İLKBAHAR SEBZELERİMİZ MEYVELERİMİZE DAİR

Müşerref GİZERLER

Hava birden karardı yağacak besbelli

Saate baktım yine aynı saatler

Kırkikindi yağmurları

Eskiler; bereket yağıyor; toprağın beyaz örtü altında sarıp sarmaladığı evlatlarını bahara kavuşturma sabrınının hediyesidir derlerdi.

Aynı insanoğlu gibi bu yüzden coşkuyla bazende çılgınca kutluyor baharın gelişini yeniden doğuş gibi.

Bu yıl malum çok kasvetli bir kış geçirdik.

Masamda darmadağınık duran gazeteler kâbus çukuru gibi

Gökten yağan bombalar, savrulan mermiler mülteci kafilelerinin feryatları ile adeta yarışıyor. Bir kıyamet bir dehşet bir felaket ki maazallah

Şimdilik uzak ta olsa ateş çemberinin genişleyeceğini düşündükçe kuruntu elbisem beni daha çok sıkmaya başlıyor.

Of ama

Ara sıra da olsa bu sıkletten kendimi korumam gerek. Bir teselli bulmalıyım çıkartmalıyım üzerimden bu kuruntu elbisesini.

Kuzu etli lahana salması

Gök gürleyip şimşek çaksa da bardaktan boşanırcasına yağacak yağmurun ardından güneş açacak. Semalarda gökkuşağının büyüleyici şöleni başlayacak.

Dünyadaki insanların pek çoğu yokluk, çile, felaket çekerken elimizdeki istisnai nimetlerden faydalanmalıyım diyerek atıyorum kendimi dışarı.

Bu mevsim en avutucu yerler sebze meyve pazarları. Gençlik iksiri yayan terütaze turfandalar çıkmıştır. Tadımlık da olsa filemi şenlendirip, seyrile kendimi avutur bir nebze içim açılır diyerek varıyorum pazara.

Peynirli kabak

Lorel Hardi misali lahana pırasa edebiyatını bırakma zamanı. Baş köşeden inip boynu bükük de olsa salatalıklara, sakız kabaklarını karşılama nezaketi gösteriyorlar. Haklarını yememek lazım. Özleyeceğiz kuzu etli salmayı, terbiyeli , pirinçli pırasayı.

Ege ve Akdeniz sebzesi olsa da korumalı yetiştirilen Enginarlarda , katmer katmer yaprakları ile gürzü andıran tıkız topuzlarıyla biz de varız artık der gibiler. Urladaki festivalde lezzetini deneyimleme fırsatını bulup muradıma ermiştim.

Ama, yerli mahsüller genetik lezzetimi sarıp sarmalarlar, beni mesut bahtiyar ederler.

Mesela sakız kabağını görünce et suyu ile pişmiş hafif kalyası geldi aklıma. Bu yemek ağır hastalıktan kalkmış olanları küçük bir dilim francala ile ağız tadına kavuşturan bir yemektir. Yatağında doğrulmuş beyaz gecelikli solgun bir genç kıza hayat müjdesidir aynı zamanda kendi gibi sarı ve cansız bir tabak kabak kalyesi.

Taze soğanlı kuzu kapama

Veya az yağlı peynirli dolması, sandal gibi yarıya bölümlenip içi oyulup yine peynirli sütlü meyanelisi de fırınlanıp dereotu kokusu ile ruhu ve bedeni iyileştiricidir.

Çoban salatamızın olmazsa olmazı, terlemesini en güzel bilen yeşil salatalıklarımızda tezgâhlarda al beni diyor. Sebzemi meyvemi olduğunu hep düşünürüm. Ateşten, ısıdan hoşlanmayan sebze biçiminde acayip bir meyva aslında. İlk yudumundan itibaren tadından çok kukusu ağzınızda kalıcı bir esinti bırakır.

Turfandaları da şekil itibariyle nazik ama mütevazıdir. Yerde sürünmeyi hak etmiyorlar zira. İri yapraklı güzel bir ağaçtan salkım salkım salınsalar

Cacık yapalım derseniz bu kibarlığa işkence etmeyin derim. Yazı bekleyin ata tohumu olanların hantallığını düşünmeyip bütün lezzeti toplayan çekirdekli kısımlarından deneyin.

