
Hüseyin ERKİN
DSİ em. Böl. Müd. Yrd.
Kırk yıl önce bir iki damarı hastalanmaya başlayan Ergene Nehri diğer damarlarının da giderek hastalanması sonrası ana damar ERGENE kolunun tıkanması sonucu kalp krizi geçirmeye devam ediyor. Bitkisel hayata giren Ergene Nehri yaşam mücadelesine devam ediyor. Sorumlu hekimler zaman zaman yaptıkları açıklamalarda oksijen oranında yükselme olduğu, iyileşme belirtileri görüldüğü açıklamaları yapılıyor. Dualarınızı ihmal etmeyin çağrısı yapılıyor. Hasta Ergene Nehri hayatını kaybetmeden radikal cerrahi tedavinin yapılmaya başlanması şarttır.
Geriye doğru baktığımızda 2003 yılında Edirne – Kırklareli – Tekirdağ milletvekilleri (AKP ve CHP) tamamı ve diğer milletvekillerinin imzaları ile ‘Ergene Kirliliği ve Çevreye Etkileri Meclis Araştırması Önergesi’ verilmişti. Zamanın Edirne Milletvekili Rasim Çakır ve 33 arkadaşı, Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ve 24 arkadaşı önerge sahipleri olarak konuyu canlı tutup meclis kürsüsünden detaylı dile getirmişlerdi. Meclis tutanaklarından konu üzerinde yapılan konuşmaları tekrar detaylı olarak okudum. Önergeler kabul görüp ‘Ergene Kirliliği ve Çevreye Etkileri Meclis Araştırma Komisyonu’ kuruldu. Komisyon bölgede detaylı çalışmalar yaptı. DSİ olarak bizde önerilerimizi ve çözüm projelerimizi komisyona ilettik. Güzel ve detaylı bir rapor hazırlandı. Bu rapor içinde benimde çok desteklediğim‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulması maddesi vardı. Lakin Meclis Araştırma Komisyon Raporu sonrasında bir gelişme olmadı. Yıl sonuna doğru Edirne Milletvekili Rasim Çakır, 24 Aralık 2003 tarihli yazılı soru önergesi ile Başbakana ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulması konusunu soruyor. Zamanın Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe bu soru önergesine verdiği cevapta ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü kurulması ile ilgili bakanlığımızda herhangi bir çalışma yoktur’ denmiştir.
Maalesef bu güzel araştırma raporu konusunda sonraki yıllar dahil ciddi bir çalışma yapılamamıştır. Başta Uzunköprü olmak üzere Ergene kirliliği ile ilgili birçok tepki eylemi ve mitingler yapıldı. Sonuç alınıp kimse bu konu ile ilgili bir meclis araştırma komisyonu raporunda yapılması gerekenler var zaten en azından bunları uygulayalım demedi. Ta ki 2011 yılında zamanın Çevre Bakanınca ‘Şafak Harekatı’ olarak bir eylem planı açıklanarak ‘Ergene de yüzülecek. Balık tutulacak’ dendi. Milyonlarca para harcandı. Çerkezköy-Çorlu hinterlandında gayri nizami sanayi düzenini yeni oluşturulacak 7 OSB ile arıtmalardan çıkan sular toplanıp ‘Marmara Denizi Derin Deşarj Projesi’ ile denize verilecekti. Deniz deşarj hattı yapıldı (hat üzerine bir de 2 MW HES) planlanmıştı. Maalesef denize deşarj sistemi tamamen işler hale henüz getirilemedi. Belediyelerin atıksuları yapılan arıtmalar ile arıtılarak Ergene’ye veriliyor. Lakin bunlarında bir kısmı istenilen standartlarda işletilemiyor. (2003 yılı meclis araştırma raporunda öngörülen belediye atıksu arıtma tesisleri 20011-2025 yılları arasında ancak tamamlanabildi)
Ergene gene aynı kirlilik parametrelerinde 4. – 5. sınıf su olarak akmaya devam ediyor. Hatta bir çok firma arıtma yapmadan proses sularını gece geç saatlerde Ergene’ye boşaltmaktadır. Gelişen arıtma teknolojisi ve imkanlar çok artmasına rağmen ‘Ergene Kabusu’ devam etmektedir. Trakya’da evsel ve sanayi arıtma tesisleri atık çamurları ve evsel katı atıklar da ayrı bir sorun olmuştur. ‘Trakya Su-Kanalizasyon ve Katı Atık İdaresi Genel Müdürlüğü’ kurulmasının ne kadar önemli olduğu günümüzde çok daha net görünmektedir.
Ergene kirliliği ve çevre etkileri zararları, telafisi mümkün olmayan boyutlara ulaşmıştır. Konunun acilen ‘Bölgenin Öncelikli Geleceği’ hem tarım hem de sağlık açısından ele alınması gerekir. Ergene Ovası yok edilmek üzere, Ergene Nehri Meriç Nehri’ne birleştiği için Saros Körfezi de risk altındadır. Ayrıca DSİ Sulama Projeleri Pompaj Depolamalı Barajlar ve Aşağı İpsala Ovası Meriç Nehri’nden sulanacak şekilde planlandığından kullanılan sulama suyunun da standartlara uygun olması gerektiği unutulmamalıdır.”