
Olgay GÜLER
Edirne’de sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu ‘Edirne Kadın Platformu’ üyesi kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yürüyüş yapıp, basın açıklaması gerçekleştirdi.
Edirne Kadın Platformu’nu oluşturan kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Edirne Belediyesi önünde toplanıp yürüyüş yaptı. Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyen kadınlar, burada basın açıklaması yaparak kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Açıklamayı KESK Edirne Şube Başkanı Filiz Çakar okudu.

‘GAZZE’DE SAVAŞ VE SOYKIRIM SUÇU İŞLENİYOR’
Çakar açıklamada, erkek egemen siyasetin politikaların şiddet meşrulaştırdığına dikkat çekerek, “Bu nedenle bizler, erkek devlet şiddetine karşı her alanda yürüttüğümüz mücadeleyi emek, barış ve demokrasi mücadelesinden ayrı düşünmüyoruz. Haftalardır İsrail’in Gazze’ye her geçen gün artan şiddetli saldırılarına tanık oluyoruz. Savaşta öldürülenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu üzüntüyle takip ediyoruz. Gazze’de savaş ve soykırım suçu işleniyor. İkiyüzlü devletler her zaman olduğu gibi, dünyanın her yerinde, kadınların bedenlerini savaş politikalarına alet ediyor, hayatlarını hiçe sayıyor. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yalnızca bazı hayatlar kutsal sayılıyor” dedi.

‘CEZASIZLIK POLİTİKALARI MEŞRULAŞTIRILIYOR’
AKP ve MHP iktidar bloğunun toplumsal cinsiyet karşıtlığını kurumsallaş-tırmaya çalıştığını kaydeden Çakar, “Baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadın kazanımlarını zayıflatmaya, kadınları eve mahkûm etmeye ve kamusal alanda ifadesizleştirmeye dönük politikalarına hız veriyor. Yıllardır sürdüğümüz mücadeleyle elde ettiğimiz en önemli kazanımlarımızdan biri, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğduğu yaklaşımı üzerine inşa edildiği için oldukça önemli olan İstanbul Sözleşmesi bir gecede feshedildi. AKP bu yolla erkek şiddetini ve erkek egemen zihniyeti değiştirme yükümlülüğünü almayacağını açıktan duyurmuş oldu. Şimdi de 6284 sayılı yasayı tartışmaya açarak eril yargının nicedir süren cezasızlık politikalarını meşrulaştırıyor. Erkek şiddeti cezasız bırakılırken, kendi hayatlarını savunan kadınlar oldukça ağır cezalarla karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.
‘KADINA YÖNELİK ŞİDDET FARKLI BİÇİMLERDE SÜRÜYOR’
Kadınların, hakları ve hayatları için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğini dile getiren Çakar, “Sözleşme yeniden yürürlüğe girene, gereği yerine getirilene ve 6284 Sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın gündeminde kadın işsizliği ve yoksulluğu yok. İşyerlerimiz tüm emekçiler ve özellikle kadınlar için adeta şiddetin kendisi haline geldi; tek adam rejimiyse süren taciz, mobbing ve baskıların önünü alacak ILO 190 Sayılı Sözleşme gibi uluslararası sözleşmeleri onaylama gereği duymuyor. Bunların yanında iktidar örgütlü kadın mücadelesini hedef alan baskı, gözaltı ve tutuklamaları hız kesmeden sürdürerek, anayasal haklarımızı, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkımızı engelleyerek de kadına yönelik şiddeti farklı biçimlerde sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
‘ŞİDDET VE İSTİSMAR TEHDİDİ ALTINDA YAŞAMAYI REDDEDİYORUZ’
Örgütlü kadın mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesinin önemi-ne de vurgu yapan Çakar, “Ekono-mik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılmayı, yoksullaşmayı, bize dayatılan kimliklerle yaşamayı, gü-vencesiz- kayıt dışı çalıştırılarak sö-mürülmeyi, dünyanın bakımı da da-hil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görül-meyi, şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz. Bu sorunlara çözüm üretecek politi-kalar yapılsın, kadına yönelik şid-detin tüm biçimleri ortadan kalksın istiyoruz. Kadınların eşitlik ve özgürlük sorunu çözülmeden siyasi, medeni, sosyal ve ekonomik haklara erişimden bahsedilemeyeceğinin altını çiziyoruz. Varız diyoruz. Var-dık ve var olacağız” dedi.