DOLAR 48,04980,32%
EURO 56,23050,08%
ALTIN 6.998,290,55
BIST %
BITCOIN 35816646,60%
Edirne
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

26 okunma

Büyük Resmi Görebilir miyiz?

ABONE OL
20 Ağustos 2026 16:40
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ozdemir1-2.jpg

Meşhur laf var ya hani; “Büyük resmi gör, yeğen…” Pek çok dayım özellikle televizyon programı yaptığım yıllarda bu nasihati bol bol verirdi. Eh insan binlerce dayısından bu kadar çok nasihat alınca tutmamazlık edemez elbette…

Ben de başladım sistemik seviyede eyleme kapasitesine sahip birimleri incelemeye. Yani büyük resmi görme çabalarına…

ABD Başkanı Trump Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanan savunma iş birliği anlaşması hususunda memnuniyetlerini belirtti.

Bu memnuniyet ifadesini takiben ABD Başkanı Trump’ın özel temsilcisi ve aynı zamanda damadı Jared Kushner Mısır’da Türk yetkililerin de hazır bulunduğu iddia edilen bir toplantıda Hamas lideri ile görüştüğü, ardından da İsrail Başbakanı ile toplandığı belirtildi.

ABD’nin Mısır Büyükelçiliği resmi internet sitesinden yapılan açıklamada görüşmede Mısır ve Katar’dan da yetkililerin bulunduğu, ABD’nin barış planına anılan devletlerin destek verdiklerini tekrarladıkları belirtildi.

Bu süre zarfında Yemen’de uluslararası alanda tanınan hükümet Husilere karşı yoğun bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar 7 Ağustos 2026’da imzalanan Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye güvenlik iş birliği anlaşmasını takiben başladı.

El Cezire (Al Jazeera) 18 Ağustos tarihli haberinde, 17 Ağustos 2026 itibarıyla Yemen güçlerinin Husi hedeflerine 100’den fazla saldırı gerçekleştirdiğini belirtti. Anadolu Ajansı’ndan Şahin Demir de 20 Ağustos 2026 tarihli haberinde, 19 Ağustos 2026 itibarıyla Yemen güçlerinin Husi hedeflerine 81 saldırı gerçekleştirdiğini belirtti.

Geçen hafta da belirttim Husi meselesi Suudi Arabistan’ın başını bir hayli ağrıtıyor. Ancak aynı Husiler İsrail için de bir baş ağrısı. Zihinler zorlanırsa hatırlanacaktır İsrail’in Filistin’e yönelik insanlık dışı saldırılarına karşın Husi’ler de hem Babül Mendep civarından hem de doğrudan İsrail’e yönelik (bu kısım oldukça cılız olsa da…) saldırılar sürdürüyor.

Şimdi eğer meşhur ABD’yi İsrail yönetiyor efsanesi bir yana bırakılırsa ABD bölge güvenliği için bir mentorluk rolü üstleniyor. Bir yandan Hamas ile İsrail arasındaki dengeyi korumaya çalışırken öbür taraftan da yine bölgedeki müttefikleri ile Husi meselesi üzerinde bir baskı oluşturma çabasında.

Bahsi geçen anlaşmaya yönelik olarak geçen hafta da belirttiğim gibi bir “NATO” güzellemesi yapmak neredeyse imkânsız ancak Suudi Arabistan’ın liderliğinde Husi karşıtlığı konusunda bir meşruiyet zemini sağlama girişimi olduğu aşikâr.

Hazır İran, Suriye’deki alanını kaybetmişken üstelik de ABD ve İsrail saldırıları ile kendi iç politik zemininde de sıkıntılı bir dönem yaşıyorken uzantıları hususunda adımlar atabilmek için iyi bir fırsat da ortaya çıkıyor.

Tam bu noktada destekten uzak kalan İran uzantıları için belli seviye ve zeminlerde girişimlerde bulunulduğu ortada. İran ile Hamas arasındaki İsrail’e karşı mücadele konusunda stratejik temelli bir çıkar ilişkisini Jared Kushner ne kadar ortadan kaldırabilecek bunu zaman gösterecek.

Husi karşıtlığı hususunda Suudi Arabistan ve Batı Yarıküre devletlerinin desteklediği Yemen Hükümeti’nin başarısı da tartışmalı bir durumda ancak sonuçta ABD bölgedeki müttefiklerini yönlendirmek suretiyle ilişkileri kendi çıkarları doğrultusunda bir dengede tutma çabasını sergiliyor.

İşte buna zaten büyük resmi görmek değil de uluslararası politikanın sistemik seviyesinde bir güç analizi deniyor. Yani büyük resmi göremeyiz ama uluslararası politikanın sistemik seviyesinde güç kapasitesi ve yeteneklerin dağılımı bağlamında analizler yapabilir. Tabii yeterince bu hususlarda kapasiteye sahipsek. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya