
Mevzuatta yüksekte çalışma; seviye farkı bulunan ve düşme sonucunda yaralanma ihtimali olan alanlarda gerçekleştirilen çalışmalar olarak tanımlanır. Türkiye’de “Yüksekte Çalışma Yönetmeliği” adıyla tek başına bir yönetmelik yerine hükümler ağırlıklı olarak Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği içerisinde düzenlenmiştir.
İşverenin öncelikle yüksekten düşme riskini ortadan kaldıracak veya mümkün olan en düşük seviyeye indirecek tedbirleri planlaması gerekir. Güvenli erişim, çalışma platformları, korkuluklar ve diğer toplu koruma yöntemleri kişisel koruyucu donanımlardan önce değerlendirilmelidir. Çalışma koşulları, kullanılan ekipman ve çevresel tehlikeler risk değerlendirmesine dahil edilmelidir.
Yüksekte görev yapan çalışanlara düşme tehlikeleri, riskler, kontrol tedbirleri ve güvenli çalışma yöntemleri hakkında eğitim verilmesi gerekir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu eğitimin iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin bir parçası olduğunu belirtmektedir. Eğitimlere ilişkin güncel esaslarda 2 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme dikkate alınmaktadır.
İşe Giriş Sağlık Raporu, çalışanın yapacağı iş açısından sağlık durumunun değerlendirilmesine yardımcı olur. İşe başlamadan önce yapılan sağlık gözetimi, işin oluşturduğu risklerle çalışanın sağlık durumunun birlikte ele alınmasını sağlar.
Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta bulunan işlerde çalışacak kişiler, yapacakları işe uygun olduklarını gösteren sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki sağlık raporları esas olarak işyeri hekiminden alınır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel açıklamasına göre 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde kamu sağlık hizmeti sunucuları veya aile hekimlerinden de rapor alınabilmektedir.
Her çalışan için aynı testlerin yapılması zorunlu değildir. Yapılacak muayene ve tetkikler çalışanın yapacağı iş, işyerindeki riskler, çalışma ortamı ve kişinin sağlık durumuna göre işyeri hekimi tarafından değerlendirilir.
Periyodik sağlık kontrollerinin aralığı da işyerinin tehlike sınıfına ve kişisel risklere göre değişebilir. İşyeri hekimi gerekli gördüğünde kontrolleri daha erken tekrarlayabilir.
Sivil Savunma Planı, olağanüstü durumlarda kurumun personelini, tesislerini ve faaliyetlerini korumaya yönelik organizasyonun önceden belirlenmesine yardımcı olur. Görev dağılımları, koruyucu tedbirler, ekipler ve kullanılacak kaynaklar plan içerisinde düzenlenebilir.
AFAD, 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu kapsamında plan ve talimat hazırlayacak kurumlar için güncel örnek dokümanlar yayımlamaktadır.
Plan yükümlülüğü kurumun niteliğine, bulunduğu bölgeye, personel yapısına ve ilgili mevzuat kapsamındaki değerlendirmelere göre belirlenebilir. Resmî ve özel kurumlar için farklı planlama süreçleri bulunabilir.
AFAD’ın yayımladığı kılavuz ve şablonlardan yararlanılması, planın ilgili idari gerekliliklere uygun biçimde hazırlanmasına yardımcı olur.
Sivil Savunma Planı yalnızca hazırlanıp dosyalanan bir belge olmamalıdır. Personel, bina, iletişim bilgileri, ekipler veya kullanılan kaynaklarda değişiklik meydana geldiğinde planın gözden geçirilmesi gerekir.
AFAD tarafından yayımlanan planlama kılavuzunda da onaylanan planların sürekli gözden geçirilmesi ve gerekli değişikliklerle güncellenmesi öngörülmektedir.
Mevzuattaki tanım sabit bir metre sınırından ziyade seviye farkı ve düşme sonucu yaralanma ihtimalini esas alır. Bu nedenle düşme riski bulunan çalışma alanları değerlendirmeye alınmalıdır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışan, yapacağı işe uygun olduğunu belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
Hayır. İşyerinin tehlike sınıfı, çalışma koşulları ve çalışanın sağlık durumuna göre periyodik sağlık gözetimi yapılması gerekir.
Evet. AFAD il müdürlükleri kurumların yararlanabileceği Sivil Savunma Planı örnekleri, şablonlar ve kontrol dokümanları yayımlamaktadır.
Hayır. Birbirleriyle ilişkili konular içerseler de farklı mevzuat amaçları ve kapsamları bulunan belgelerdir. Kurumun tabi olduğu yükümlülükler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.