DOLAR 33,0413 0.65%
EURO 36,0249 0.4%
ALTIN 2.559,200,41
BIST 11.064,850,37%
BITCOIN %
Edirne
36°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

106 okunma

‘Bu böyle gitmez!’

Eğitim-İş Edirne Şubesi 2023-2024 eğitim döneminde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak gösterilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e Saraçlar Caddesi'nde gerçekleştirdiği basın açıklamasında tasdikname verdi…

ABONE OL
14 Haziran 2024 18:45
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mehmet ŞELECİ
Eğitim-İş Edirne Şubesi 2023-2024 eğitim döneminde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak gösterilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e Tasdikname verdi.
Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması yaparak geride kalan eğitim-öğretim yılını değerlendiren Eğitim İş Edirne Şubesi Bakan Tekin için Tasdikname hazırladı. Tasdiknamede şu ifadeler yer aldı:
“Göreve geldiği günden beri, liyakatsız atama ve görevlendirmeleri, laik ve bilimsel eğitime aykırı uygulamaları, cemaat ve tarikatları eğitim sistemine dahil etmesi, eğitimde yarattığı eşitsizlik ortamı, içerisinde Cumhuriyetin, Atatürk’ün olmadığı bilimin yok sayıldığı çağdışı müfredat dayatması ve mesleği itibarsızlaştıran Öğretmenlik Meslek kanunu nedeniyle, bakanlık görevini yapmak için yetersiz olduğundan dolayı Yusuf Tekin’e bu tasdikname verilmiştir.
Eğitimi ve eğitimin bileşenlerinin daha da gerileten hamlelerin tarihe geçtiğini kaydeden Şube Başkanı Nedim Zobar, “Eğitim sistemimizi yıllardır sistematik olarak gerici, piyasacı, niteliksiz hale getirmiş iktidar, yakın zamanda “milli”sini yok ettiği milli eğitim sistemimizde bu kez “eğitimi” de parçalamaya başlamıştır” dedi.


Eğitim öğretim döneminde yaşanan gelişmeleri 3 ana başlıkta değerlendiren Başkan Zobar’ın okuduğu basın açıklamasında şunlara yer verildi:
EĞİTİMİN GERİCİ HALE GELMESİ

  • MEB’in dernek maskesi takmış tarikatlarla ve Diyanet ile imzaladığı protokoller, eğitimi daha da gerici hale getirirken çocuklarımızı daha da savunmasız bir duruma itmiştir. ÇEDES garabeti, bu dönemde en öne çıkan tehlike olmuştur.
    EĞİTİMİN NİTELİKSİZ HALE GELMESİ
  • Okul ve derslik sayısındaki açıklar bu dönemde de kapatılmamıştır. Büyükşehirler dahil birçok ilde çocuklar kalabalık sınıflarda ders yapmak zorunda kalmıştır. Taşımalı ve ikili eğitim garabetleri azalacağı yerde artmış, öğrenciler eğitim hakkına ulaşmak, eğitimciler de mesleklerini icra etmek için adeta çile çekmiştir.
    EĞİTİMİN PİYASACI HALE GELMESİ
  • Kamusal eğitimin bu eğitim döneminde daha da fazla geriletilmesi, eğitimin piyasalaşmasındaki ivmeyi artırmış, özel okul sayısında yükselişe neden olmuştur. Bütçesinin büyük bölümünü özel okul taksitlerine ayıran milyonlar, özel okulların orantısız ve MEB tarafından denetlenmeyen fahiş zamlarıyla sarsılmıştır.
    Eğitimde bunca sorun varken, eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışırken, okullar öğretmenler için güvenli bir yer olmaktan çıkmışken, okullara elini kolunu sallayarak girenler öğretmenlere saldırıda bulunurken; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yine eğitim çalışanlarını tedirgin eden düzenlemeler getirme gayretindedir.
    Bu yüzden;
    Öğretmenliği, diploması geçersiz tek meslek haline getirecek bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Üniversite eğitimini ve akademiyi yok sayan bu kanunu kabul etmiyoruz.
    AKP iktidarının kendi memurunu yaratma hayali olan bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Öğretmenleri ünvanlarla ayrıştırmaya, eğitim barışını bozmaya devam eden bu kanunu kabul etmiyoruz.
    İdareye disiplin hükümleri üzerinden keyfi yetkiler verecek olan bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Eğitimcilere yönelik şiddete karşı caydırıcı önlemler içermeyen bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Başöğretmen ünvanının tarihi ve manevi değerini yok sayan bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Öğretmenin adı olan, fikri yok sayılan bu kanunu kabul etmiyoruz.
    Sonuç olarak; Sendikamızın ayrıntılı raporunda rakamlarla da göreceğiniz üzere, 2023-2024 Eğitim-Öğretim Dönemi, eğitimin her anlamda geriletildiği, sosyal devletin elini eğitimden iyice çektiği, öğrencinin eğitim hakkının layıkıyla teslim edilmediği, eğitim emekçisinin koşullarının ve haklarının daha da kötüleştirildiği, tarikatların yüzünün daha da güldürüldüğü bir süreç olarak kayda geçmiştir.
    Eğitim-İş olarak vurguluyoruz ki, eğitimin geldiği bu hastalıklı halin tek reçetesi, Cumhuriyet’e yakışır şekilde laik, bilimsel, çağdaş, adil ve parasız eğitim sisteminin inşasıdır. Başöğretmenin eğitim neferleri, Eğitim-İşli eğitim emekçileri olarak bu alandaki mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyor,’Bu böyle gitmez’ diyoruz.”

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