
Bülent AYAN
DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Su ve Enerji Yöneticisi Hüseyin Erkin, günümüzde gelişen balık üretim ve yetiştiricilik olanaklarından Edirne’nin nasibini alamadığı gibi kullanılan imkanların bile terk edilmiş durumda olduğuna dikkat çekerek, yeni bir planlama ile mevcut baraj ve göletlerde balıkçılık faaliyetine hız kazandırılarak kente ilave bir katma değer yaratılacağı gibi kısmi bir istihdam da sağlanabileceğini söyledi.

Erkin, Hudut’a yaptığı açıklamada, balıkçılık hizmeti konusunu ele alarak Edirne’de tatlı su balıkçılık imkanı varken yapılamadığının altını çizdi. “Su varlığı imkanı içinde su darlığı çeken Edirne, maalesef son yıllarda su sıkıntısı çeker oldu” diyen Erkin, şunları kaydetti:
“Meriç, Tunca, Arda (Bulgaristan’dan gelen kollar), Kızılnehir (Yunanistan’dan gelen kol) ve Ergene nehirleri Meriç ana kolunu oluşturarak yılda ortalama 8 milyar metreküp su taşımaktadır. Bu suyun yaklaşık 1,3 milyar metreküp kadarını sulamada kullanmaktayız. Meriç vadisinde baraj yapılacak uygunlukta topoğrafik alan fazla olmadığı için, depolama alanı uygun olan Altınyazı, Sultanköy, Yenikarpuzlu, Hamzadere, Çakmak Barajları DSİ tarafından inşa edilmiştir. Bu barajlara depolanan suyun tamamına yakını Meriç nehrinden pompaj sistemi ile aktarılmaktadır. (Keşan’a içme suyu temin eden Kadıköy Barajı ve Edirne’ye İçme suyu temin eden Süloğlu Barajı da mevcuttur). Ayrıca 50 civarında sulama amaçlı göletler de DSİ tarafından inşa edilmiştir.

Öte yandan az da olsa önceki yıllarda Köyhizmetleri tarafından inşa edilen göletlerde mevcuttur. İşler durumda olan bu baraj ve göletlerin sulama dışında balıkçılık ve rekreasyon amaçları da vardır. Avrupa’da kişi başına yıllık balık tüketimi 24 kg iken Türkiye’de kişi başına balık ve su ürünleri tüketimi 8,8 kg dır. Bunun ‘tatlısu balığı’ olarak kişi başına yıllık tüketim ortalama 3 kg civarındadır. Tatlısu balığı olarak Sazan, Alabalık, Levrek, Yılan balığı, Yayın balığı gibi balık türleri tüketilmektedir. Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri Somon ve Ton balığı üretiminde oldukça söz sahibidir. Somon Balığı hem tatlı suda hem de denizde yaşayabilen bir balık türüdür.Yumurtaları ve yavru dönemi tatlı suda gelişme dönemi deniz ve okyanuslarda olmaktadır. Önceki yıllara bakıldığında gerek tatlısu balıkçılığı gerekse deniz balıkçılığı açısından ülkemiz daha iyi konumdaydı.
DSİ’de görev yaptığım ilk yıllarda 1977 yılında ülkemizde ilk kez İpsala DSİ Şube Müdürlüğü bünyesinde Su Ürünleri Başmühendisliği ünitesi kurulmuştu. Burada amaç, başta Trakya olmak üzere Marmara bölgesindeki baraj ve göletlere balık yavrusu üretip tatlısu balıkçılığını geliştirip vatandaşların balık ihtiyacını bir nebze karşılamaktı. Nitekim ikibinli yılların başına kadar baraj ve göletlere aynalı sazan ve levrek balığı yavru üretimi yapılmıştır. Altınyazı Barajı Su Ürünleri Kooperatifi ilk kurulan balıkçılık kooperatifi olup uzun yıllar hizmet etmiş ve devam etmektedir.
Keza başta Gala Gölü ve Enez Lagün Gölleri ve deniz balıkçılığı için Enez Su Ürünleri Kooperatifi kurularak seksenli yıllarda verimli üretim yapılmış hatta yılan balığı ihraç eder konuma gelinmiştir. Köylerdeki göletlerde bile olta balıkçılığı yapılmaktaydı. Lakin bu balıkçılık faaliyetleri giderek zayıflayıp son yıllarda üretim çok azalmıştır.
Günümüzde gelişen balık üretim ve yetiştiricilik imkanlarından maalesef Edirne nasibini alamadığı gibi kullanılan imkanlar bile terk edilmiş durumdadır. DSİ İpsala Şube Müdürlüğü bünyesindeki Su Ürünleri Üretim Tesisleri DSİ’den alınıp Tarım İl Müdürlüğü’ne verilmiştir. Halbuki Edirne’deki mevcut baraj ve göletlerde usulüne uygun ve teknolojik imkanlarda kullanılarak Edirne nüfusuna yetecek kadar balık üretimi yapılabilirdi. Özellikle deniz balıkçılığı yasaklı aylarda baraj ve gölet balıkçılığı üretimi balık ihtiyacını büyük oranda karşılayacaktır. Zararın neresinden dönülürse kardır misali, yeni bir planlama ile mevcut baraj ve göletlerimizde balıkçılık faaliyetine hız kazandırılıp Edirne’ye ilave bir katma değer yaratılacağı gibi kısmi bir istihdamda sağlanabilir.
Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri, Ergene nehri kirli sularının barajlara pompalanmasına imkan verilmemelidir. Bu hem baraj su havzasını kirlettiği gibi balık ekosistemini de sıkıntıya sokacaktır. Baraj ve göletlerimizde balıkçılık faaliyetleri yapılması konusunda İl Özel İdaresi’ne de büyük görev düşmektedir. Bu konu, İl Genel Meclisi üyelerince acilen gündeme alınıp gerekenler yapılmalıdır. Sayın valimizin bu konuyu ele alıp gerekeni yapacağına inanıyorum. “