Kibarlık naziklik deyince semizotunu atlamayalım. Onlarda demetler halinde yer almışlar sepetlerde. Diğer sebze yaprakları arasında balık etinde diyebileceğimiz yapraklarını yıkarken horlamamak gerekir ezilip incinirler.. Ne lahana gibi hantal ve şişman ne de pırasa gibi gereksiz sivrilmiş seyrek bıyıklı.  Kıymalı yemeğinin mayhoş suyuna amiyane de olsa ekmek banıp kaşıkla içenler aslında keyfini çıkarır.  Kibarlığı elden bırakıp nezaketi, terbiyesi bir yana çatal batırarak keyfini kaçırmayalım.

Yani kaşığa el uzatamadığımız ve suyuna ekmek batıramadığımız güzel halk yemeklerimizi de unutmayalım. Maydanozlu köfte nohutlu işkembe ve bahsettiğim kıymalı semizotu gibi.

Fasulye başlamış, yarın çarşıya patlıcan inecek ve domates çoğalacak.

Fasulyenin keçi boynuzu gibi zira şeklen çok benzer kaskatı kesilmediğine tahtaya dönmeyenlerini tercih ederim. Ayşekadın ismini de İstanbul bahçelerinde fasulye yetiştiren  kırmızı tülbentli Ayşe kadından almış. Karaağacınkiler de ayrı bir lezzetlidir. Ne de olsa sinekli suyun kerameti işlemiş topraklara.

Yaz sebzelerinin şahı patlıcanı özledim galiba.

Ameliyat masasını ve karındeşen Jack’i hatırlatsa da karnıyarığı Kırmızı Karaağaç menşeilisi ile pek lezzetli olur. İmamı da bayıltmış ayrıca

Baharı görmeden yazı getirmeyelim. Sırada bakla var. Yeniimaretli üreticilerden.

Toprağın azot deposu. Hanımlara tavsiyemdir kabuğunun içyüzeyinin yüze sürülmesi cildi besleyip lekeleri giderir. Zeytinyağlısını, enginarlı iç baklasını bu mevsim yemeyi ihmal etmeyelim. Genetik bir enzim eksikliği gibi bir sorununuz yoksa.

Ama ağzımızdan da her baklayı çıkarmayalım.

Çocukluğumuzun hıdırellez sepetlerini süsleyen yeşil etekli taze soğanlar taze bahar peyniri ile ne iştah açıcıdır. Akşam sofrasında kuzu etli kapama da ilkbaharın yüz akıdır.

Meyvelerimizi unuttuk mu hayır

Eskiden manavlar üzerleri şeffaf kâğıtla örtülü dört köşe kutularda çilek satmayı adet edinmişlerdi. Şimdi naylon kaplarda bu zarif meyvemiz.

Çok ince güzelliklerinden başka ağzımıza alınca sapının kopuşundaki letafet ki ne letafet. Bu sap dut gibi fazla zorlamayı, çekiştirmeyi gerektirmez.  Kirazdaki gibi otomatik kopar. Ele alıp şekere batırılacak ve sonra ağza götürülecek boyda ve hassasiyette. Tereyağdan kıl çeker gibi ayırırsınız gövdesinden. Ayrı bir kibarlığı da vardır tabakta çekirdek de bırakmaz, bıraktığı saplar ve oymalı yaprakları ise bembeyaz cucuklar ile bir ressama modellik yapar gibidirler adeta. Bir taşım kaynatımlık reçelinin kokusu bile çok lezizdir.

Hele dalları basan kiraz!…dişlerimize bıraktığı izlerin güzelliğini fark ediyormuyuz acaba. Hani bazı köylerde göz nuru dökerek gayet zarif pembeli sarılı ince hesap tığ işlerler, seyrine doyamaz çiçek sanar kokusunu ararsınız işte bu oyalar gibidir.  Bu izler.

