
Mehmet ŞELECİ
Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) velileri, çocuklarının geçici olarak eğitimlerini sürdürdükleri 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasının fiziki koşullarının eğitim için yetersiz olduğunun, hazırlanan teknik uzmanlarının incelemeleri ile ortaya konulduğunu açıkladı.
EYBAL’ın, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle taşındığı 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasında, mevcut koşulların eğitim için risk oluşturduğunu savunan velilerin mücadelesi sürüyor. 1’inci Murat Anadolu Lisesi Müdürü Yakup Öz’ün da açıklamalarıyla dahil olduğu süreçte yeniden basın toplantısı düzenleyen veliler, binanın fiziki koşullarının eğitim için yetersiz olduğunun hazırlanan teknik raporla ortaya konulduğunu açıkladı.
‘CİDDİ EKSİKLİKLER VAR’
Kentte bir spor tesisinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan İnşaat Mühendisi Mümin Keskin, binada yapılan incelemeler sonucunda ciddi eksiklikler tespit ettiklerini söyledi.
Keskin, konuşmasında gördüğü eksiklikleri sıralarken 1. Murat Anadolu Lisesi’nde bodrum kattaki kemer kirişinin zedelenmesi aslında bir risk oluşturduğuna değindi.
Keskin açıklamasında özetle şunlara yer verdi:

Mevcut binanın eski yapı olmasından dolayı küpeştelerinde eksiklikler var. Mevcut standartlara uymamakta, merdiven kovasında açıklıklar var. Orada çocukların düşme riskleri yüksek, korkulukların aralıkları da biraz daha standartlara uymuyor. Pencere boyutları nedeniyle mekanlarda yeterli havalandırma maalesef sağlanamıyor. Pencere parapetlerinin alçak olması nedeniyle bir risk oluşturmakta çocuklarımız için. Kat yükseklikleri ile yetersiz. Mevcut kat yüksekliği 2.40 gibi gözüküyor ancak şimdi boydan boya kirişler de olduğu için görüş sahasını 2.10 gibi değerlendirebiliriz aslında. Bunun sebebi de dersliklerin genişlik anlamında yetersiz olması ve ince uzun şekilde tasarlanmış olması.

Öğrenci sayısına göre koridorlar ayrıca yetersizdir. Koridorlar için bunun hem yangın yönetmeliğinde bir değerlendirmesi var ve kullanıcı yüküne göre de bir hesabı var. Bu sebeple mevcut koridorun genişliği bu yükü karşılamayacağı apaçık gözüküyor zaten.
Aynı şekilde merdivenlerin genişliği de koridorlar gibi yine yetersiz. Mevcut merdivenin yetersizliği dışında ilave bir yangın merdivenine de ihtiyaç zorunluluğu vardır. Hali hazırda bir tahliye planı olmasına rağmen şimdi iki okulun birleşmesinden dolayı okul ikiye bölünmüş şekilde ve bu tarz bir yapısal olmasa da kapılarda kilitli olduğu için yeniden bir tahliye planı hazırlanması gerekiyor yönetmelikçe. Çünkü orada bir engel oluşturmuş oluyoruz. Yeni bir tahliye planı olmadığı konusunda da tabii yetkililere sorulması gerekiyor.
Burada en önemli konulardan biri aslında bodrum kattaki kirişler. Şimdi yapı yığma bina olduğu için, bodrum kattaki kirişler de yığma tuğlalardan, eski çingene tuğlası dediğimiz tuğlalardan üretiliyor. Oradaki kirişleri tuğla gibi değerlendirmemiz lazım, çünkü onlar bir taşıyıcıdır.
Günümüzdeki yapı örneğinden örnek verirsek, betonarma yapılardaki kirişin muadilidir aslında. Ve kemerli yapının tam kemerinin bağlandığı noktada asıl taşıyıcı ve kilitlenmeni yaptığı için alt kısmından da bunların zedelenmesi taşıyıcı olarak bir risk oluşturmaktadır. Biliyorsunuz yapısal olarak risk her zaman sıfır olmalıdır. Yani bu riskin oluşması herhangi bir depremde sonucun ne olacağı konusunda bir belirsizlik oluşturuyor. Bu da yapısal açıdan ve statik açıdan istemediğimiz bir konu şekline geliyor ve bu tölere edilecek bir durum değildir.
Burada katlardaki tuvaletlerin kız erkek öğrenci ve öğretmen sayısına göre yetersiz olması yine mimari tasarım açıdan yani amacına uygun şekilde bir yapı olmadığını o katlar için ve kullanıcı sayısına uygun olmadığını görmüş oluyoruz. Ayrıca ortak alan olarak kullanılan kantin ve kütüphanelerin ayrı ayrı iki okul için tasarlanmamasından dolayı tek bir kantinde iki okul öğrencilerin ya da kütüphanelerini kullanmak zorunda kalıyor ve bu tabii ki şimdi 158 kişilik bir grup için yeterli olabilir ancak çarpı iki şeklinde eklenen ilave öğrenciyle bunun gayet yetersiz olacağı açık olarak söyleyebiliriz.
Okul kapılarının ieçeri doğu açılması da yanlıştı. Yangın yönetmeliğine uygun olarak her zaman bu tarz kamusal binalarında açılış yönü dış tarafladır. Yani kaçış yönündedir. Çünkü herhangi bir panik anında içeri doğru açılamayacağı şekilde kabul edilir.
Ancak bu kullanıcı yükü sayısına göre yapısal olarak çok değişiklik yapılması gerekiyor. Ancak biliyorsunuz tarihi bir mekan burası. Bunların mimari olarak yeniden boyutlandırılması, tasarlanması ya da düzenlenmesi çok zor. Hatta tescilli olarak değerlendirildiğine imkansız bir şey. Bu mevcut okulu fiziki yapısı her iki okulu sağlıklı bir şekilde eğitimini karşılayacak, düzeyde olmadığını gördüğümüz bir tespitimiz var.
Bugüne kadar Edirne Yıldırım Beyazıd Anadolu Lisesi öğrenci üyelerinin itirazlarına tam olarak anlaşılmamış olduğunda veya yanlış yorumlanmış olduğunu görüyoruz. Ancak amacımız asla Birinci Murat Anadolu Lisesi ve binasını kötülemek değildir. Buradaki tek bizim arzumuz okulun kullanımının her iki okul için yetersiz olduğunu ifade etmektir.
İtirazlarımızın ana sebepleri bunlardır aslında. Bu iki binanın birlikte kullanılması kesinlikle uygun değildir. Dediğim gibi yapısal olarak olan kısmı bodrum kattaki kemer kirişinin zedelenmesi aslında bir risk oluşturuyor temel anlamda. Ve kamu yapılarında ve okullarda çocuklarımız için bu risk kesinlikle sıfır olmalıdır. Bunun bertaraf edilmesi lazım. Bir şekilde de çözülenmesi gerekiyor.
‘YANGIN MERDİVENİ YOK, İÇERİDE TEK MERDİVEN VAR’
Aynı zamanda makine mühendisi olan, öğrenci velisi Aziz Avukatoğlu da yapılan teknik incelemeler ve hazırlanan raporların, binanın iki okulun birlikte kullanımına uygun olmadığını, başta yangın, acil tahliye, sağlık ve yapı güvenliği olmak üzere çok sayıda hayati risk barındırdığını açıkça ortaya koyduğunu anlattı. Avukatoğlu, “Binada bulunan tüm kapılar kaçış yönüne ters şekilde içe açılmaktadır. Bu durum, yangın ve panik anlarında izdiham ve toplu can kaybı riskini ciddi biçimde artırmaktadır. Ayrıca, binada yangın merdiveni bulunmamaktadır. İki okulun toplam yaklaşık 500 öğrenci ve personeline rağmen yalnızca tek bir merdiven vardır. Merdiven genişliği 1.10 m olup, Yangın Yönetmeliği’ne göre olması gereken en az 3 metre genişlik sağlanamamaktadır. Merdiven korkulukları eski, aralıkları açık ve düşme riski oluşturacak durumdadır. Koridor ve merdiven kaçış mesafeleri mevzuatın çok üzerindedir; yangının orta bir noktada çıkması halinde öğrencilerin merdivene ulaşması dahi mümkün olmayacaktır” dedi.
‘YANGIN SÖNDÜRME SİSTEMİ YETERSİZ VE GÜVENSİZ’
Binadaki yangın söndürme sistemlerinin yetersiz ve güvensiz olduğunu dile getiren Avukatoğlu, “Binada etkin bir yangın söndürme altyapısı bulunmamaktadır. Sonradan kurulmaya çalışılan sistemler ise; yaklaşık 40 yıllık tesisata entegre edilmeye çalışılmaktadır. Yangın su deposu 20 ton kapasiteye sahip olup, yönetmeliğin gerektirdiği minimum kapasitenin çok altındadır. 13 yangın dolabının aynı anda kullanılması durumunda en az 37,5 ton suya ihtiyaç vardır. Bu haliyle sistemin yangın anında işlevsiz kalacağı açıktır” diye konuştu.

Edirne’de Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle taşındığı 1’inci Murat Anadolu Lisesi binasındaki mevcut koşulların risk oluşturduğunu savunan velilerin mücadelesi sürüyor…
İnşaat Mühendisi Mümin Keskin, 1. Murat Anadolu Lisesi binasında en önemli konulardan biri aslında bodrum kattaki kirişler olduğunu belirterek, bunların zedelenmesinin taşıyıcı olarak bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Keskin, yapılan teknik incelemeler ve hazırlanan raporların, binanın iki okulun birlikte kullanımına uygun olmadığını, başta yangın, acil tahliye, sağlık ve yapı güvenliği olmak üzere çok sayıda hayati risk barındırdığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi…
Sınıfların, havalandırma ve sağlık koşulları için uygun olmadığını da söyleyen Avukatoğlu, “Çatı katında bulunan dersliklerde, kat yükseklikleri normalin çok altındadır. Pencere alanları olması gerekenin yaklaşık %20’si kadardır. Doğal havalandırma sağlanamamaktadır. Sınıflar dar ve uzundur; arka sıralarda oturan öğrenciler tahtayı görememekte, öğretmeni duymakta zorlanmaktadır. Yoğun öğrenci sayısı nedeniyle cebri havalandırma gerekmekte, ancak binanın tarihi eser olması ve tavan yüksekliklerinin düşüklüğü nedeniyle kanallı sistem kurulması fiilen imkânsızdır. Olası bir yangında dumanın yükselerek sınıflara dolması, pencerelerin açılmasıyla yangının hızlanması ve öğrencilerin karbonmonoksit gibi zehirli gazlara maruz kalması kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.

‘ÖĞRENCİLER MEVZUATA AYKIRI ORTAMDA EĞİTİM GÖRMEYE ZORLANIYORLAR’
Binanın yalnızca eğitim yapısı olarak değil, herhangi bir yoğun kullanıma açık yapı olarak dahi güvenli olmadığını dile getiren Avukatoğlu, “Hazırlanan teknik raporlar açıkça göstermektedir ki; mevcut bina iki okulun birlikte kullanımına uygun değildir. Öğrenciler can güvenliği olmayan, mevzuata aykırı bir ortamda eğitim görmeye zorlanmaktadır. Bu durum, Anayasa’da güvence altına alınan yaşam hakkı ve güvenli eğitim hakkının açık ihlalidir. Yetkilileri, daha büyük bir facia yaşanmadan önce ivedilikle sorumluluk almaya, Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi ve 1. Murat Anadolu Lisesi öğrencileri için güvenli, sağlıklı ve mevzuata uygun eğitim ortamları sağlamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SAĞLIK AÇISINDAN DA CİDDİ RİSKLER VAR’
Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya da, binanın sağlık açısından da ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Yetersiz havalandırma, nem, rutubet ve karbon dioksit birikiminin öğrencilerin akademik başarısını ve sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Karlıkaya, “Mutsuz ve sağlıksız bir ortamda eğitim olmaz. Çocukların temiz havaya ihtiyacı yetişkinlerden daha fazladır” dedi.
‘YARGI YOLUNA BAŞVURULABİLİR’
Avukat Gökhan Ağırbaş da, velilerin okul tahsis işleminin reddine karşılık yargı yoluna başvurabileceklerinin altını çizerek, “İdari bir dava açmak için ortada bir işlem olması gerekiyor. Biz burada bir işlem tesis ettirmeye çalışabiliriz. Burada mühendisliği, hukuku, tıbbı ilgilendiren gerekçeler var. Çocukların şu anda eğitim şartlarının uygun olmadığı, devletin de yükümlükleriyle ilgili, buna uygun koşullarda eğitime uygun bir yer tahsis edilmesi konusunda dilekçemizi vereceğiz. Bu reddedilmesi durumunda okul tahsis işlemimizin reddine karşılık yargı yoluna başvurulabilir” dedi.