
Taşkent’teki Orta Asya’nın ilk metrosu
Gönül UYANIKTIR
Taşkent’i dolaşırken, bu ülkede ve Orta Asya’nın diğer ülkelerinde Türklerin tarihsel süreçlerini düşünüyorum. Merak ettiklerimizin bir kısmı ya da arkalarında bıraktıkları eserlerine dokunma mesafesindeyiz, bu gerçekten çok heyecan verici!,,.
Yerel rehberimiz Sümeyya’nın Taşkent’e ayak basıp tanışmamızın ardından tur otobüsünde ilk söylediği cümle, “Size ülkemize hoş geldiniz demiyorum. Çünkü burası sizin de yurdunuz” çok etkileyici bir vurguydu. Tanımadığınız bir ülkede, sizinle paydaş olmayı, kendileriyle sizi aynı gerçeklikte hizalamayı yürekten dile getiren insanlar arasında olmanın güven ve huzurunu yaşatıyor. Bu güven ve huzur, gülümseyerek bakan gözlerden, parıltısıyla size ulaşıyor.

Taşkent’te sürgüne gönderilen Rus Prensi için yaptırılan Romanov Sarayı
Taşkent’in kalbinde de, alışveriş yaparken, yemek yerken de yabancı değilsiniz.! Sadece biz mi; diğer tüm yabancı ziyaretçiler de en az bizim kadar huzurlu, mutlu ve meraklı. Bizim dışımızda da Türkiye’den gelen çok sayıda grupla karşılaştık. Gezdiğimiz tüm tarihsel mekanlar hep çok kalabalıktı.
Ulusal İstatistik Komitesi’ne göre, Ocak-Temmuz 2025’te toplam bir milyon yabancı uyruklu Özbekistan’ı seyahat amacıyla ziyaret etti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre 319,3 bin kişi, yani %50,6 artmış. Avrupa’dan gelen ziyaretçiler arasında Türkiye, İtalya ve Almanya ilk sırayı alıyor. 2025 yılının ilk 7 ayı boyunca Özbekistan’a farklı ülkelerden gelen yabancı vatandaşların; 194,3 bini Rus, 147,8 bini Türkmenistan, 102,9 bini Kazakistan, 82,1 bini Kırgız Cumhuriyeti, 60,8 bini Çin, 60,5 bini Tacikistan, 36 bini Türkiye, 24,9 bini Hindistan, 20,6 bini İtalya, 18,7 bini Güney Kore, 18,7 bini Asya ülkeleri, 17,3 bini Almanya, 15,5 bini ABD ve geri kalanlar diğer ülkelerden gelmiş.

Taşkent Metrosunda Uluğ Bey bölümü
…………………………………………
Özbekistan’ın Başkentinde, Rusların İmparatorluk döneminin esintileri hissediliyor. Taşkent için, ‘Çölün Ortasındaki Vaha’ diyenler haklı! Gerçekten de bozkırlara hayat verilmiş. Ağaçlıklı bir caddede ilerlerken yeşilliğin ve bitkilerin boydan boya sardığı, adeta gizlenmiş zarif yapının “Romanov Sarayı” olduğunu söylüyor rehberlerimiz…
Romanov Sarayı, Rus İmparatorluğunun dış kesimlerine Türkistan bölgesine sürgüne gönderilen Büyük Dük Nikolay Konstantinoviç için 1891 yılında inşa edilmiş. Sarayın sol kanadı Büyük Dük’ün, sağ kanadı ise eşinin dairelerine ev sahipliği yapmış. Bir süre de Özbekistan Dışişleri Bakanlığı’nın kabul evi olarak kullanılan saray şu anda terk edilmiş ve bakımsız halde…

Metrodaki kadın astronot
…………………………………
Orta Asya’nın en büyük kenti Taşkent’te 1977 yılında açılan ve Sovyetler Birliği’nde inşa edilen yedinci metro olan Taşkent Metrosu, Almatı metrosu ile birlikte Orta Asya’daki iki metro sisteminden biri… Eski Sovyet metrolarının çoğu gibi çok derin ve istasyonları oldukça gösterişli. Biz bu metronun iki durağını ziyaret ettik. İlki uzay bilimleri ve kozmonotlara ithaf edilmiş. Metronun girişindeki ilk eser Türk Matematikçi ve Astronomi Bilgini Uluğ Bey’e ait, (Timur İmparatorluğu’nun dördüncü Sultanı Uluğ Bey’in babası Timur’un küçük oğlu Şahruh, annesi Gevher Şâd. 1394’te İran’ın Sultaniye kentinde doğmuş, 1449’da Semerkant’ta vefat etmiş)

Taşkent bozkırın ortasındaki vaha
Üç hattan ve 29 istasyondan oluşan Taşkent Metrosu, 36.2 kilometre uzunlukta. Metronun ve istasyonun fotoğraflarının yasadışı bir şekilde çekilmesini engellemek için her istasyonda silahlı polislerin bulunuyor. Metro inşaatı 1972 yılında başladı ve bu ilk hat 6 Kasım 1977 tarihinde açıldı. Metro ağında halen dördüncü hat çalışmaları sürüyor. Gelecek beş yılda metronun yolcu kapasitesi ve hacminin 1,5 kat büyüyeceği kaydediliyor.
Yarın : İpek ve Baharat Yolu’nun izinde, iki ayrı kent