Edirne1922, Çanakkale’yi farklı geçti

İsmail DEMİRAY

Edirne1922, Erkekler Basketbol Bölgesel Ligi (EBBL) 2025-2026 sezonunda ilk galibiyetini açık ara farkla Çanakkalespor karşısında aldı: 82–54

Edirne1922’nin A. Grubu’nda yer aldığı EBBL’nin 4. hafta programındaki 4 maç geçtiğimiz hafta sonu oynandı. Edirne1922 Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki maçta Çanakkalespor’u ikinci çeyrek dışında maçın büyük bölümünde üstün oynayarak 82–54 gibifarkı galip gelmesini bildi.

Edirne1922, ligin 5. haftasında 29 Mart Pazar günü deplasmanda Ufukcan Aydın’a konuk olacak.

PERİYOTLAR:

1Çeyrek 24-12 (24-12)          

2Çeyrek 16-22 (40-34)

3Çeyrek 14-7 (54-41)

3Çeyrek 28-13 (82-54)

Toplam 29 takımın mücadele ettiği EBBL 2025-2026 sezonu, 5 farklı grupta oynanıyor. Edirne1922 A Grubu’nda yer alıyor. EBBL’de müsabakalar 24–27 Nisan 2026 tarihleri arasında oynanacak son hafta grup karşılaşmalarıyla normal sezon tamamlanacak.

Normal sezon sonunda gruplarında ilk üç sırayı alan toplam 15 takım ile, ilk üçe giren takımlarla oynanan müsabakalar sonucunda en iyi dördüncü olan takım Play-Off Son 16 Turu’nda mücadele etmeye hak kazanacak. Play-Off Son 16 Turu’nu geçen takımlar, Play-Off Son 8 Turu oynayacak. Bu turu başarıyla tamamlayan dört takım ise Final Grubu’nda mücadele edecek. Yeri ve tarihi daha sonra ilan edilecek Final Grubu müsabakaları sonucunda ilk iki sırayı alan takımlar, 2026-2027 sezonunda TB2L’de yer alma hakkı elde edecek.

4. HAFTA SONUÇLARI

İzmir Büyükşehir 84-75 Tekirdağ Namık Kemal      

Edirne1922 82–54 Çanakkalespor

Florya Elit 78-81 Ufukcan Aydın

SERKAN’IMIZI YİTİRDİK

Bilgisayar kullanmaya başladığım ilk günlerde tanışmıştık Serkan Türen’le.

Benden çok daha gençti, yeni açtığı elektronik işyerinin Zübeyde Hanım Caddesi’nde ilk müşterilerindendim ve son günlerine kadar müşteri/usta sohbetlerimiz ağabey/kardeş ilişkisiyle yirmi yıla yakın sürüp gitti karşılıklı saygı sevgi çerçevesinde.

Tanış olmamızdan kısa bir süre sonra Vaysal Köyü’nden arkadaşım, birlikte top oynadığımız, ortak anılarımız olan Fahrettin Türen hocamla karşılaştık dükkanda. Meğerse Serkan’ın babasıymış.

Evime yakın olması nedeniyle sıkça üzerinden bisikletimle geçtiğim Zübeyde Hanım Caddesi’nde gözüm mutlaka ilişirdi bodrumdaki dükkanına Serkan’ın. İşim varsa uzaktan hayırlı işlerle yoluma devam eder, zamanım varsa uğrar ayak üzeri sohbet eder, Edirne’yi, dünyayı, siyaseti, işleri konuşur, Hayrettin hocama selamlar ileterek hayırlı işler delikleriyle ayrılırdım dükkandan.

Bilgisayarımda bir sorun olduğu zaman telefonla beni yönlendirmeye, arızayı uzaktan gidermeye çalışırdı. Bilirdi İsmail ağabeyinin bilgisayarında sorun varsa uyku tutmayacağını, üzüleceğini.

Sorun giderilmezse; “Sabah dokuzda bende ol, hallederiz ağabeyi, üzülme sen” diyerek saygıyla kapardı telefonunu.

Sabah gittiğimde mutlaka dükkanını açık, kendisini masasının başında bir şeylerle uğraşır bulurdum. Uzattığım laptopumu itinayla alır, açar, inceler, kısa bir sürede halledilecek gibiyse “bekle ağabey” der, format atılacaksa saat verir ve gezmeye gönderirdi beni.

