DOLAR 42,5878 0.03%
EURO 49,6268 0.08%
ALTIN 5.754,430,31
BIST 11.158,67-0,28%
BITCOIN 3840744-2,01%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

223 okunma

Üç Devrim Yasası 101 yaşında

ABONE OL
2 Mart 2025 15:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Edirne Kurucu İl Başkanı Av. Barış Ateş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna temel teşkil eden 3 Devrim Yasası’nın 101. yıldönümünü kutladı.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi İl Başkanı Av. Ateş , yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verdi:
“Bundan tam 101 yıl önce 3 Mart 1924 tarihinde TBMM tarafından 3 Devrim Yasamız kabul edilmiştir.
Bu 3 yasa Demokratik Cumhuriyetimizin temel taşlarındandır.
‘Tevhidi Tedrisat’ (Eğitim Birliği) Yasası.
Halifeliğin kaldırılmasına dair yasa,
Şer’iye ve Evkaf Vekâletleri (din ve vakıf işleri ile ilgili bakanlıkların) ile Erkanı Harbiye Vekaletinin kaldırılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genel Kurmay Başkanlığının kurulmasını sağlayan Yasa’dır.
Hepsi ayrı ayrı ve birbirinden önemli bu 3 Mart yasalarının en önemlisi ‘Tevhidi Tedrisat’ (Eğitim Birliği) Yasası’dır.
Eğitimi çok başlılıktan kurtarmak, Milli nitelikte tek disiplin, tek otorite altında yürütülmesini sağlamak, tek tip insan değil, yaratılacak çağdaş, laik, bilimsel Milli Eğitim sistemiyle ‘fikri hür irfanı hür vicdanı hür bireyler’ yetiştirme amacını taşıyan Yasa, Harf Devrimi, okuma yazma kursları, Millet Mektepleri, Üniversite Reformu ve sonrasında köy çocuklarını eğitmek için kurulan Köy Enstitüleri’nin temel dinamiklerini oluşturdu.
Özellikle dünyada örnek gösterilen Kemalist Eğitim Devriminin geri döndürülmesinin başlangıcı da Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla olmuştur. Bu tarihten sonra imam okulları, tarikat okulları, misyoner okulları hızla her tarafı kaplamış, parasız ve laik eğitimin yerini paralı ya da dini eğitim almış, müfredat bilimsellikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmiştir.
Bugün Bakanlığın adı Milli Eğitim Bakanlığı’dır ama, ‘Eğitim sistemimizde olmayan tek nitelik Milliliktir’ dense yeridir.
Devletin laikleştirilmesi yolunda yapılmış siyasi bir devrim niteliğinde olan halifeliğim kaldırılması ile 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı padişahlarının taşıdığı; son Osmanlı padişahı Vahdettin’in ülkeyi terk etmesinden sonra TBMM tarafından Abdülmecid Efendi’ye verilmiş olan halifelik unvanı ortadan kalkmıştır.
Halifeliğin kaldırılmasıyla, devlet düzeninin lâikleştirilmesi konusunda büyük bir engel ortadan kaldırılırken, saltanat ve hilâfet yanlılarının güç aldığı önemli bir makama da son verilmiştir.
Halifeliğin kaldırılışıyla Türkiye Cumhuriyeti, lâiklik yolunda bir büyük adım daha attı; zira millî egemenliğe dayalı bir rejimde, çağdaş ve lâik devlet kavramında “halifeli cumhuriyet” söz konusu olamazdı. Anayasa’da, 1928’de yapılan bir değişiklikle ‘Türkiye Devleti’nin dini, din-i İslâmdır’ maddesinin de kaldırılması, cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin yemin şeklinin yeniden düzenlenmesi, lâiklik yolunda aşılan büyük gelişmeler oldu. Nihayet 5 Şubat 1937’de lâiklik, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinden biri olarak Anayasa’da yer aldı.
Benzer hususlar Şer’iye ve Evkaf Vekâletleri (din ve vakıf işleri ile ilgili bakanlıkların) ile Erkanı Harbiye Vekaleti’nin kaldırılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulması bakımından da ortaya çıkmaktadır.
Cumhuriyetçi Vatanseverler olarak 3 Mart Devrim Yasalarımızın 101. yılı kutluyor ve nice 101. yıllara diyoruz.”

    En az 10 karakter gerekli