
Yüksekte çalışma, belirli bir seviyenin üzerindeki yüksekliklerde yapılan işlerdir ve düşme riski barındırdığı için özel önlemler gerektirir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan Yüksekte Çalışma Yönetmeliği, bu tür çalışmalarda alınması gereken tedbirleri detaylı bir şekilde açıklar.
Bu önlemlerin hepsi, çalışanın güvenliğini doğrudan etkiler. Ancak bu güvenliğin sağlanmasında sadece ekipmanlar yeterli değildir; çalışanın fiziksel ve ruhsal sağlığının da uygun olması gerekir. İşte bu noktada İşe Giriş Sağlık Raporu devreye girer.
Çalışanın işe başlamadan önce sağlık durumunu belgeleyen İşe Giriş Sağlık Raporu gereklidir. Bu rapor, özellikle yüksekte çalışma gibi yüksek riskli işlerde uzman hekimler tarafından kapsamlı bir şekilde incelenmelidir.
Örneğin, yüksekte çalışan bir işçinin denge bozukluğu, vertigo veya epilepsi gibi rahatsızlıkları olmaması gerekir. Bu tür hastalıklar, yüksekte çalışmayı çok riskli hale getirebilir. Bu nedenle, işe alma sürecinde kapsamlı sağlık kontrollerinin yapılması hem işverenin hem de çalışanın güvenliği için çok önemlidir.
Riskli işlerde uygun olmayan personelin çalıştırılmasının önüne geçilir.
İş kazaları ve meslek hastalıkları azalmaktadır.
İşverenin hukuki sorumluluğu en aza indirilmiştir.
Bir kaza ya da olağanüstü durumda ne yapmalıyız Sivil Savunma Planı bu noktada devreye girer.
Sivil Savunma Planı, yangın, patlama, deprem, kimyasal sızıntı gibi acil durumlarda işletmenin nasıl hareket edeceğini belirleyen bir plandır. Bu plan, sadece doğal afetleri değil, iş kazaları ve yüksekte çalışmalardan kaynaklanabilecek acil durumları da kapsar.
Yüksekte çalışan bir personelin düşmesi veya kurtarılması gereken bir senaryoda, hızlı ve organize müdahale hayati önem taşır. Sivil savunma planı bu tür durumlar için tatbikatları, görev dağılımlarını ve ekipman kontrollerini içerir.
Acil durum ekiplerinin belirlenmesi
Tahliye planları
İlkyardım prosedürleri
Kurtarma ve haberleşme kanalları
Bu planların uygulanabilir olması için düzenli olarak tatbikat yapılmalı ve çalışanlar bu konuda eğitilmelidir. İşe yeni başlayan bir çalışanın, sağlık raporunun yanında bu planları da öğrenmiş olması gerekir.
Yüksekte Çalışma Yönetmeliği, İşe Giriş Sağlık Raporu ve Sivil Savunma Planı aslında tek bir amaca hizmet eder: çalışan sağlığını ve işletme güvenliğini korumak. Bu nedenle bu üç unsur birbirinden bağımsız değil, aksine birbiriyle entegre edilmesi gereken güvenlik bileşenleridir.
İşe Alım Aşamasında: Sağlık raporu ile kişinin yüksekte çalışmaya uygunluğu tespit edilir.
Çalışma Süresince: Yönetmelik kapsamında koruyucu önlemler alınır, eğitimler verilir.
Olağanüstü Durumlarda: Sivil savunma planı devreye girerek can kaybının ve maddi hasarın önüne geçilir.
İşletmeler, bu üçlü yapıyı entegre ederek hem yasal yükümlülüklerini yerine getirir hem de daha güvenli bir iş ortamı oluşturur.
İş güvenliğinin bir süreç olmadığını unutmayın. Sağlık raporu bir kez alınır, ancak sürekli güncellenmelidir. Aynı şekilde, sivil savunma tatbikatları ve yüksekte çalışma eğitimi sık sık tekrarlanmalı ve yeni personel için özel oryantasyon süreçleri uygulanmalıdır.
Sonuç: İş Güvenliği Bir Zincirdir ve Her Halka Önemlidir: Yetersiz eğitim, ihmal veya plansızlık iş kazalarının çoğunun nedenidir. Yüksekte çalışma gibi yüksek riskli görevlerde bu ihmal oldukça ağır sonuçlara yol açabilir. Sonuç olarak, işletmenin iş güvenliği politikası, İşe Giriş Sağlık Raporu, Yüksekte Çalışma Yönetmeliği ve acil durumlara hazırlık (Sivil Savunma Planı) ile birlikte ele alınmalıdır. Bu, hem işletmeleri daha verimli hale getirir hem de çalışanların hayatlarını korur.
Yüksekte çalışma, düşme sonucu yaralanma riski bulunan her türlü çalışmayı kapsar. Genellikle 1.20 metre ve üzeri yükseklikler yüksekte çalışma olarak değerlendirilir.
Evet, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre her çalışan, işe başlamadan önce sağlık raporu almak zorundadır. Riskli işlerde çalışanlar için bu daha da önemlidir.
Sivil savunma planı, işletmenin büyüklüğüne göre uzmanlar, İSG profesyonelleri veya sivil savunma uzmanları tarafından hazırlanmalıdır. Plan, yerel yönetimlere de sunulmalıdır.
Yüksekte çalışma eğitimi, düşme önleme teknikleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı, acil durum prosedürleri gibi konuları kapsamalıdır.
İşyeri değişikliği, görev değişikliği, uzun süreli rapor sonrası işe dönüş veya sağlık durumunda şüphe varsa rapor yenilenmelidir.
Genellikle yılda bir kez gözden geçirilmesi önerilir. Ancak büyük tadilatlar, organizasyon değişiklikleri gibi durumlarda da güncellenmelidir.
Emniyet kemeri, düşüş durdurucu sistemler, baret, uygun ayakkabı ve gerekirse halatlar gibi kişisel koruyucu donanımlar zorunludur.
İşveren, risk değerlendirmesi yapmak, çalışanları bilgilendirmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Aksi halde cezai yaptırımlarla karşılaşabilir.
Evet, işletmenin büyüklüğünden bağımsız olarak bu kurallar tüm işverenler için geçerlidir. Küçük işletmelerde uygulanabilirliği kolaylaştırmak adına danışmanlık alınabilir.