Beklerken itinayla çalıştığını, mesleğini severek yaptığını gözlemlerdim Serkan’ın. Gelen müşterisi tanıdık olsun, olmasın ne sorunu varsa büyük bir itina ve sabırla gerekli açıklamaları uzun uzun yapmaktan çekinmez, müşterisi ikna oluncaya kadar konu üzerinde açıklamada bulunurdu.

Uzun zamandır kapalıydı dükkanı. Geçen yıl karşılıklı olarak son görüştüğümüzde biraz zayıflamış gördüğüm Serkan’a sorduğumda “önemli bir şey yok, ufak tefek sağlık sorunlarım var, iyileşince sürekli açacağım yine” demişti.

Oysa ciddi sorunları olduğunu ama iyileşme sürecinde olduğunu biliyor, umutla bekliyordum iyi olmasını, dükkanını açmasını. Özlemiştim sohbet etmeyi Serkan’la.

Geçen hafta bilgisayarım başında çalışırken andım Serkan’ı. Word’de yazı yazarken hatalarımı gösteren işaretleme çalışmıyordu. İçimden “Havalar iyileşsin de Serkan dükkanı açsın, ilk işim ziyaret olacak, hem bu sorunu çözeriz” diye söylendim içimden.

Geçtiğimiz cumartesi torun bakma günümüzde aldım acı haberi eşimin uyarması üzerine. Son yolculuğuna uğurlayamadım seni Serkan kardeşim, affet beni.

Ahde vefa diyerek oturdum bu yazıyı yazmak için. Bilgisayarı açıp da senle ilgili ilk satırları yazmaya başladığım da yaptığım bir hata için uyarı aldım. Şaşırdım, bilgisayarımda sorun ortadan kalkmıştı.

Nurlar içinde uyu kardeşim.

Selimiye meydanında 7 bin 500 kişilik iftar!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi restorasyonun ardından Ramazan ayıyla birlikte ibadete açılan Selimiye Camisi meydanında, Kadir Gecesi dolayısıyla 7 bin 500 kişilik iftar programı düzenledi.

Edirne Belediyesi tarafından, Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camisi meydanında, Kadir Gecesi’nde iftar programı düzenlendi. Programa, Edirne Valisi Yunus Sezer, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, kamu kurum ve kuruluş ile sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kuran okunmasıyla başlayan programda, okunan akşam ezanıyla oruçlar açıldı.

Programda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, ramazanın en güzel tarafının; binlerce insanın aynı meydanda, aynı sofrada buluşması olduğunu belirterek, “Ramazan ayı boyunca Edirne’nin dört bir yanında hemşerilerimizle iftar sofralarında buluştuk. Mahallelerde bir araya geldik, konuk olduk, aynı lokmayı paylaştık. Şehit ailelerimizle, gazilerimizle, sağlık çalışanlarımızla, bu şehrin her kesimiyle Ramazan’ın bereketini birlikte yaşadık. Çünkü Ramazan bize en çok şunu hatırlatır; birlikte olmayı, aynı sofrayı, birbirinizin halini hatırını sormayı. Bu akşam da mübarek Kadir Gecesi’nde Edirne’nin kalbinde yine aynı sofradayız. Bu meydanda gördüğümüz tablo aslında Edirne’nin ruhunu gösteriyor. Bu şehir insanların yan yana yaşayabildiği bir şehir. Birbirini tanıyan, birbirine selam veren insanların şehri. Biz biliyoruz ki şehirleri güçlü yapan, yalnızca yollar ve binalar değildir. Şehirleri güçlü yapan şey; insanların kurduğu bağdır, paylaşılan lokmadır, aynı sofrada buluşabilen gönüllerdir. Bu güzel buluşmada emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, belediye emekçilerimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

İftar programı, semazen gösterisi ve Ramazan eğlencesiyle devam etti.

Retina Yırtılması Nedir ve Neden Oluşur?

Gözün arkasındaki ışığa duyarlı sinir tabakası retinadır. Gözle görülen görüntüleri beyne aktarır. Retina tabakasında delikler veya yırtıklar, görme kaybına neden olabilir.

Retina yırtılması nasıl oluşur?

Retinadaki “vitreus” adı verilen jel kıvamındaki sıvı yaşlandıkça retinadan ayrılabilir. Retina bu ayrılma sırasında çekilir ve yırtılabilir. Ek olarak, travmalar, yüksek miyopi, ailesel yatkınlık ve bazı göz ameliyatları retina yırtığı riskini artırır.
Göz önünde uçuşan cisimler Göz önünde perde hissi Görme alanında perde hissi Kısmi ya da tamamen görme kaybı Bu belirtiler, özellikle katarakt ameliyatı sonrası daha dikkatli izlenmelidir. çünkü bu operasyonlar bazı durumlarda retina yırtılmasına neden olabilir.

Katarakt Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Katarakt, gözün doğal merceğinin saydamlığını kaybederek matlaşması sonucu oluşan bir hastalıktır. Görüntüler bulanıklaşır, renkler soluklaşır ve gece görüşü bozulur. Genellikle yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkar, ancak diyabet, göz travmaları ve bazı ilaçlar da katarakt gelişimini hızlandırabilir.

Katarakt tedavisinde en etkili yöntem: Ameliyat

Modern tıpta katarakt tedavisinin en yaygın ve kalıcı yöntemi cerrahidir. Bu işlem sırasında bulanıklaşan doğal lens çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştirilir. Bu noktada devreye akıllı lensler girer.

Akıllı Lens Nedir?

Katarakt ameliyatı sırasında göze yerleştirilen çok odaklı yapay lensler, akıllı lensler olarak bilinir. Uzak ve orta mesafeleri net görmeyi sağlarlar. Bu, hem katarakt sorununu çözer hem de gözlük kullanma ihtiyacını önemli ölçüde azaltır.
Akıllı lenslerin avantajları: Hem uzak hem de yakın net görüş sağlar Gözlük bağımlılığını azaltır Ömür boyu kullanım sunar Katarakt ve diğer kırma kusurlarını düzeltir.

Ancak her hasta akıllı lens için uygun değildir. Özellikle retina hastalığı olan bireylerde, akıllı lens kullanımı öncesinde detaylı değerlendirme yapılmalıdır.

Katarakt Ameliyatı, Retina Yırtığı ve Akıllı Lens İlişkisi

Gelelim en önemli kısma: Bu üç kavram birbiriyle nasıl bağlantılı?

Katarakt Ameliyatı Retina Yırtığını Tetikleyebilir

Katarakt ameliyatı sırasında göz içi sıvılarının dengesi değişir. Bu değişim, bazı hastalarda vitreusun hareketliliğini artırabilir ve retina üzerinde çekilme yaratabilir. Özellikle yüksek miyop kişiler, retina dejenerasyonu olanlar ya da daha önce göz travması yaşamış bireylerde retina yırtığı riski daha yüksektir.

Retina Sorunları Akıllı Lens Uygulamasına Engel Olabilir

Akıllı lensler, özellikle merkezi retina (makula) bölgesinde sağlam yapıya ihtiyaç duyar. Eğer hastada aktif bir retina yırtığı veya geçmişe dayalı retina dejenerasyonu varsa, çok odaklı lenslerin performansı olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle, akıllı lens planlaması yapılmadan önce retina sağlığı detaylı olarak incelenmelidir.

Retina Sağlığı İçin Önleyici Tedbirler

Katarakt ameliyatı öncesinde retina muayenesi yapılmalı, riskli bölgeler varsa önleyici lazer tedavisi ile yırtık oluşumu engellenmelidir. Ayrıca ameliyat sonrası dönemde de retina takibi devam etmelidir.

Göz Sağlığında Bütüncül Yaklaşım Şart

Bu üç konu, birbirinden farklı tıbbi konular gibi görünse de aslında bir bütün olarak ele alınan bir konudur. İyi bir görme sağlamak için her biri dikkate alınmalı ve birlikte yönetilmelidir. Göz sağlığı sadece bir sorunu çözmekle sınırlı olmamalı; bütüncül bir değerlendirme, mevcut sorunları ve potansiyel tehlikeleri göz önünde bulundurarak yürütülmelidir.
Örneğin, kataraktı olan bir kişi akıllı lensler kullanarak daha rahat bir yaşam sürebilir.
Bununla birlikte, retina sorunları olan bireylerin akıllı lens kullanımı sınırlı kalabilir.
Aynı hasta, retina yırtığı için önlem almadıysa, ameliyat sonrası görme kaybı yaşayabilir.
Bu nedenle, özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerin gözlerini düzenli olarak kontrol etmeleri çok önemlidir.

Net Görmek İçin Sağlam Bir Temel Şart

Görme sağlığı, kaliteli bir yaşamın en önemli anahtarıdır. Katarakt ameliyatı, akıllı lens uygulamaları ve retina yırtığı tedavileri sayesinde bugün milyonlarca insan daha net ve konforlu bir şekilde görebilmektedir. Ancak bu başarı, sadece teknolojik imkanlarla değil, aynı zamanda uzman hekim değerlendirmesi ve doğru hasta seçimiyle mümkün olmaktadır.

Unutmayın, gözde yapılan her işlem diğer göz yapısını etkileyebilir. Bu nedenle tedaviler planlanırken sadece mevcut sorun değil, genel göz sağlığı da göz önünde bulundurulmalıdır.

Retina yırtığı olan bir kişi katarakt ameliyatı olabilir mi?

Evet, olabilir. Ancak retina yırtığı tedavi edildikten ve retina stabil hale geldikten sonra ameliyat planlanmalıdır.

Akıllı lens retina problemi olanlarda kullanılabilir mi?

Genellikle retina hastalığı olan bireylerde akıllı lens önerilmez. Görme kalitesi beklentiyi karşılamayabilir. Retina durumu iyiyse, doktor onayıyla kullanılabilir.

Katarakt ameliyatı retina yırtığına neden olur mu?

Nadiren de olsa katarakt ameliyatı sonrası retina yırtığı riski artabilir. Özellikle miyoplarda ve retina dejenerasyonu olan bireylerde bu risk daha fazladır.

Akıllı lensler kalıcı mıdır?

Evet. Akıllı lensler ömür boyu gözde kalacak şekilde tasarlanır. Genellikle değiştirilmesine gerek kalmaz.

Katarakt ameliyatı sonrası retina kontrolü gerekir mi?

Kesinlikle evet. Özellikle risk grubundaki hastalarda ameliyat sonrası düzenli retina muayeneleri yapılmalıdır.

Retina yırtığı kendiliğinden iyileşir mi?

Hayır. Retina yırtığı acil tedavi gerektiren bir durumdur. Erken müdahale edilmezse ciddi görme kaybına neden olabilir.

Akıllı lens ile her mesafe net görülür mü?

Evet. Akıllı lensler, uzak, yakın ve ara mesafeleri net görmeyi sağlar. Ancak her hastada sonuçlar değişebilir.

Katarakt ameliyatı ne kadar sürer?

Genellikle 10-15 dakika sürer. Lokal anestezi altında yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir.

Retina yırtığı lazerle tedavi edilebilir mi?

Evet. Erken teşhis edilen retina yırtıkları genellikle lazer ile tedavi edilerek ilerlemesi durdurulabilir.

Van Çocuk ve Ergen Danışmanlığı ile Sağlıklı Geleceğe Adım Atın

Çocukluk ve ergenlik dönemleri, bireyin kişilik gelişiminin temellerinin atıldığı en hassas süreçlerden biridir. Bu dönemlerde yaşanan duygusal dalgalanmalar, sosyal uyum problemleri veya akademik baskılar, genç bireylerin ruhsal dünyasında derin izler bırakabilir.

İşte bu noktada van çocuk ve ergen danışmanlığı hizmetleri, ailelerin ve gençlerin karşılaştığı zorlukları anlamlandırmalarına yardımcı olan güçlü bir destek mekanizması sunar. Uzman psikologlar tarafından yürütülen bu danışmanlık süreci, yalnızca sorunları çözmeyi değil, aynı zamanda çocuğun içsel potansiyelini keşfetmesini ve sağlıklı bir psikolojik yapı geliştirmesini hedefler.

Çocuklar bazen yaşadıkları duyguları ifade etmekte zorlanabilir. Okulda yaşanan bir problem, arkadaş ilişkilerindeki kırılmalar ya da aile içinde hissedilen baskı, onların davranışlarında farklı şekillerde ortaya çıkabilir. van çocuk ve ergen danışmanlığı kapsamında yapılan görüşmeler, bu davranışların arkasındaki gerçek duyguları anlamayı mümkün kılar. Bu süreçte çocuk kendini güvende hisseder ve iç dünyasını daha rahat paylaşabilir. Böylece sorunların yüzeyde görünen kısmı yerine kök nedenleri ele alınır. Bu yaklaşım, yalnızca bugünkü problemleri değil gelecekte oluşabilecek psikolojik zorlukları da önlemeye yardımcı olur.

Van Çocuk ve Ergen Danışmanlığı ile Ergenlik Sürecini Anlamak

Ergenlik dönemi, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı karmaşık bir evredir. Kimlik arayışı, özgürlük isteği ve sosyal çevrede kabul görme çabası bu dönemde yoğun şekilde hissedilir. Bu nedenle van çocuk ve ergen danışmanlığı hizmetleri, gençlerin kendilerini daha iyi tanımalarına ve yaşadıkları duygusal karmaşayı sağlıklı şekilde yönetmelerine yardımcı olur. Uzmanlar tarafından yürütülen psikolojik danışma süreçleri, gençlerin düşüncelerini ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturur.

Aileler çoğu zaman ergenlik dönemindeki değişimleri anlamakta zorlanabilir. Çocuğun içine kapanması, ani öfke patlamaları ya da iletişimden kaçınması, ebeveynleri endişelendiren davranışlar arasında yer alır. van çocuk ve ergen danışmanlığı sürecinde yalnızca genç birey değil, aile de sürecin önemli bir parçası haline gelir. Böylece aile içi iletişim güçlendirilir ve karşılıklı anlayış gelişir. Uzmanlar, ailelere çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını daha iyi fark etmeleri için rehberlik eder. Bu yaklaşım, genç bireyin kendini daha güvende hissetmesini ve aile bağlarının güçlenmesini sağlar.

Van Çocuk ve Ergen Danışmanlığı Sürecinde Güvenli Bir Alan

Psikolojik danışmanlık hizmetlerinde en önemli unsurlardan biri güven duygusudur. Çocuklar ve gençler, kendilerini yargılanmadan ifade edebilecekleri bir ortam bulduklarında iç dünyalarını daha açık şekilde paylaşabilirler. van çocuk ve ergen danışmanlığı hizmetleri bu güvenli alanı oluşturmayı amaçlar. Terapötik görüşmeler sırasında çocukların yaşadıkları kaygılar, korkular ve beklentiler dikkatle ele alınır. Uzmanlar, bilimsel yöntemleri kullanarak her bireyin ihtiyaçlarına uygun bir yaklaşım geliştirir.

Bu süreçte kullanılan yöntemler yalnızca konuşmaya dayalı değildir. Oyun terapisi, duygu farkındalığı çalışmaları ve çeşitli psikolojik teknikler çocukların kendilerini daha rahat ifade etmelerini sağlar. van çocuk ve ergen danışmanlığı kapsamında yürütülen çalışmalar, çocuğun özgüven gelişimini desteklerken sosyal becerilerini de güçlendirir. Zamanla çocuk, yaşadığı sorunlarla başa çıkma becerileri kazanır ve hayatın farklı alanlarında daha sağlam adımlar atmaya başlar. Bu yaklaşım, yalnızca psikolojik destek değil aynı zamanda bireyin yaşam kalitesini artıran kapsamlı bir gelişim süreci sunar.

Kaynak: https://vanklinikpsikolog.com/

‘Çanakkale geçilmez, ruhu ölmez’

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Gencan, Çanakkale’de verilen mücadelenin Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

“İSTİKLALİMİZİN SARSILMAZ TEMELİ”

Çanakkale’de verilen mücadelenin yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir milletin özgürlük ve bağımsızlık kararlılığının tüm dünyaya ilanı olduğunu belirten Gencan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bundan 111 yıl önce Çanakkale’de sergilenen o büyük direniş, sadece bir askeri başarı değil; bir milletin hürriyet sevdasının tüm dünyaya ilanıdır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası ve Mehmetçiğin sarsılmaz vatan sevgisiyle yazılan bu destan, bugün özgürce yaşadığımız Cumhuriyetimizin en sağlam temelidir.”

“EMANETİNİZ NAMUSUMUZDUR”

Gelibolu’nun her karışında vatan uğruna can veren kahramanların izinin bulunduğunu vurgulayan Gencan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan topraklarını kanlarıyla sulayan tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun.”

Başkan Gencan, Çanakkale’de yazılan destanın milletin hafızasında daima yaşayacağını belirterek, bu büyük fedakârlığın ve kahramanlığın her zaman saygı ve minnetle hatırlanacağını ifade etti.

AVM’de vatandaşlara ‘tüketici’ broşürü!

Olgay GÜLER

Edirne Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü etkinlikleri kapsamında, kentteki bir AVM’de vatandaşlara, tüketici hakları hakkında bilgilendirici broşürler dağıtıldı.

Ülke genelinde her yıl 15 Mart’ta kutlanan Dünya Tüketiciler Günü kapsamında, Ticaret İl Müdürlüğü’nün etkinlikleri sürüyor. Müdürlüğün, vatandaşların tüketici hakları konusunda bilgilenmeleri amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, kentteki bir AVM’de broşür dağıtımı yapıldı. Etkinliğe; Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt, Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Genel Sekreteri Özay Güngören ve il müdürlüğü çalışanları katıldı. 

Etkinlikle ilgili konuşan Ticaret İl Müdürü Kurt, Dünya Tüketici Günü kapsamında yaptıkları çalışmalara değindi. Müdürlüğün faaliyetleriyle ilgili de bilgi veren Kurt, “Edirne Tüketici Hakem Heyeti olarak yıllar itibarıyla; 2021 yılında 2.001, 2022 yılında 2.237, 2023 yılında 2.123, 2024 yılında 2.624, 2025 yılında 2.120 ve 2026 yılı bugün itibarıyla 440 başvuruyu karara bağlamış bulunmaktayız. Halen 1.021 adet dosyamızın süreçleri devam etmektedir. Tüketicilerimizin 2026 yılı itibarıyla değeri 186.000 TL’nın altındaki başvuruları için delil oluşturan belgelerle (fatura, fiş, servis fişi, garanti belgesi vb.) Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) üzerinden veya bizzat tüketici hakem heyetimize başvurmaları gerekmektedir. Başvurular sektörler itibarıyla mobilya, tekstil, elektronik ev aletleri, mesafeli sözleşmelerde yoğunluk arz etmektedir” dedi.

TÜ yönetimine Genç Ofis soruları!

CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, Trakya Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan Genç Ofis’in kullanım biçiminin kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığına dikkat çekerek, üniversite yönetimini kampüslerdeki kamusal alanların tüm gençlere eşit şekilde açık olmasını sağlamaya davet etti.

CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:

“Trakya Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bulunan Genç Ofis’in kullanım biçimi kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Üniversiteler bilim üretmenin, özgür düşüncenin ve farklı görüşlerin eşit şekilde var olabildiği kurumlardır. Ancak görüyoruz ki bazı çevreler üniversite kampüslerini siyasi faaliyet alanına dönüştürmeye çalışmaktadır.

Özellikle Ramazan ayı boyunca üniversite yerleşkesi içerisinde sürekli iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi, bu programların belirli bir siyasi anlayışın organizasyonuna dönüşmesi kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Tüm öğrencilerin ortak alanı olması gereken bir mekânın, belli bir siyasi partinin etkinlik alanı gibi kullanılmasına kim göz yummaktadır?

Buradan açıkça soruyoruz:

Trakya Üniversitesi Rektörlüğü bu durumu görmüyor mu? Üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen bu faaliyetler hakkında rektörlük makamının bir denetimi ya da tutumu var mıdır?

Devletin ve milletin imkânlarıyla kurulan üniversiteler hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir. Kamuya ait alanların belirli siyasi faaliyetler için kullanılması kabul edilemez.

Bir kez daha soruyoruz Trakya Üniversitesi Genç Ofis tüm gençlerin ortak alanı mı, yoksa iktidar partisinin arka bahçesi mi yapılmak istenmektedir?

Üniversiteler özgür düşüncenin, bilimin ve eşitliğin mekanıdır. Bu nedenle üniversite yönetimini tarafsızlık ilkesine uygun davranmaya ve kampüslerdeki kamusal alanların tüm gençlere eşit şekilde açık olmasını sağlamaya davet ediyoruz.”

57’nci Alay’a vefa

Olgay GÜLER

Çanakkale Savaşları’nda kahramanlıklarıyla destanlaşan 57’nci Alay anısına Tekirdağ’dan başlatılan vefa yürüyüşünde kortej, Edirne’nin Keşan ilçesine ulaştı.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla 18 Mart Çarşamba günü düzenlenecek törene katılmak üzere, Tekirdağ’dan 57 kişilik kortej Cuma günü vefa yürüyüşü başlattı. Kortej, toplam 235 kilometrelik yürüyüşte, önceki gün Keşan’a ulaştı. 57’nci Alay Şehitliği’ne yürüyen gaziler, öğrenciler ve STK temsilcilerinden oluşan grup Türk bayraklı flamaları ve sloganlar yazılı pankartlarıyla Pazar akşam saatlerinde ulaştıkları Keşan’da coşkuyla karşılandı. Burada 57’nci Alay’a, Mehmet Gemici Cennet Bahçesi mevkisinde 27’nci Alay ve 15’inci Hava Bölüğü’nü temsil eden yürüyüşçüler katıldı.

‘YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN BU YILKİ ANLAM VE ÖNEMİ BAYRAK’

57’nci Alay Yürüyüş Komitesi Başkanı Hikmet Yılmaz, yürüyüşün bu yıl 16’ncısını düzenlediklerini belirterek, “Bu sene yürüyüşümüzün teması bayrak. Ne için bayrak? Güneydoğu’da bayrağımız indirildi. Güneydoğu’da bayrağımıza hakaret edildi. Güneydoğu’da birileri bayrağımızı indirip, çiğnemeye kalktı. Bizim için bu yılki yürüyüşün anlam ve önemi bayrak. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. O da Çanakkale’dedir. Biz, Çanakkale’yi iyi anlatamadığımız sürece bu ülkenin kaderiyle birileri oynamak isteyecektir. Oynatmayacağız” dedi.

27’nci Alay Yürüyüş Komitesi Başkanı Hakan Eşme de tarihi yolculukta 57’nci Alay ile Keşan’da bir araya geldiklerini ifade ederek, “Bu anlamlı yürüyüşe uzun yıllardan beri Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) olarak bulunmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. Bayrağımızı asla indirmeyeceğiz. Bayrak bizimle beraber sonsuza dek yürüyecek” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştiren grubun, geceyi Keşan’da geçirdikten sabah saatlerinde Çanakkale’ye doğru yola çıktı.

CHP’den Kaymakama tablo sorusu!

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, “Lalapaşa Kaymakamlığı bu tabloyu hangi amaçla hazırlanmış ve öğrenciler vermiştir?” diye sordu.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Lalapaşa Kaymakamlığı tarafından dağıtılan tablo hakkında açıklama yaptı.
Balkanlı yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:
’İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, özgürlük tutkusunun ve Cumhuriyet değerlerinin en güçlü ifadesidir. Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu eşsiz eser, Türk milletinin kurtuluş mücadelesinin ruhunu ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini simgelemektedir. Ancak Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, Lalapaşa Kaymakamlığı tarafından İstiklal Marşı’nın kabul yıl dönümü etkinlikleri kapsamında dereceye giren öğrencilere İstiklal Marşı’nın Arapça yazıldığı bir tablonun hediye edildiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirdiği Harf Devrimi, Türkiye’nin çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Yine Tevhid-i Tedrisat Kanunu, eğitim sistemimizi laik, bilimsel ve ulusal bir temelde birleştirerek Cumhuriyetin aydınlanma anlayışını kurumsallaştırmıştır. Bu tarihsel gerçekler ortadayken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının simgesi olan İstiklal Marşı’nın Arapça yazılmış bir versiyonunun öğrencilere hediye edilmesi, Cumhuriyet devrimlerinin ruhuyla bağdaşmayan son derece talihsiz bir uygulamadır.
HANGİ AMAÇLA HAZIRLANDI?
Buradan açıkça soruyoruz:
Lalapaşa Kaymakamlığı bu tabloyu hangi amaçla hazırlanmış ve öğrenciler vermiştir?
Cumhuriyetimizin temel kazanımlarını hiçe sayan bu uygulamanın gerekçesi nedir?
İstiklal Marşı bu milletin ortak değeridir. Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve Atatürk devrimlerine gölge düşürecek uygulamalara malzeme yapılması kabul edilemez.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı olarak ifade etmek isterim ki; Cumhuriyet devrimlerini, Harf Devrimi’ni ve laik-bilimsel eğitim anlayışını savunmak bizim tarihsel sorumluluğumuzdur.
Hiç kimse Cumhuriyetimizin temel ilkelerini tartışmaya açamaz.
Yetkilileri bu yanlış uygulama hakkında kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet ediyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyururum.