DOLAR 43,9805 -0.01%
EURO 51,1443 -0.03%
ALTIN 7.196,09-0,10
BIST 12.933,40-3,09%
BITCOIN 3001579-1,57%
Edirne
10°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

335 okunma

Trakya toprakları tehdit altında!

Edirne'nin Keşan ilçesinde Lalacık Köyü ve Karlıköy ile Yeşilköy arasında ormandan tüm mera alanlarına doğru uzanan geniş bir patlatmalı maden ocakları açılması projelerine halktan büyük tepki geldi... DOKU Derneği Başkanı Göksal Çidem ise Edirne Havsa İlçesi Necative köyü 222 dekar merasına toplu konut projesi hakkında, “Haydaaa. Ne işin var merada” diye sordu... Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, bölge topraklarının tehdit altında olduğunu söyledi...

ABONE OL
24 Kasım 2025 09:33
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne’nin Keşan ilçesinde Lalacık Köyü ve Karlıköy ile Yeşilköy arasında ormandan tüm mera alanlarına doğru uzanan geniş bir patlatmalı maden ocakları açılması projelerine halktan büyük tepki geldi. DOKU Derneği Başkanı Göksal Çidem ise Edirne Havsa İlçesi Necative köyü 222 dekar merasına toplu konut projesi hakkında, “Haydaaa. Ne işin var merada” diye sordu. Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, bölge topraklarının tehdit altında olduğunu söyledi.


Edirne – Keşan bölgesinde bulunan Lalacık Köyü, dinamitle patlatmalı maden ocağı projesiyle karşı karşıya. Söz konusu projenin yalnızca belli bir araziyi değil; köyün tamamını – evleri, tarlaları, meraları ve su kaynaklarıyla birlikte – ruhsat sahası içine aldığına dikkat çekildi.


Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı “Bu durum, hem bilimsel veriler hem de ulusal mevzuat açısından kabul edilemezdir” diyerek şu açıklmayı yaptı:
Bağımsız çevre ve jeoloji uzmanlarına göre, yerleşim alanına bu kadar yakın dinamitle patlatmalı açık ocak işletmesi kaçınılmaz biçimde:
-Şiddetli gürültü ve titreşim oluşturur,
-Yeraltı suyu ve içme suyu kaynaklarını kirletir,
-Tarım ve hayvancılığı geri dönüşsüz biçimde sona erdirir,
-Konutlarda çatlak ve yapısal hasar riski yaratır,
-Çocuklar, yaşlılar ve hastalar için ciddi sağlık riskleri doğurur.
Bu proje ekonomik bir yatırım değil, bir köyün yaşam hakkına yönelmiş bir tehdittir.
Konu yalnızca “maden” değil, insan yaşamıdır.
Lalacık köylüleri kuşaklardır bu topraklarda üretim yapıyor. Maden faaliyeti hayata geçerse:
-Köy ekonomisi çökecek, -Tarım ve hayvancılık sona erecek, -İnsanlar doğdukları topraklardan kopmaya mecbur bırakılacak.
Hiçbir ekonomik kazanç, hiçbir şirket hedefi; çocukların sağlığından, toprağın bereketinden ve köyün geleceğinden daha üstün değildir.


BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ
Lalacık köyünde yapılan keşif sırasında bilirkişi heyetini, köy dışından destek veren yaşam savunucuları, sivil toplum temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri olmak üzere yaklaşık 140 kişi karşıladı.
Heyette farklı uzmanlık alanlarından üniversite hocaları ve teknik uzmanlar, planlanan maden sahasında yerinde incelemelerde bulundu. Köylüler, bilim insanlarına hem yaşam alanlarının konumunu hem de olası etkileri bizzat sahada gösterdi.
Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı , Bugünden sonra söz artık: aklın, bilimin ve vicdanın sesindedir” diyerek açıklamasında şunlara yer verdi:
Umud ediyoruz ki:
-Bilim, neredeyse yıkılacak ve yok edilecek bir köyü savunacaktır.
-Maden faaliyetleri uğruna çocukları, tarlaları, otlakları, doğal yaşamı, yerüstü ve yeraltı su kaynaklarını feda etmeyecektir.
-Bilim, Lalacık köylüsünü göç etmek zorunda bırakmayacak; köyün yaşam hakkını koruyacaktır
Karlıköy’ün Sesi Bilirkişi Keşfinde Yankılandı
Bilirkişi heyetinin sornaki durağı ise Karlıköy oldu. Heyet, Karlıköy ile Yeşilköy arasında ormanın içinden başlayarak tüm mera alanlarına doğru uzanan geniş bir patlatmalı andezit ocağı proje sahasında yerinde incelemelerde bulundu.
Heyet, köylüler ve onlara destek veren siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve yaşam savunucuları tarafından pankart ve dövizlerle karşılandı.
Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, konuyla ilgili şunları söyledi:
Bu gerçeği sahada net şekilde gören bilim insanları; köyün geleceği, üretimi ve yaşam alanı ile maden projesinin mesafesini doğrudan gözlemledi.
Köyü temsilen konuşan avukat ve söz alan köy sakinleri;
-Arıcılıktan besiciliğe, -Yeraltı su kaynaklarından artezyenlere,
-Patlatmalar sonucu kirlenebilecek içme sularına, -Günde 180–200 kamyon geçişi planlanan ve bugün bile iki aracın yan yana geçemediği köy yollarının durumuna,
-Çocukların, yaşlıların ve engeli olan bireylerin ulaşım güvenliğine,
-Ormanlarının tahrip edilmesine
-Endemik canlıların ger dönüşsüz yok olmasına dikkat çekerek bütün bilimsel ve insani itirazlarını bilirkişi heyetine aktardı.
Bu köy, yıllar önce kendi elleriyle diktiği ağaçların, büyüttüğü ormanın yok edilmesine izin vermeyeceğini açıkça ifade etti.
Bugün tepelere çıkan; arabalara geçit vermeyen yollarda kadınlarıyla, çocuklarıyla, gençleriyle, bastonlarına dayanarak yürüyen yaşlılarıyla Karlıköy halkı, köyünü savunma kararlılığını bir kez daha gösterdi.
Şimdi söz, aklın; bilimin ve vicdanın.
Karlıköy halkı bütün gücüyle inanıyor:
Bilim yaşam hakkını savunur.
Vicdan köylerin yok edilmesine razı olmaz.
Akıl, üretim ve yaşamın değerini bilir.
Ve en önemlisi: Umut varsa hayat vardır. Umut varsa bilim eninde sonunda üstün gelir. Umut varsa orada yaşam yeşerir.


NECATİYE’DE MERAYA TOPLU KONUT
DOKU Derneği Başkanı Göksal Çidem ise Edirne Havsa İlçesi Necative köyü 222 dekar merasına toplu konut projesi hakkında, “Haydaaa. Ne işin var merada” diye sordu.
Başkan Çiğdem açıklamasında şu tehlikelere dikkat çekti:
Edirne Havsa İlçesi Necatiye köyü 222 dekar merasına toplu konut projesi. Bu mera da büyük ve küçük baş hayvancılık yapılıyor. Kaba yem ihtiyacının karşılandığı yer. Köyün tek geçimi tarım ve hayvancılık. Kaba yem ihtiyacı için fiğ mısır gibi ürünler kuraklık nedeniyle azalırken meraya konut.
Köyün geçim kaynağı yok olursa hayvancılıkla geçinenler geçimde acze düşer. Canlı hayvan ithalatı artar. Gıda güvenliği tehlikeye düşer.
Meraları betona boğmak köyün ve hayvancılığın sonu olur.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya