DOLAR 45,0298 0.03%
EURO 52,9206 0.21%
ALTIN 6.792,40-0,32
BIST 14.532,510,86%
BITCOIN 35167390,08%
Edirne
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

261 okunma

KAPLUMBAĞA

ABONE OL
19 Ağustos 2025 16:52
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye alev alev yanıyor…

Bu yıl peş peşe ortaya çıkan orman yangınlarıyla canım ülkem büyük bir felaket yaşıyor.

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Büyükevren Köyü’nün ormanlık alanında geçen hafta tam da bugün, 11 Temmuz 2025 Pazartesi günü başlayan yangın, rüzgârın da etkisiyle Gülçavuş Köyü’nün ormanlık alanına ulaşarak burada da felakete dönüştü.

Saros’un karşı kıyısı Gelibolu işte o gün bu yangını endişe ile izlerken maalesef bu kez  hafta sonu körfezin Edirne yakası oradaki o aynı korkunç manzarayı seyretmek zorunda kaldı…

Büyük geçmiş olsun…

 **

Büyükevren ve Gülçavuş’taki yangında tek teselli, can kaybı olmamasıydı.

Ne var ki, 16 saat süren yangında ağaçlar ve içinde barınan hayvanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Hem buradaki hem de ülkenin başka köşelerindeki orman yangınlarında, içinde barınan börtü-böcek ne varsa hepsi yok oluyor.

Peki, onlar ne hissediyor?

**

İsterseniz içlerinden birisini dinleyelim:

**

Ben bir kaplumbağayım.

Adımı bilmiyorsunuz.

Zaten bilmenize de gerek yoktu.

Çünkü ben burada, Edirne’nin Enez’inde, Gülçavuş’un ormanında, çamların gölgesinde, otların serinliğinde yaşayıp gidiyordum.

Yuvam basitti, ama benim için dünyadan daha büyüktü.

**

O sabah her şey normaldi.

Çimenler nemliydi, rüzgâr hafifti.

Ama sonra gökyüzü karardı.

Önce keskin bir koku sardı havayı.

Ardından çıtırtılar…

Çam iğnelerinin uğultusu değil bu; ateşin şarkısıymış meğer.

**

Ben yavaştım.

Hep yavaştım, kaçamazdım.

Sırtımdaki kabuğum, beni korumaya yetmedi.

Yürüdükçe ayaklarımın altında toprağın sıcaklığı artıyordu.

Çalıların arasında sığınacak bir gölge aradım ama her köşe çoktan ateşe teslim olmuştu.

**

Benim için orman sadece ağaçlardan ibaret değildi.

Komşularım vardı: tavşan, kirpi, serçe, sincabın sesi…

Biz birlikteydik.

O gün hepimiz aynı korkunun içindeydik.

Kimimiz havalandı, kimimiz koştu, kimimiz sessizce bekledi.

Ama giderek artan rüzgarın etkisiyle ateş bizden hızlıydı.

**

İnsanlar geldi, koşuşturdu, hortumlarla su taşıdı.

Evlerini kurtardılar belki.

Ama benim evim, yani ormanım, kül oldu.

Benim kaçacak başka yerim yok.

**

Siz insanlar yarın yeniden ev yapabilirsiniz.

Yeni pencereler, yeni perdeler asabilirsiniz.

Peki biz?

Bizim kaybolan yuvamızı kim geri verecek?

**

Bir tek isteğim var:

Bir gün ormanın yerine dikilen fidana bakarken, “Bu sadece bizim için değil, o sessiz komşularımız için de yeşeriyor” diye hatırlayın.

Çünkü biz ölürken sesimizi duymadınız.

Bari yeniden doğarken bizi unutmayın!

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya