DOLAR 49,32650,14%
EURO 55,31320,09%
ALTIN 6.668,920,36
BIST %
BITCOIN 41219801,15%
Edirne
19°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

43 okunma

TRAKYA’NIN ÇIĞLIĞI

Kırklareli Vize İlçesi sahiline Nükleer Santral kurma girişimi. Son olarak da Cumhurbaşkanlığı 4 Eylül 2026 tarihli kararnamesi ile “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretme Projesi” kapsamında acele kamulaştırma kararı açıklandı.

ABONE OL
11 Ekim 2026 15:53
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: osman-inci.jpg

Prof. Dr. Osman İNCİ

Eski Trakya Üniversitesi Rektörü

Trakya binlerce yıllık insan yerleşimi ve tarihiyle dünyanın kadim topraklarından birisidir. İlk yerleşimler M.Ö. 5000’lere uzanmakta.Trakya’yı köklü kılan stratejik coğrafi bölge olmasının yanı sıra özellikle suları ve tarımsal verimliliği yüksek tarım toprakları, ekosistemidir. Ancak yeraltı ve akarsuları,tarım topraklar can çekişiyor. Akarsuları kimyasallarla ağır derecede kirlendi, kirlilik tarım topraklarına, tarımsal ürünlerle soframıza kadar uzandı.

Tüm bunlar yetmedi Kırklareli Vize İlçesi sahiline Nükleer Santral kurma girişimi. Son olarak da Cumhurbaşkanlığı 4 Eylül 2026 tarihli kararnamesi ile “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretme Projesi” kapsamında acele kamulaştırma kararı açıklandı.

Trakya toprakları % 81.6 oranında tarım arazisidir. Türkiye genelinde bu oran %34. Ülke ayçiçeği üretiminin %45’i, pirincin %47’si, buğdayın %11’i, kanolanın %64’ü burada yetişmekte. Ülkemizin en iyi mera ekolojisi burada. Çok ayrıcalıklı ve kendine özgü endemik türlerle özdeşleşmiş Istrancalar ve Ganos Dağları ile çevrili Ergene Havzası. Bu topraklar GAP bölgesi ve Konya ovasından birkaç kat daha verimli.

Yarım asır önce İstanbul’un suya dayalı kirletici sanayisinin Trakya’ya gönderilmeye başlamasıyla bölgenin can damarı Ergene Nehri kimyasallarla aşırı düzeyde kirlenmeye başladı. Ergene Nehri IV. derece kirli sudur. (Hiçbir amaç için kullanılamaz). Tarım topraklarında ve bazı ürünlerde standart değerlerin çok üstünde kimyasallar saptandı.

Çevre Bakanlığı – Trakya Üniversitesi arasında yapılan protokolle 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölge Planını yapıldı ve bakanlık planı 13.07.2004 tarihinde onayladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trakya Planı’nı kendi istemleri doğrultusunda değiştirmek için yeni planlar yaptı. Yargıya gidildi: Danıştay İdari Davalar Genel Kurul kararları ile Üniversite Trakya Planı’nın ana ilkeleri korundu: Tarım toprakları korunacak, plan hükümlerine uyulacak, kirletici ve toksik sanayi kurulmayacak.

Cumhurbaşkanlığı 4 Eylül 2026 tarih ve  11738 sayılı Kararı ile “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında acele kamulaştırma kararı açıklandı. Karar Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale-Gelibolu’da 35 bin 505 hektarlık alanı kapsamakta. Karar ekinde yayınlanan haritaya göre, Trakya’nın neredeyse 3/4’ü kamulaştırılacak. Edinilen bilgilere göre süreçte Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yalnız değil beraberinde uluslararası 5 kuruluş da var. TPAO hak ve hislerini devredebilecek. Yeterince açık değil mi?

Trakya Üniversitesi Rektörlüğüm döneminde Trakya Gazı kullanımı konusunda yaşadığımız bir olayı paylaşmak isterim. DSİ Bölge Müdürlüğü isteğimiz üzerine 2002 yılında,  Tekirdağ Ziraat Fakültesi arazisine bir araştırma kuyusu açtı. Kuyuda 100 metrede gaz çıktı ve kuyunun ağzı kapatıldı. Fakülte Dekanlığı gazı kalorifer sisteminde kullanmak istedi. Çıkan gazın bataklık gazı (metan gazı) olabileceği bilimsel görüşü ile sistem kurmaya başladık. Diğer yandan da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na başvuruda bulunuldu. Çalışmalar sürerken karşımıza bir şirket çıktı. Önce bu parselin kendilerine ait olduğunu iddia etti. Ancak tapunun bizde olduğunu görünce bir teklifte bulundu : “Sizin gaz ihtiyacınızı biz karşılayalım burayı kapatın” dedi. Kabul etmeyince yargıya gittiler. Biz gazın türünü belirlemek için TÜBİTAK’a başvurduk ve örnek aldılar. TÜBİTAK gazın ne olduğunu ayırt edemediği yönünde bir rapor gönderdi Ayrıca bu raporun mahkemelerde kullanılamayacağını bildirdi(!) Biz metan gazı olduğunu kanıtlamak istedik. Ayrıca 100 metrede doğalgaz olamayacağını iddia ettik. Metan Gazı olduğunu kanıtlasak kullanabilecektik.

Şirket yargıya bir belge sundu, belgede Trakya’da petrol ve doğalgaz arama izni yabancı bir şirkete verilmiş. Bu belge sonucu mahkeme kararı ile açılan kuyu kapatıldı, mühürlendi. Trakya petrol ve doğalgaz arama işlemleri yaklaşık 25 yıldır yabancı şirketlere verilmiş.

Son petrol ve doğalgaz arama süreçlerinde tarım arazilerinde ve yeraltı sularında yaşanacak tahribatın boyutları öngörülemiyor. Trakya’da halen su stresi yaşamakta, yeraltı sularının %85’i tükendi, yeraltı su seviyeleri “ölü hacim” düzeyindedir. Kuyulara basacakları milyonlarca litre sudaki kimyasalların sızıntı ile içme sularına karışımı nasıl önlenecek, kirlenen sular nasıl deşarj olacak?

İzin verilen alanlarda idari yapılar ve yolları, lokasyon yolları, petrol ve doğalgaz boru hatları, kuyu açma ve üretim alanları, depolama tesisler vb. yapılaşmanın çevreye olan olumsuz etkiler. Uzmanlar kullanılacak aşırı su atıklarının  neden olacağı çevre kirliliğine, önlenemez metan gazı sızıntısının sera etkisi yaratacağına, ayrıca ciddi düzeyde hava kirliliğine neden olacağını açıklamakta. Benzer uygulamaların olduğu bölgelerde insan sağlığına yönelik olumsuzluklar da belgelidir.

Geçici ve birkaç yıllık yakıt için Trakya topraklarına ve sularına kalıcı, geri dönüşümsüz zarar verilmesi. “Kirlenmiş toprak kayıp topraktır”.Eğer uygulanmayacaksa Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı neden yapıldı? Bizlerin amacı: “Bilimsel bilgiyi toplumsal yarara dönüştürmektir.” Bilim kurumları planlarının ve Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu kararlarının esas alınması beklentimizdir.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya