DOLAR 42,7031 0.23%
EURO 50,1678 0.06%
ALTIN 5.901,440,77
BIST 11.311,310,69%
BITCOIN 3848941-0,24%
Edirne

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

139 okunma

Edirne BarosU’ndan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü açıklaması

Edirne Barosu Aile Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle açıklama yaptı.

ABONE OL
25 Kasım 2025 14:05
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne Barosu Aile Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle açıklama yaptı.
Bugünün en temel insan hakkı olan yaşam hakkına yönelen sistematik ihlallere dikkat çekmek için belirlenmiş bir gün olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kadına yönelik şiddet; Anayasa’nın 17. maddesi ile güvence altına alınan “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” hakkının ağır biçimde ihlalidir. Bu ihlaller yalnızca bireysel bir suç değil, toplumun bütününe zarar veren yapısal bir sorundur” denildi.
Edirne Barosu Aile Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu açıklamasında şunlara yer verildi:
Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi, 90. madde uyarınca bağlayıcı olan uluslararası sözleşmeler, TCK’nın ilgili hükümleri ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile kadınları korumakla yükümlüdür. Bu kanun; koruma tedbirlerinden uzaklaştırma kararlarına, barınma, geçici maddi yardım ve kimlik değişikliği gibi hayati nitelikteki mekanizmalara kadar geniş bir koruma çerçevesi sunmaktadır. Bu düzenlemeler, kadınların yalnızca şiddetten korunmasını değil, hayatta kalmasını sağlayan araçlardır.
Ancak hukuki normların kâğıt üzerinde varlığı tek başına yeterli değildir. En büyük sorunlardan biri cezasızlık ve koruma kararlarının etkin uygulanmamasıdır. TCK kapsamında suç sayılan fiillerin soruşturulmasında gecikmeler, delil toplamadaki eksiklikler, mağdur beyanının değersizleştirilmesi ve idari makamların 6284 kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi; şiddetin devamlılığına zemin hazırlamaktadır. Oysa devletin yükümlülüğü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da belirtildiği üzere, “koruma yükümlülüğünü makul özenle yerine getirmektir.”
Kadına yönelik şiddet; fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet ve ısrarlı takip gibi geniş bir suç yelpazesini içermektedir. Bu fiiller Türk Ceza Kanunu’nda açıkça tanımlanmış olup, cezalandırılması zorunludur. Bu nedenle her kolluk birimi, savcılık ve mahkeme, mağdurun güvenliğini sağlamakla ve şiddet faili için etkin yaptırımlar uygulamakla görevlidir.
Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadan şiddetle mücadelede kalıcı başarı mümkün değildir. Eğitimden medyaya, kamu kurumlarından sivil topluma kadar herkesin sorumluluğu bulunmaktadır. Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, hafifleten veya görünmez kılan her söylem hukuken de toplumsal olarak da kabul edilemez.
Kadına yönelik şiddet bir kader değil, insan hakkı ihlalidir; izahı değil, yaptırımı olmalıdır. 6284 sayılı Kanun’ın etkin uygulanması, TCK’nın ilgili hükümlerinde caydırıcı cezaların kararlılıkla uygulanması ve cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi, kadınların yaşam hakkının korunması için zorunludur.
Her kadın, şiddetten uzak, güvenli, özgür ve eşit bir yaşam hakkına sahiptir. Biz hukukçular, kadınların haklarını savunmaya, şiddete maruz bırakılan her kadın için adalet aramaya ve hukukun tüm koruyucu mekanizmalarının işletilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. 25 Kasım, bir hatırlatma değil; hukuki ve toplumsal mücadeleyi büyütme günüdür.

    En az 10 karakter gerekli