Reçeli de hissetmekte zorlandığımız kokusunu hatırlatır bize aslında. Vişneye vermiş sanki bu hakkını.

Çarşıda, pazarda, yolda rastlayıp imreneceğimiz daha pek çok mevsim mevelerimiz olacak tezgahlarda. Üzerlerine buz kırıntıları saçılmış meyve tabağının masamıza getirildiği bir dükkân ve salon olsa fenamı olur. Özel yerler açılmasa bile pastanelerde, kafelerde üzerleri soğuktan buğulanmış üç yarma şeftalimizden yemek daha zevkli olmaz mı?

Bütün bolluğu ve bereketi ile renk renk, çeşit çeşit bol kokusu ile güzel bir yaz gelsin.

Cahit Irgat’ın dediği gibi

Yıldızların hepsi muamma

Hepsi ayrı alemmiş

Sen gündüzden haber ver

Gün doğsun

Kahvaltımız senden olsun

Güneş reçeli

Aramızdan ayrılanlar

BAHATTİN KONUKÇU VEFAT ETTİ

Devlet Su İşleri’nden emekli Bahattin Konukçu 76 yaşında vefat etti. Gülseren Konukçu’nun eşi, Selen Mudrişler ve Banu Tekin’in babaları, Volkan Mudrişler ve Tansel Tekin’in kayınpederleri, Eda, Renan ve Deniz’in dedeleri olan merhum dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

NURSEL ÖRS VEFAT ETTİ

Merhum Hüseyin Örs’ün eşi, Şenol, Ebru ve Bülent Örs’ün anneleri Nursel Örs 76 yaşında vefat etti. Merhume, dün Hacılar Ezanı Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SADİ ÇIĞGIN VEFAT ETTİ

Müesser Çığgın’ın eşi, Özlem Tütün ve Canan Çelim’in babaları Tuzcu Sadi Çığgın 69 yaşında vefat etti. Tuzcu merhum Salih Çığgın’ın da kardeşi olan merhum, dün Mevlana Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

SEDAT ATBAKAN VEFAT ETTİ

Merhum Emin Atbakan’ın oğlu, Sevim Atbakan’ın eşi, Erdal Atbakan’ın ağabeyi Sedat Atbakan 80 yaşında vefat etti. Merhum, dün Küçükpazar Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

ELBEYİ TORUN VEFAT ETTİ

Yıldırım semti sakinlerinden; Emine Torun’un eşi, Ayhan ve İlhan Torun, Fatma ve Hatice’nin babaları, Meral, Resul, Enver Torun’un ağabeyleri Elbeyi Torun 76 yaşında vefat etti. Merhum dün Hacı İl Bey Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

ETB’den çiftçilere kutlama

Edirne Ticaret Borsası (ETB) yönetimi 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü yayımladığı bir mesajla kutladı.

ETB Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk ve Meclis Başkanı Ferudun Çatalçekiç yaptıkları açıklamada şunlara yer verdi:

“Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun kuruluş günü olan 14 Mayıs, kuruluşa üye ülkeler tarafından 1984 yılından bu yana ‘Dünya Çiftçiler Günü’ olarak kutlanmakta ve yılda bir gün de olsa milyonlarca üreticinin hatırlanma günü olarak kabul edilmektedir.

Ülkemizin gelişmesi, ekonominin büyümesi, üretimin çeşitlendirilmesi ve artırılması ile sağlıklı ve güvenli gıda temini için alın terini dökerek tarladan soframıza en güzel ürünü gönderen çitçilerimiz, her türlü zorluğa rağmen her koşulda üretime devam etmektedir.

Toprağın bereketinin üretime, üretimin zenginliğe dönüşmesi ve ürünlerinin bereketli olması temennisiyle; tarımsal üretimin her kademesinde emek ve alın terleriyle çalışarak, ülkemizin kalkınmasına önemli katkılar sağlayan tüm üreticilerimizin ‘14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü en içten dileklerimizle kutlarız.”

AGD’den Siyer-i Nebi Sınavı

Anadolu Gençlik Derneği’nce ortaokul öğrencilerine yönelik olarak Türkiye genelinde düzenlenen Siyer-i Nebi Sınavı yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Yapılan sınav hakkında yazılı açıklamada bulunan Anadolu Gençlik Derneği Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş şunları söyledi:

“Genç nesillerimizin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) örnek hayatını daha yakından tanıması, ahlâkını ve mesajını doğru şekilde öğrenmesi amacıyla düzenlediğimiz Siyer-i Nebi Sınavı’nı yoğun bir katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirdik.

Toplumumuzun manevi değerlerini diri tutmak, gençlerimizi milli ve manevi şuurla yetiştirmek adına gerçekleştirdiğimiz bu önemli organizasyon; öğrencilerimiz, velilerimiz ve eğitim camiamız tarafından büyük bir teveccühle karşılanmıştır.

Siyer-i Nebi sınavı; sadece bilgi ölçen bir yarışma değil, aynı zamanda gençlerimizin Peygamber Efendimizin merhametini, adaletini, sabrını ve güzel ahlakını hayatlarına rehber edinmelerine vesile olan anlamlı bir eğitim çalışmasıdır.

Edirne genelinde farklı okullardan çok sayıda öğrencinin katıldığı bu sınavda emeği geçen tüm öğretmenlerimize, okul idarecilerimize ve evlatlarını bu hayırlı çalışmaya teşvik eden kıymetli velilerimize teşekkür ediyoruz.

Anadolu Gençlik Derneği olarak, gençliğin ihyası ve medeniyet değerlerimizin yaşatılması adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Lalapaşa’da futbol heyecanı sürüyor

İsmail DEMİRAY

Lalapaşa Belediyesi’nin düzenlediği Halı Saha Futbol Turnuvası’nda ikinci gün programı sonunda Çallıdere Komando ve Merkez Mahallesi takımları da rakiplerini eleyerek bir üst tura yükseldi.

Lalapaşa ve köylerinden toplam 16 takımın katıldığı turnuvada ikinci gün Çallıdere Komando takımı Büyünlü, Çallıdere,, Kalkan Söğüt ve Hacılar dan oluşan Balkan Rüzgarı takımını 7-2 yenerek sevinen taraf oldu.

Günün ikinci maçında ise Merkez Mahallesi takımı Çallıdere Piyade takımı zor geçen maçta 5-3 yenmesini bildi.

Halı Saha Futbol Turnuvası’na dün akşam Ortakçı -/Vaysal ve Hanlıyenice (1) – Sinanköy (1) takımları karşı karşıya geldi. Bu karşılaşmalar gazetemiz baskıya girdiği saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

Turnuvada bugün saat 20.00’de Hacıdanişment – Lalapaşa Muhteremler, ardından saat 21.00’de Sarıdanişment – Lalapaşaspor takımları karşı karşıya gelecek. Böylelikle ilk 8’e kalan takımlar belli olacak.

TURNUVADA İLK 2 GÜN SONUÇLAR     

11 Mayıs Pazartesi

Sinanköy (2) 10-6 Süleymandışment

Taşlımüsellim 8-2 Hanlıyenice

12 Mayıs Salı

Çallıdere Komando 7-2 Balkan Rüzgarı

Merkez Mahallesi 5-3 Çallıdere Piyade  

Edirne Birlik U-13 Beşiktaş’a konuk

TFF Akademi Gelişim Ligi’nde yer alan ve Edirne yerel U-13 Ligi’ni namağlup şampiyon olarak tamamlayan Edirne Birlik Spor Kulübü, yeni sezon kadro yapılanması çalışmaları kapsamında önemli bir temasa imza attı. Edirne temsilcisi, Cumartesi günü Beşiktaş Kulübü’nün özel davetlisi olarak İstanbul’a gitti.

Beşiktaş Hakkı Yeten Futbol Altyapı Tesisleri’nde siyah-beyazlı ekiple bir hazırlık maçı gerçekleştiren Edirne Birlik Spor U-13 takımı, yeni sezon öncesi son durumunu görme fırsatı buldu. Genç yeteneklerin tecrübe kazanması, özgüvenlerinin artması ve Türk futboluna kazandırılması adına büyük önem taşıyan bu karşılaşma, Edirne Birlik Spor’un altyapıdaki vizyonunu ve çocukların gelişimine verdiği değeri bir kez daha ortaya koydu.

Edirne Birlik Spor Kulübü Başkanı Erhan Dinç, “Önümüzdeki sezon kadro yapılanmamız kapsamında Beşiktaş gibi Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birinin davetlisi olarak Hakkı Yeten Tesisleri’nde hazırlık maçı oynamak bizim için çok değerli bir tecrübe oldu. Hem teknik hem de mental anlamda takımı test etme fırsatı bulduk.

Beşiktaş Kulübü’ne bizleri ağırladıkları için teşekkür ediyorum. Oyuncularım sahada karakter ortaya koydu ve istediklerimizi büyük ölçüde yerine getirdi. Bu tür maçlar, gençlerimizin gelişimi için çok önemli.

Hedefimiz, TFF Akademi Gelişim Ligi’nde daha iddialı bir konumda yer almak ve Edirne’yi en iyi şekilde temsil etmeye devam etmek. Çalışmalarımıza aynı ciddiyet ve disiplinle devam edeceğiz.” dedi.

KENT KONSEYİ

2004 yılından beri kent gündeminde olan Edirne Kent Konseyi hafta sonu yapacağı seçimli genel kurulu ile geleceğe dair yeni yönetimini de seçecek. Çeyrek asırdır kent haklarını savunma ile gündemde olan Kent Konseyi 38. Olağan Genel Kurulu, 10. Dönem Seçimli Genel Kurulu’nda çalışmalarını anlatacak. Kentlilerin eleştirilerini ve övgülerini dinleyecek. Ayrıca çalışmalarda görülen eksiklikleri de mevzuat yenilikleri ile tamamlamayı çalışacak.

2000’li yılların bugüne göre daha özgür ve duyarlı ortamında kent meclisi, mevzuatlara göre de kendini yenileyerek Kent Konseyi adını aldı. Birçok kent konseyinden farklıydı. Genelde belediye başkanlıklarının hamiliğinde oluşanlardan ayrıydı. Kentin duyarlı kişileri ve kurumları öncülüğünde 500’den fazla kentli imza ve görüş verdi.

O günden bugüne çok zaman geçti. Kentliler ortak sorunlarda bir araya geldi. Bu zaman diliminde kent konseyinin kente neler kazandırdığını, görev alanları, basından örnekleri merak edenler Edirne Kent Konseyi web sitesinde‘kurumsal’ başlığı altındaki ‘tarihçe’ yazan kelimeyi tıkladığında, kısacası 22 yıllık kent ve Kent Konseyi tarihini okuyabilirsiniz. Kim bilir belki kendi adınıza da rastlayabilirsiniz. En sonda adı geçen her kişinin hangi sayfada adının geçtiğini de kısa yoldan bulabilirsiniz.

Kent Konseylerini duyup da nasıl ulaşırım diyenlere çok basit bir öneri; en az beş kişi olup bir sorunu çözmek üzere kendilerine görev versinler. Amaçlarını, ilkelerini, ekiplerini ve iletişim bilgilerini de alarak Kent Konseyi yetkililerine başvursunlar. Düşüncelerini Yürütme Kurulu’nda paylaştıklarında sorunun ciddiyeti de anlaşılırsa çalışma grubu olarak Kent Konseyi aktivisti olurlar. Sonrasında çalışmak ve sorunu çözmek üzerine kentlilerle birlikte mücadele, kazanım başlıyor. Ve devamında kent ve hak mücadelesi. Kent yönetimine katılımın birinci adresidir Kent Konseyi’nde olmak.

Konsey delegelerinde; valilik ve valiliğe bağlı on müdürlük, belediye başkanı veya temsilcisi, merkez muhtarları, üniversite, emek meslek örgütleri, dernekler gibi kente dair düşünen, üreten her kurum var. Elbette hiçbir kurumdan zorlama ile delege istenmez. Yazılar yazılır ve zamanında katılırsa temsil edilir. Basın yoluyla yapılan çağrılara icabet edip başvurursa delege gönderebilir. Bunların dışında Meclisler ve Çalışma Grupları asıl sivil kentli mücadele yerleridir. Kent Konseyleri gönüllü kurumlardır. Çıkar, kariyer heveslilerinin kurumu değildir.

Kent Konseylerine bakışta en yoğun yanılgı; konseylerin belediye kurumu olarak algılanması. Evet, Belediyeler Yasası kapsamında kurulması mevzuata girer ve harcamalarını da belediye yapar olduğundan bu yanılgı vardır. Maalesef birçok yerde bu algı doğru da olabilir. Demokratlığı “peşimdekiler, yanımdakiler” olarak gören yerel idareler elbette merkezi iktidarlar gibi kendilerine sadık demokratik kitle örgütü veya sivil toplum kurumu istiyorlar. Kent bileşenleri de buna meyilli ise al sana ‘al gülüm-ver gülüm demokrasisi’. Sonra belediye başkanı yenilenince o da kendi ekibini kuracak. Buradan ne konsey ne sivil örgüt ne belediye ne de demokrasi çıkar. Hani denir ya; yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir diye bu anlayış ve pratiğe bağlıdır.

Oluşumundan beri içinde olmaya çalıştığım Edirne Kent Konseyi ülkede var olan yaklaşık 400’e yakın kent konseyinin en bağımsızlarından biridir. Örnek alınıp birçok akademisyen tarafından incelenmiş ve örnek gösterilmiştir. Kent konseylerinin amaçları aynıdır ve yönetmelikle belirlenmiştir. Ancak demokratikliği; işleyiş ve her kentliye açık olması belirlemektedir. Yerel yönetimler ve demokratik kitle örgütleri ya da sivil toplum kurumları demokrasinin olmazsa olmasıdır. Bıçak gibidir. Bıçakla da canlı da kesebilirsiniz sebze meyve de doğrayabilirsiniz. Kent Konseyi de öyle; iyi değerlendirip demokrasiye katkı da sunabilirsiniz, kendi müridi, ekibi haline getirip karşılıklı yayaya-şaşaşa da diyebilirsiniz.

Kent sorunları konusunda sosyal medyada veya birkaç kişi bir araya geldiğinde çok tartışan ve düşünce yazan kentliler var. Bu olumludur. Ancak bu yetmez. Sorunların çözümünü beklemek ve yazmak yanında elimizi taşın altına koymamız gerekir. Yönetime katılmak konusunda mevzuatlar elverişli. Önce bunları kullanmak ve sonrasında daha başka haklar elde etmek gerekir. Kent Konseyleri bunlardan sadece birisidir.

Kentli olmak; kent haklarını savunmak, kent yönetimine katılmak her kentlinin, demokratın görevidir. Bu nedenle 17 Mayıs Pazar günü AKM’de yapılacak Kent Konseyi Genel Kurulu’na katılalım. Ben delege olarak da kentli olarak da oradayım.

Kadın Saat Modelleri: Hızlı Saat ile Stilinize Zarafet Katın

Bir kadının bileğindeki saat, onun tarzını, ruh halini ve ayrıntılara verdiği öneni gösteren en özel aksesuardır. Gününüzde saat, sadece zananı öğrennek icin değil, aynı zananda bir ifade bicini olarak kullanılıyor. Peki kadın saat modelleri arasında size en uygun olanı nasıl bulursunuz? İşte Hızlı Saat rehberliğinde kadın saatlerine dair bilneniz gerekenler.

