
Herkesin derdi kendine ait müşterek bir derdimiz var, oda geçim sorunu. Ayı nasıl tamamlayacağız, gelirler masraflara yetmiyor. Daha öncede bu konuda yazılar yazmıştım, konu devam ettikçe yine yazacağım.
Geçim sıkıntısı derdi dünyanın her yerinde var. Çaresi ya gelirleri arttırmak yada ürün fiyatlarını aşağı çekmek, yani ucuzluk sağlamak. Nasıl olacak bu, ekonomideki arz talep konusuna hakim olmakla. Bir mal ne kadar azsa fiyatı yüksek olur, ne kadar bolsa fiyatı düşük olur. Ucuzluk istersek mal üretimini arttırmalıyız. Pahalılıkla baş etmenin yolu ücretlere, maaşlara enflasyon kadar zam yapmak olmamalı, zam zammı doğuruyor, yine enflasyonun içinde boğuluyoruz.
Halkın birinci derecede ihtiyacı olan ürünler üzerinde ki bunlar gıda maddeleri olur, narh uygulamak. Üreticiden tüketiciye kadar gelen mal bir kaç aracı değiştirerek fiyatı artıyor. Aracı sayısını azaltmak çare olabilir. Marketlerin özel kamyonları olmalı, bunlarla üreticiden markete mal taşınmalı, aracı ortadan kaldırılmalı.
Yazması kolay peki nasıl olacak bu, aracılık Türkiye’de bir sektör halini almış. Portakalı toptancı tarlada üreticiden iki liraya alıyor beş altı aracıdan sonra portakal markette 50 TL’den satılıyor. Kazanan kim; ne üretici, ne tüketici, kazanan aracı oluyor.
Halkın birinci derecede ihtiyacı olan ürünlere zam yapmak izinle olmalı, izinsiz zam yapılmamalı. Örneğin, berberler, ulaşım araçları, sinema, tiyatro gibi eğlence yerleri, lokantalar, kahvehanelerde zam izne tabi olmalı. Ürünlerde fiyat etiketi uygulanmalı. Zamlar biraz dizginlenmeli yani biraz kontrollü liberal ekonomi uygulanmalı. ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler, istediğim fiyata satarım’ bu liberal ekonomi olmuyor, bu başıboş ekonomidir.
Pahalılığı önlemenin asıl yolu Türk Lirasını değerlendirmektir. Bunun çaresi de Lirayı aranılan para haline getirmek, geçerli akçe yapmak, Türkiye ekonomisini güçlü hala getirmek.
Zam furyası nasıl önlenir, her ay aylık enflasyon ne kadardır bu açıklanıyor, altı ayda birde maaşlara, ücretlere ne kadar zam yapılacak buda açıklanıyor. Zamlar açıklanınca daha zam yapılmazdan önce halkın ihtiyacı olan ürünlere esnaf zam yapıyor. Daha ortalıkta para yok, maaşlara, ücretlere zam yapılınca para piyasaya çıkmış oluyor, bu seferde satıcılar, esnaf bir zam daha yapıyor. Zam üstüne zam da pahalılığı yaratıyor. Hükümet davul, zurna çalarak zam yapacağını ilan etmemeli. Bırakınız oto, villa, mücevher, lüks eşya fiyatları istenilen miktarda artsın, onları bol paralı insanlar asın. Onların pahalılığı onları etkilemez. Sen asıl halkın elzem ihtiyaçları olan ürünlere yapılan zamlar halkı eziyor. Asıl konu bu, bu durumla nasıl baş ederiz?
İşle uğraşanların bir derdi nasıl zengin olurum, ticaretle uğraşılıyorsa işin kolayına kaçılıyor, elindeki mala zam yapmak. Bir yerde o da haklı diyelim, satmak için alacağı malı zamlı alıyor, o da istemese de zam yapıyor. Bu konunun biraz halli bazı ürünlere devlet desteği olmalı.
Peki dünya piyasası nasıl, aşağı yukarı oda bizim gibi. Savaşlar piyasayı alt üst etti. Bütün mesele ÜRÜNLER ve FİYATLAR…