DOLAR 43,9951 0.07%
EURO 51,1386 0.03%
ALTIN 7.311,891,51
BIST 12.914,09-0,15%
BITCOIN 30579622,24%
Edirne

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

130 okunma

Sağlıkçılardan toplu sözleşmeye net mesaj! 

Türkiye genelinde yaklaşık 6.5 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren, 2026-2027 yıllarında alacakları zam oranının belli olacağı 8'nci toplu sözleşme görüşmeleri öncesi, Sultan 1'nci Murat Devlet Hastanesi önünde toplanan Genel Sağlık-İş'e bağlı kamu emekçileri, taleplerini sıraladı...Sendikanın Genel Başkanı Derya Uğur, bu yıl ilk kez kendilerinin de toplu sözleşme masasında olacaklarını hatırlatarak, "Bu kez o masada ilk kez kamu emekçisinin sözü söylenecek. 6 milyonun alım gücüne, haklarına böylesi keyfi bir karar mekanizmasıyla kader biçenler bu kez o masada karşılarında gerçekleri haykıran bir taraf görecek" dedi...

ABONE OL
13 Haziran 2025 15:57
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde yaklaşık 6.5 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren, 2026-2027 yıllarında alacakları zam oranının belli olacağı 8’nci toplu sözleşme görüşmeleri öncesi, Sultan 1’nci Murat Devlet Hastanesi önünde toplanan, Genel Sağlık-İş’e bağlı kamu emekçileri, taleplerini sıraladı.

Genel Sağlık-İş tarafından, 8’inci dönem toplu sözleşme görüşmeleri öncesi farklı illerde başlatılan basın açıklamalarının durağı Edirne oldu. Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur’la birlikte çok sayıda kamu emekçisinin katıldığı basın açıklaması, Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi önünde gerçekleştirildi. Açıklamayı okuyan Genel Başkan Uğur, bu yıl ilk kez kendilerinin de olacağı toplu sözleşme masasında, gerçekleri haykıran tarafın olacağını belirtti.

‘KRİTİK SÜRECİN EŞİĞİNE GELİNDİ’

Genel Başkan Uğur, 4 milyona yakın memur ve 2.5 milyon memur emeklisinin maaş zamları ve özlük haklarının belirleneceği 8’nci dönem toplu sözleşmenin başlayacağını hatırlatarak, “Bilimsel yöntemlerle değil, hamaset ve yanlışta inatla yönetilen ekonomimiz, ücretli çalışan nüfus için ezici bir çark haline gelmiştir. Ekonomi, sadece belli bir şanslı zümre için şahlanmış, emekçilerin payına ise çifte yemek düşmüştür. Ekonomideki bu karanlık iklim günden güne ağırlaşırken, daha ayın başında kara kara ay sonunu düşünür hale gelen biz kamu emekçileri için kritik bir sürecin eşiğine gelinmiştir. Kamuda çalışan 4 milyona yaklaşan memur ve 2,5 milyon memur emeklisinin 2026-2027  yıllarında alacakları maaş zamlarının, sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri başlayacaktır. Bu güne kadar yapılan 7 toplu sözleşme görüşmesi danışıklı dövüşten öte gitmemiştir. Geçmişte oynanan orta oyununda herkesin rolü belli idi” dedi.

‘TİYATRO OYNANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

TÜİK’in gerçekdışı enflasyon raporları yayınladığına dikkat çeken Uğur, “Masada emekçinin hakkı için değil iktidardan alacağı “aferin” için oturan sarı sendikalar dostlar alışverişte görsün tadında ılımlı bir muhalefet sergiler, bu göstermelik pazarlık sürecinin sonunda kamu emekçinin payına yine derin yoksulluk düşer. Bu oyunu biliyoruz, bu oyunu tanıyoruz! Ve bu kez bu oyunu bozuyoruz. Bu sene toplu sözleşme masasına artık konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş olarak yer alacağız ve tiyatro oynanmasına izin vermeyeceğiz. Bu güne kadar 7 toplu sözleşme masasında kamu emekçilerinin hakkı savunulmamış ve deklare edilen kararlara karşı gerçekçi bir itiraz mekanizması bulunmamıştır. O masalarda yüzde 3,5’luk zam açıklarken bile yüzü kızarmayan, üyelerine ne diyeceğini bile umursamayan yandaş sendikacılar oturmuştu. Bu kez o masada ilk kez kamu emekçisinin sözü söylenecek. 6 milyonun alım gücüne, haklarına böylesi keyfi bir karar mekanizmasıyla kader biçenler bu kez o masada karşılarında gerçekleri haykıran bir taraf görecek” diye konuştu.

‘KAMU EMEKÇİSİNİ TÜKETTİNİZ’

Genel Sağlık-İş olarak kamu emekçisinin yaşadığı sorunları bildiklerini dile getiren Uğuri “Sizler 23 yıllık iktidarınız döneminde emeğimizi sömürdünüz. Kamu emekçisini nefes alamaz hale getirdiniz, tükettiniz, her geçen gün de tüketmeye devam ediyorsunuz. Her alanı tükettiğiniz gibi bizim alanımız olan sağlık iş kolunu da her geçen yıl, her anlamda beter hale getirilmiştir. Bugün iktidarın liyakatsiz yöneticileri sağlık hizmeti verilen kamu kurum ve kuruluşlarında ne kadar yüksek sayıda hasta bakıldığından, ne kadar ameliyat yaptıklarından övünerek bahsetmektedir. Yurttaş sağlığını bozdunuz. Sağlık hizmetinin niteliğinden,  aşılanamayan bebeklerden, alınamayan randevulardan, yapılamayan ameliyatlardan, bulunamayan ilaçlardan haberiniz var mı? Yurttaşların parası kadar sağlığa erişebildiği hiçbirinin umurunda değildir. Siyasi iktidarın sağlıkta yıkım politikaları, hastaneleri ticarethane, hastaları müşteri, sağlık emekçilerini köle haline getirmiştir” şeklinde konuştu.

 ‘İNSAN ONURUNA YARAŞIR ÇALIŞMA KOŞULLARI DÜZENLENMELİ’

Sağlıkta dönüşüm programına son verilmesi, sağlık hizmetinin eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli bir kamu hizmeti olarak yürütülmesi için gerekli politikaların oluşturulması gerektiğinin de altını çizen Uğur sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yurttaşın sağlık hizmeti alamadığı, sağlık emekçisinin geçinemediği, haklarının günden güne kırpıldığı ve hatta can kaygısı duyarak mesaiye başladığı bu düzen sürdürülebilir değildir.

Sağlık ve sosyal hizmet kolunda çalışan kamu emekçilerinin insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının acil düzenlemelere ihtiyacı vardır. Sağlık gibi hayati bir alanda bu sorunlara çözüm üretmeyen hiçbir “görüşme”yi ciddiye almamızın mümkün olmadığının, bu taleplerin görmezden gelinmesi karşısında mücadelemizin dozunu artıracağımızın altını çiziyoruz.

Biz Genel Sağlık-İş’in belirttiği, olmazsa olmaz  taleplerimiz şunlardır:

1. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yapılan tüm ödemeler en düşüğü yoksulluk sınırı üzerinde olmak üzere; emekliliğe yansıtılarak tek kalemde ödenmelidir.

2. Enflasyon farkı tüm ücretlere aylık yansıtılmalı, kamu emekçilerinin alım gücü korunmalıdır.

3. Sözleşmeli modellere son verilerek kadrolu, güvenceli çalışma modeli esas alınmalıdır.

4.Sözleşmeli yöneticilik modelinden vazgeçilmeli, tüm yöneticiler ehliyet ve liyakat kriterlerine göre atama yapılmalıdır.

5. Sağlık hizmeti verilen kurum ve kuruluşlarda sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik etkili ve uygulanan Sağlıkta Şiddet Yasası ivedilikle hayata geçirilmelidir.

6. 5510 mağduriyetine son verilmeli, emekli olanlar ile çalışanlar arasındaki emekli aylığı ve özlük hak farklılıkları giderilmelidir.

‘MASADA BU SENE BİZ DE VARIZ’

Yukarıda sıraladığımız bu uzun liste, sağlık alanında görmezden gelindiği için kronikleşen sorunların bir röntgenidir. Sağlık sistemini bu hasta halinden kurtaracak teşhisin koyulmasının da tek şartı bu röntgeni dikkate almaktır. Doktorlar için “giderlerse gitsinler” diyen, sağlık emekçilerini “gidin yakalarına yapışın” diyerek yurttaşlara hedef gösteren iktidar mensuplarıyla sendika ağalarından oluşan bir masadan bu yazdığımız taleplere ilişkin olumlu sonuçlar çıkmasının imkansıza yakın olduğunu biliyoruz. Onlar da şunu bilsinler: bu masada bu sene biz de varız. Haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. İnsani koşullarda çalışıp insanca ücretler alacağımız, yurttaşa hak ettiği sağlık hizmetini nitelikli şekilde vereceğimiz bir sistem kurulana dek mücadelemize devam edeceğiz. Ankara’da başlattığımız eylem ve etkinliklerimiz Türkiye’nin dört bir yanında artarak devam edecektir. Yüreği emeğin onurundan ve Cumhuriyet’e yakışır bir sağlık sisteminden yana atan tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini, Genel Sağlık-İş ailesine katılmaya, mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya