapıkule başta olmak üzere sınır kapılarımızdan ülkeye giriş yapıyor.

Ancak bu büyük insan hareketliliğinin Edirne ekonomisine beklenen katkıyı sağlayamadığını, Kapıkule’den giren araçların çevre yoluna yönelip kent merkezine uğramadan yollarına devam ettiğini yazmıştık.

Aradan sadece bir ay geçti.

Bu kez aynı tespiti, sektörün tam içindeki isimler de dile getirdi

Türkiye Otelciler Birliği Edirne Temsilcisi Gökhan Balta’nın açıklamalarını okuyunca, “Demek ki yalnız biz böyle düşünmüyormuşuz” dedim.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak’ın da aynı konuda topa girdiğini gördük.

**

Balta’nın söylediği aslında çok net…

Kent merkezinde son yılların en durgun gurbetçi sezonunun yaşandığını ifade ediyor.

Bunun en önemli nedenlerinden biri olarak da Kapıkule’den çıkan gurbetçilerin Edirne’ye yönlendirilmesindeki eksiklikleri gösteriyor.

Daha doğrusu, yıllardır çözülemeyen bir yönlendirme sorununa dikkat çekiyor.

Aslında mesele yalnızca bir tabela meselesi değil.

Mesele, Edirne’nin kendisini anlatamaması.

Kapıkule’den çıkan bir aile, şehir merkezine uğraması halinde tarihi çarşıyı görebilecek, Selimiye’nin gölgesinde soluklanacak, Ali Paşa Çarşısı’nda alışveriş yapacak, tava ciğer yiyecek, badem ezmesi alacak, belki de bir gece konaklayacak..

Bunların her biri şehir ekonomisine katkı.

Ama biz daha o aileyi şehir merkezine davet etmeyi bile başaramıyoruz.

Elbette bütün sorumluluğu yönlendirme tabelalarına yüklemek doğru olmaz.

Gurbetçiler de haklı…

Saatlerce direksiyon başında yol geliyorlar.

Sınır kapılarında bekliyorlar.

Bir an önce memleketlerine ulaşmak istiyorlar.

Üstelik Türkiye’deki akaryakıt, otoyol ve tatil maliyetlerinin arttığını kendileri de dile getiriyor.

Ancak bütün bunlar, Edirne’nin hiçbir şey yapmadan beklemesini de haklı çıkarmaz.

Tam tersine…

İnsanların yolculuk alışkanlıklarını biliyorsak, buna göre yeni yöntemler geliştirmek zorundayız.

Kapıkule’de dijital karşılama ekranları…

Sınır kapısından itibaren dikkat çeken dijital yönlendirmeler…

Avrupa plakalı araçlara özel otopark uygulamaları…

“Gurbetçiye Hoş Geldin” kampanyaları…

Kısa şehir turları…

Alışveriş ve konaklamayı teşvik edecek ortak organizasyonlar…

Bunların hiçbiri hayal değildir.

Yeter ki bu konuya sadece turizmcilerin sorunu olarak bakılmasın.

Bu mesele, otelcinin de meselesidir…

Esnafın da…

Lokantacının da…

Ticaret Odası’nın da…

Belediyenin de…

Valiliğin de…

Çünkü kazanan yalnız oteller olmayacaktır.

Kazanan Edirne olacaktır.

**

Edirne, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olmakla övünüyor.

Haklı da…

Ama artık yalnızca “kapı” olmak yetmiyor.

Kapıdan geçen insanı şehirle buluşturabilmek gerekiyor.

Her yaz yüz binlerce gurbetçi sınırlarımızdan geçiyor.

Bu insanların ne kadarını Edirne’de bir saat, bir akşam ya da bir gece misafir edebiliyoruz?

İşte asıl başarı, bu soruya verilecek cevapta gizli…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya