DOLAR 48,84390,05%
EURO 55,64860,13%
ALTIN 6.728,79-0,02
BIST %
BITCOIN 4097740-3,23%
Edirne
15°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

43 okunma

Trakya’da kaya gazı endişesi!

Trakya Kent Konseyleri Birliği Başkanı Dt. Yasemin Ertaş, Trakya’da petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında gündeme gelen acele kamulaştırma kararıyla Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi sınırları içerisindeki halkın tapulu ya da kamuya kayıtlı yüzbinlerce dekar tarım arazisinin kaya gazı ve kaya petrolü alanına dönüştürüleceğini söyledi…Trakya’da olası faaliyetlerin değerlendirilmesinde bölgesel fay sistemleri, mevcut sismisite ve yerel jeolojik koşulların birlikte incelenmesi gerektiğine dikkat çeken Ertaş, “Trakya’da kaya gazı arama ve üretiminin olası çevresel etkilerini su kaynakları, yeraltı suyu, tarımsal arazi kullanımı, atık yönetimi ve sismisite çerçevesinde değerlendirmek gerekir” dedi…

ABONE OL
23 Eylül 2026 14:11
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: gaz.jpg

Trakya Kent Konseyleri Birliği Başkanı Dt. Yasemin Ertaş, Trakya’da petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında gündeme gelen acele kamulaştırma kararıyla Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi sınırları içerisindeki halkın tapulu ya da kamuya kayıtlı yüzbinlerce dekar tarım arazisinin kaya gazı ve kaya petrolü alanına dönüştürüleceğini söyledi. Trakya’da olası faaliyetlerin değerlendirilmesinde bölgesel fay sistemleri, mevcut sismisite ve yerel jeolojik koşulların birlikte incelenmesi gerektiğine dikkat çeken Ertaş, “Trakya’da kaya gazı arama ve üretiminin olası çevresel etkilerini su kaynakları, yeraltı suyu, tarımsal arazi kullanımı, atık yönetimi ve sismisite çerçevesinde değerlendirmek gerekir” dedi.

Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: Dt.-Yasemin-Ertas.jpg

Trakya Kent Konseyleri Birliği Başkanı Dt. Yasemin Ertaş, yaptığı yazılı açıklamada,  5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Trakya’nın tarım arazileri, orman ve meralar için ‘Acele Kamulaştırma’ kararı alındığını anımsatarak şunları söyledi:

ÜRETİM YÖNTEMİ

“Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütüleceği açıklanan petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi sınırları içerisindeki halkın tapulu ya da kamuya kayıtlı yüzbinlerce dekar tarım arazisi kaya gazı ve kaya petrolü alanına dönüştürülecek. Kamulaştırılacak araziler sondaj ve üretim tesisleri ile altyapılar için kullanılacak.

Enerji arz güvenliği, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yerli hidrokarbon kaynaklarının değerlendirilmesi, güncel enerji politikalarının temel başlıkları arasında yer almaktadır. Bu kapsamda düşük geçirgenlikli kayaçlarda bulunan doğal gazın üretimine olanak sağlayan yatay sondaj ve hidrolik çatlatma teknolojileri, geleneksel olmayan hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Ancak bu üretim yöntemi; su tüketimi, atık akışkanların yönetimi, yeraltı suyu güvenliği, arazi kullanımı ve sismisite gibi çevresel boyutları nedeniyle yalnızca enerji üretim kapasitesi üzerinden değerlendirilmemelidir.

Hidrolik çatlatma, yüksek basınç altında sıvının kayaç içerisine enjekte edilerek çatlakların oluşturulması ve bu çatlakların proppant adı verilen malzemelerle açık tutulması esasına dayanır. Kullanılan sıvının miktarı ve bileşimi, jeolojik formasyonun özellikleri ile kuyu tasarımına bağlı olarak değişirken, üretim sırasında yüzeye geri dönen akışkanlar formasyon kaynaklı çözünmüş maddeler de içerebilmektedir. Bu nedenle su temini, geri kazanılan akışkanların güvenli biçimde depolanması ve bertarafı ile kuyu bütünlüğünün korunması, çevresel risk değerlendirmesinin temel bileşenleridir.

TRAKYA’DA TARIMSAL ÜRETİM

Bu konunun Trakya özelinde ele alınması, bölgenin arazi kullanım özellikleri ve doğal kaynakları nedeniyle önem taşımaktadır. Trakya; geniş tarım alanları, kırsal yerleşimler ve yüzey ve yeraltı su kaynaklarının bir arada bulunduğu, ekonomik faaliyetlerin önemli ölçüde tarımsal üretime dayandığı bir bölgedir. Dolayısıyla hidrokarbon üretimi amacıyla gerçekleştirilecek faaliyetlerin su ve arazi kullanımı üzerindeki etkileri, mevcut tarımsal üretim ve ekosistem ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Bu bağlamda temel çevresel problem, enerji üretimi için gerekli su ve arazi kullanımının, aynı kaynaklara bağımlı tarımsal üretim ve ekosistemlerle nasıl dengeleneceğidir. Özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu dönemlerde endüstriyel su talebinin havza hidrolojisi üzerindeki olası etkilerinin nicel olarak ortaya konulması gerekmektedir.

Kaya gazı faaliyetlerinin arazi üzerindeki etkileri de yalnızca sondaj kuyusunun fiziksel alanıyla sınırlı değildir. Sondaj platformları, erişim yolları, boru hatları, depolama alanları ve yardımcı tesisler ile bunların oluşturduğu taşıt trafiği; arazi parçalanması, toz, gürültü ve altyapı baskısı gibi etkiler meydana getirebilir. Faaliyetlerin çok sayıda kuyu içerecek biçimde genişlemesi halinde bu etkilerin kümülatif niteliği ayrıca önem kazanmaktadır.

Yeraltı suyu açısından ise kuyu bütünlüğü kritik bir güvenlik unsurudur. Çelik muhafaza boruları ve çimentolama sistemleri, sondaj ve üretim akışkanlarının çevredeki formasyonlarla ve sığ yeraltı suyu sistemleriyle temasını sınırlandırmak amacıyla kullanılmaktadır. Bununla birlikte koruma sistemlerinin uzun dönemli performansı; kuyu tasarımı ve imalatının yanı sıra jeolojik yapı, fay sistemleri ve işletme koşullarına bağlıdır. Bu nedenle çevresel değerlendirme, kuyunun açılmasıyla sınırlı olmayıp üretim, olası yeniden çatlatma ve kuyu kapatma sonrasındaki dönemi de kapsamaktadır.

BÖLGESEL FAY SİSTEMLERİ

Hidrolik çatlatmanın bir diğer çevresel boyutu indüklenmiş sismisitedir. Bilimsel literatür, bazı hidrolik çatlatma faaliyetleri ile küçük ölçekli sismik olaylar arasında ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte etkinin büyüklüğü; jeolojik koşullar, fayların özellikleri, enjeksiyon hacmi ve basıncı gibi değişkenlere bağlıdır. Bu nedenle Trakya’da olası faaliyetlerin değerlendirilmesinde bölgesel fay sistemleri, mevcut sismisite ve yerel jeolojik koşulların birlikte incelenmesi gerekmektedir.

Trakya’da kaya gazı arama ve üretiminin olası çevresel etkilerini su kaynakları, yeraltı suyu, tarımsal arazi kullanımı, atık yönetimi ve sismisite çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Sorulması gereken; Trakya’nın hidrolojik, jeolojik ve tarımsal özellikleri dikkate alındığında, kaya gazı arama ve üretim faaliyetlerinin su, toprak ve gıda güvenliği üzerindeki olası etkileri nelerdir ve bu etkiler hangi bilimsel ölçütlerle değerlendirilebilir?

Bu soruya yanıt aranırken kaya gazı üretim teknolojisinin teknik özellikleri ile Trakya’nın doğal kaynakları ve arazi kullanım yapısı birlikte değerlendirilecek; özellikle su bütçesi, yeraltı suyu korunumu, tarımsal üretim, atık akışkanların yönetimi ve sismik risk bakımından olası etkiler ve belirsizlikler ele alınmalıdır.

Sonuç olarak, Trakya’da kaya gazı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerin yalnızca üretilebilir rezerv ve ekonomik getiriler üzerinden yapılması yeterli değildir. Enerji üretiminin su kaynakları, tarımsal üretim kapasitesi, arazi bütünlüğü ve ekosistemler üzerindeki olası etkileri aynı değerlendirme çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, karar verme süreçlerinin bilimsel kanıta, ölçülebilir çevresel göstergelere ve uzun dönemli bölgesel etkilerin değerlendirilmesine dayandırılmasını sağlayacaktır.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya