
Gönül UYANIKTIR
Malmö’de hafiften çiseleyen yağmura karşın ılık bir havada dolaşıyoruz. Avrupa mimarisinin ortak özelliklerini taşıyan bu kentleri çok iyi tanıyorum. Bu zamana ait olmadıklarını adeta haykırıyorlar.
Zamanla kararan ve dört-beş yılda bir dış cepheleri yıkanan pembe, gri, sarı, kızıl, kahverengi kumtaşı evlerden birinde ailem uzun yıllar yaşadı. Okul tatillerinde ben de yanlarına gittim. Nürnberg Fürther str 81a’daki evimiz ve caddedeki tüm evler çok kalın kum taşı bloklarından yapıldığı için yaz kış ısıyı korurdu. Bodrumunda her ailenin gaz depoları vardı. Ayrıca bahçeden girişi olan büyük bir çamaşırhane…

1980 yılbaşı gecesi ailemin yanına gittiğimde aynı evde üç yıl daha yaşadık. Türkiye’ye dönüşümüzden iki yıl önce Fürth şehrinde Most str. 4 numaralı uçuk pembe kumtaşı eve taşındık. Bu şehirde de çok güzel mesleki anılarım var…O günleri özlüyor muyum!? Evet, çünkü annem babam genç ve hayattaydı, kardeşlerimle birlikteydim. Kursa okula gidiyor ve muhabirlik yapıyordum. Malmö’de bugüne ait olmadıklarını haykıran bu evler beni kırk kırkbeş yıl önceye götürdü.

EDİRNE VE MALMÖ’NÜN MARTILARI
Malmö son derece temiz bir kent, buna karşın Edirne ile benzerliği, martılar! Edirne’de, insanlarla kaldırımları paylaşan devasa çöp martılarının yerine buradakiler daha ufak ama saldırgan… Parkta Nevin’in atıştırmalıklarından verdiği bir yavru kargaya saldırıp kurabiye parçasını kapıp az illeriide bizi gözlüyor. Nevin karga yavrusunu beslemeye çalışırken bana da aç gölü martıya göz kulak olmak kalıyor.
Nevin, gittiği her şehirde rögar kapaklarının fotoğraflarını çekiyor. Malmö’dekiler bana da ilginç geliyor. İsveç Çeliği diye gücü tarif etmekte kullanılan bir deyim var. Malmö’de bu adeta yaşıyor. Araç girişine kapalı alanlarda yer alan ilginç tasarımlar dikkatimizi çekiyor.

KENTTEN KÖYE DÖNÜŞÜ BAŞARMIŞ BİR KENTİ
İlk kurulduğunda savunma ve rıhtım bölgesi olan Malmö, uzun yıllar Danimarka’nın en büyük ikinci kenti olarak kalıyor. Kentin o zamanlardaki ismi; kum yığını anlamına gelen Malmhaug, zamanla Malmö oluyor.16’ncı yüzyılda Reform hareketlerinden etkilenen kent 1658’deki anlaşmayla İsveç’e katılıyor.
Malmö, 2 bin 300 nüfuslu bir kentken, savaşlar ve veba salgınları yüzünden 1728 yılında nüfusu 1,500’e geriliyor. Çağdaş bir liman kurulması ve göçlerle 1800 yılında nüfusu 38 bini geçiyor.
Demiryolu hattının yapımı ve limanın etkisi Malmö’yü bir ticaret merkezi oluyor, dünyanın en büyük limanlarından biri haline geliyor. 1971 yılında nüfus 265 bine çıkınca bölgedeki diğer kentlerde işsizlik başlıyor.1980’li yıllarda liman kapatılıp diğer sanayi dallarına ağırlık verilinçe orta gelirli aileler, çevre illere göç ediyor ve kent nüfusunun aşırı artması engelleniyor.

GÖÇMEN ÜLKESİ İSVEÇ’TE 150 BİN TÜRK
Ancak Malmö günümüzde bir göçmen kenti olarak yoğun nüfusa ev sahipliği yapıyor. Kent merkezi olarak 400 bin civarında olan nüfus, metropol olarak 600 bin civarında tahmin ediliyor. İsveç, 150 bin Türk’ün yaşadığı ve 11 milyona yaklaşan nüfusu ile diğer kuzey ülkelerinden daha yoğun bir nüfusu barındırıyor.
Turumuzda bizim gruba eşantiyon olarak verilen Malmö, aslında daha fazla zaman geçirilmeyi hak eden bir kent. Özel olarak sırf burası için bunca yol gider miyim, hayır!. Asıl amaç Norveç fiyortları ve UNESCO’lu köyler… Ancak çevreyi bilen tanıyan, dilini anladığınız rehberler sayesinde en küçük bir köyün bile mutlaka dinlenecek bir öyküsü vardır. (SÜRECEK)