
Ne ara geçti bu kadar yıl?
Bugün, 69 seneyi bitirip 70’inci yaşıma merhaba dediğim gün benim.
Anacığımı da anarak köşemi yeni yaşım için kapattım, bağışlayın!
Nur içinde yatsın, rahmetli annem 20 yıl önce hayata gözlerini yumduğunda 81 yaşındaydı.
Bir kalça kırığı, bununla birlikte ilk defa diyalize de girmesi, akabinde ameliyat kararı ve bir doçentin; ‘bu ameliyatı yaparsak hastayı kaybederiz’ diye ısrarla uyarmasına rağmen, bizim de muvafakatimiz alınarak yapılan bir kalça ameliyatı ve o gecenin yarısında acı son!
Yazılacak o kadar çok şey var ki neyse…
Nur içinde yatsın, o yaşında bile gezmeyi çok severdi rahmetli.
Düğüne, derneğe, gezmeye hep kendi de gitsin isterdi.
“Ah oğlum ah. Ten kocuyor (yaşlanıyor) ama yürek hala genç” der dururdu!
Yaş ilerledikçe onu çok iyi anlıyorum şimdi.
İtiraf etmeliyim ki; yaşlılığı ben de kabullenemiyorum.
Ne var ki; yüzümüzdeki çizgiler, yavaş yavaş başlayan yaşlılık lekeleri aynı şeyi söylemiyor artık.
Ve hayat ne kadar acımasız ki; anama söylediklerimi ben de oğlumdan işitiyorum şimdi.
‘70 yaşına geldin daha ne istiyorsun?’ lafını sıkça duymaya başladım bu aralar!
Oysa bizler; birazda çocuklarımız, torunlarımız için istiyoruz yaşamayı.
Her geçen gün zorlaşan hayat koşullarında başlarında olmak, arkalarında durmak istiyoruz.
Allah acılarını göstermesin, uzun ve sağlıklı ömürleri olsun.
Yeni yaşım da hepimize hayırlar getirsin inşallah.