En Çok Tercih Edilen Kadın Saat Modelleri

Kadın saatleri, tasarın ve kullanın anacına göre bircok farklı kategoriye ayrılır. İşte öne cıkanlar:

  • Klasik ve Şık Saatler: İnce kasa, deri veya netal bilezik, sade kadran. Takın elbise, ofis şıklığı ve özel davetler icin idealdir.
  • Taşlı ve Kristal Detaylı Saatler: Kadranında veya cercevesinde ışıltılı detaylar bulunur. Gece davetleri ve ronantik akşan yenekleri icin tercih edilir.
  • Minimalist Tasarım Saatler: Sade, gösterişsiz, tek renk. Günlük hayatta her konbinle uyun sağlar.
  • Bileklik Uyumlu Saatler: Saat ile bileklik bir arada kullanılan, katnanlı stil sevenler icin idealdir.
  • Spor ve Günlük Saatler: Silikon veya kunaş kayışlı, renkli, hafif ve dayanıklı nodeller. Spor ve geznek icin uygundur.

Hızlı Saat, tün bu kategorilerde geniş bir koleksiyon sunar.

Kadın Saat Fiyatı Hakkında Genel Bilgi

Kadın saat fiyatı narkadan narkaya, kullanılan nalzeneye ve tasarının detay seviyesine göre farklılık gösterir. Taşlı nodeller, safir can veya özel nekaniznalı saatler fiyat aralığının üst kısnında yer alırken, nininalist ve günlük nodeller daha erişilebilir seviyededir.

Ancak unutulnanalıdır ki önenli olan bütce değil, ihtiyacınıza ve stilinize en uygun modeli bulmaktır. Hızlı Saat, her bütceye uygun seceneği ve orijinal ürün garantisiyle güvenilir bir alışveriş deneyini sunar.

Doğru Kadın Saati Nasıl Seçilir?

Doğru saati secnek icin aşağıdaki 5 kritere dikkat etneniz yeterlidir:

  1. Bilek Ölçünüz: İnce bilekler icin 28nn-34nn, orta veya kalın bilekler icin 36nn-40nn nodeller idealdir.
  2. Kullanım Amacı: Ofis icin klasik, günlük icin nininalist, spor icin silikon kayışlı nodelleri tercih edin.
  3. Kordon Tipi: Deri şık bir hava, netal daha nodern ve dayanıklı, silikon ise rahat kullanın sunar.
  4. Renk Uyumu: Altın tonları sıcak ten rengine, günüş tonları soğuk ten rengine daha iyi uyun sağlar.
  5. Garanti ve Orijinallik: Saat alışverişinde nutlaka Hızlı Saat gibi yetkili satıcıları tercih edin.

Zamana Hızlı Saat ile Yön Verin

İster kendinize ister sevdiklerinize anlanlı bir hediye arıyor

olun, kadın saat modelleri arasında nutlaka size özel bir secenek var. Hızlı Saat, yüzlerce nodeli, hızlı kargo avantajı ve uznan nüşteri desteğiyle saat alışverişini kolay ve keyifli hale getiriyor.

Şıklığı ve zarafeti bileğinizde hissetnek icin doğru adres Hızlı Saat. Siz de stilini tananlayan saati henen keşfedin.

Bayram öncesi etiket – fiyat denetimi

Olgay GÜLER

Edirne’de, Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi, fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimi gerçekleştirdi.

İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Kurban Bayramı’na kısa süre kala kentin tüm ilçelerinde yerel ve ulusal marketler başta olmak üzere temel gıda ve ihtiyaç maddeleri ile şekerleme ürünleri satan işletmelere yönelik fahiş fiyat ve etiket denetimi yaptı. Ekipler, öncelikle raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, faturaları inceledi, etiket kontrolü yaptı. Yeme içme hizmeti sunan işletmelerde fiyat listeleri ve gramaj denetimleri yapıldı. Fiyat etiketi ve fiyat listesi olmayan işletmeler ile aykırılık tespit edilenler hakkında idari para cezası uygulanması için işlemler yapıldı.

Ticaret İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kent merkezi ve ilçelerde Mayıs ayı içerisinde yapılan ve halen devam eden denetimlerde 178 işyerinde, 1525 ürünün incelenmesi sonucu 44 üründe ortaya çıkan aykırılıklarla ilgili idari işlem yapıldığı belirtildi. Ayrıca ay içerisinde haksız fiyat artışı denetimleri kapsamında fahiş fiyat tespiti yapılan 6 firma ve 10 ürün hakkında bakanlığa bildirimde bulunulduğu ifade edildi.